Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık savunmasında katılandan alacağı olduğunu aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu, suça konu parayı tahsil edemediği için çaldığını savunduğu, katılanın ise aralarında her hangi bir gönül ilişkisi bulunmadığını beyan ettiği, ancak dosya içerisindeki telefon inceleme tutanağında sanık ile katılan arasında yoğun ve de 1 saatten fazla süreyi içeren telefon görüşmelerinin tespit edilmesi ve katılanın beyanında olay günü 21:45'de evine gelen sanığın evde eksik ve tamiri yapılacak birşey olup olmadığını sorduğu, kendisinin de dolapların kulplarının arızalı olduğunu beyan ettiği dikkate alındığında akşam geç saatlerde yalnız yaşayan bir kadının bu şekilde gelen bir kişiyi kabul etmesinin ve de evinde tamir yaptırmasının mantıklı gözükmediği, dolayısıyla katılanın beyanının doğrulanmadığı gibi tanık ifadelerinde de sanığın alacağı olduğu yönündeki beyanlar karşısında sanığın üzerine atılı eylemin TCK 144/1-b.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun da CMK 253/1-a.maddesi gereğince uzlaştırma kapsamında sayılan suçlar arasında olduğu dikkate alındığında uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla CMK'nın 289/1-f.maddesi gereğince başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)