(5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmekle;
Vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-)Sanık hakkında yerel mahkemece yapılan yargılama sonrasında "Hakaret" suçundan verilen beraat kararında, usule ve esasa ilişkin hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde her hangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekillerinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla 5271 Sayılı CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-)Sanık hakkında yerel mahkemece "Mağdurun Bir Senedi Vermeğe Mecbur Edilmesi Suretiyle Yağma" suçundan yapmış olduğu yargılama sonrasında,
Sanık …….ın, aralarında şiddetli geçimsizlik bulunması nedeniyle, kendisinden boşanmak istediğini söyleyen olay tarihinde halen eşi olan katılan ....'ı 11/10/2016 tarihinde telefon ile arayarak işyerine çağırdığı, sanığın, çağrılması üzerine işyerine gelen katılana boş bir senet uzatarak zorla üzerine 30.000 TL ve borçlu kısmına katılanın ismini yazdırarak "eğer senedi imzalamazsan senin ananı avradını sinkaf ederim, öldürürüm, oğlunu elinden alırım, bir daha da göstermem, bu senedi s.. s.. imzalayacaksın, mahkeme bitene kadar oğlunu bana verdiğin zaman senedi sana veririm, eğer benim dediklerimi yapmazsan ve sözümden çıkarsan seni rezil etmek için elimden geleni yapar, seni de boşamam" şeklinde tehdit ve baskı içeren sözler ile, senedi zorla imzalattığı iddiasıyla sanığın üzerine atılı hakaret ve zorla senet imzalatmaya mecbur etmek suretiyle yağma suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde;
Aralarında şiddetli geçimsizlik bulunduğu iddiasıyla, boşanma davası açan sanık ile katılan arasında dosya kapsamında suça konu senede dayanak teşkil edecek şekilde, ortaklık sermayesi sanık tarafından verilen bir iş yeri ortaklığının katılanın ortak olduğunu gösterir somut bir delil bulunmadığı, ancak dosya içerisine getirtilen kayıtlara göre, katılanın …….'nin çalışanı olduğu, yine aralarında geçimsizlik bulunan ve boşanma aşamasına gelen sanık ve katılanın, boşanma sürecinde birbirlerinden geriye dönük olarak alacak ve verecek hesabı içerisine düşüp, karşılıklı taleplerinin olabileceği, boşanma sırasında boşanan eşlerin birbirlerine karşı bu yönde taleplerinin olmasının sıkça rastlanan durumlardan biri olduğu, hatta alacak ve vereceklerin mahsuplaşmasının boşanma şartı olarak ileri sürülmesinin de hayatın olağan akışına uygun gerçekler olduğu göz önüne alındığında; olay tarihinde işyerinde bulunan tanıkların sanık lehine beyanlarda bulunmuş olması, sanığın suça konu senedi kendiliğinden adli teşkilata teslim etmiş olması, katılanın, sanık ile görüştükten hemen sonra değil de kendi beyanına göre akşam evde babasıyla bu konuyu görüştükten sonra ailesinin telkini ile şikayetçi olduğu, her ne kadar katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında senedin alınması sırasında sanığın kendisine baskı yaptığını beyan etmiş ise de, beyanının tanık anlatımları ile desteklenmediğini gören katılanın mahkeme huzurunda alınan beyanında senedin imzalanması sırasında orada bulunan tanık ….. in de sanık ile birlikte kendisine baskı yaptığını söyleyerek senedin imzalanması sırasında üzerinde baskı olduğunu kuvvetlendirmek amacıyla yeni iddia ortaya koyarak çelişkili beyanda bulunduğu, katılanın senedi baskı ve zor altında imzaladığına dair kesin ve somut delil bulunmadığı, senedin katılan tarafından tanıklar huzurunda imzalanmadığı ve ayrıca tanıkların bulunduğu işyerinde katılanın, sanığın olası bir cebir ve tehdidi altında söz konusu senedi imzalaması ile senedin oluşturulması sırasında sanığın, katılana zarar vereceği hususlarının şüphede kaldığı anlaşılmakla; şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gereğince dosya kapsamında lehine bulunan şüpheden yararlandırılması zorunlu bulunan sanığın zorla senet aldığına dair kesin delil bulunmadığından üzerine atılı suçtan beraatine dair verilen kararda, usule ve esasa ilişkin hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde her hangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekillerinin ve Cumhuriyet Savcısının ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla 5271 Sayılı CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda “Hakaret” suçu yönüyle verilen hüküm yönünden 5271 sayılı CMK'nun 286/2.a madde ve fıkrası gereğince KESİN mahiyette olmak üzere" Mağdurun Bir Senedi Vermeğe Mecbur Edilmesi Suretiyle Yağma" suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı CMK'nun 286/1.a maddesi delaletiyle 291/1 maddesi gereğince kararın Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilleri ile Cumhuriyet Savcısının yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup, hakime onaylatma veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe verilmesi ya da ceza infaz kurumu idaresine müracaat ederek YARGITAY'DA TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, 08/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)