(2709 S. K. m. 38) (5271 S. K. m. 147, 170, 175, 176, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafilerinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) CMK 170/3-a. maddesinde "Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a-) Şüphelinin kimliği...gösterilir"
CMK 147/1-a.maddesinde " şüpheli veya sanığın kimliği saptanır, şüpheli veya sanık kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür."
CMK 230/1-b.maddesinde "...sanığın açık kimliği...yazılır" düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde, suç haberinin alınmasıyla başlayan Ceza Muhakemesinde, şüpheye neden olan kişi ile iddianame düzenlenen kişinin ve yargılama sonucunda mahkum olan ya da beraat eden kişinin kimlik bilgilerinin tereddütsüz olarak örtüşmesi gerektiği, bu bağlantının Ceza Muhakemesi ilkelerinin gerçekleşmesi için en önemli gerekliliklerden olduğu muhakkaktır. Kimlik bilgilerinin soruşturma sırasında doğru olarak tespit edilmemesi ve kovuşturma aşamasında da bu hususta özenli davranılmaması halinde Anayasa'nın 38/4, ve İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2.maddelerinde açıkça ifade edilen bir kimsenin suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar masum kabul edilmesine ilişkin masumluk karinesi ve de yine Anayasa'nın 38/6.maddesinde açıklanan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ihlal edilmesi söz konusu olacaktır. Hukuk devletinin en önemli amaçlarından birisi de suç oluşturan eylemlerin kimin tarafından yapıldığının tespiti ve buna ilişkin yasadaki yaptırımların doğru olarak uygulanması olduğu dikkate alındığında, suça ilişkin şüphenin başladığı anda şüpheli ile şahsın kimliğinin duraksamadan belirlenmesi ve doğru kişinin yargılanmasının gerektiği şüphesizdir.
Yerel mahkemece sanıkların kimlikleri tespit edilmeden savunmalarının alındığı tutukluluk incelemesi adı altında ilk celsenin yapıldığı, hiç bir duruşmada kimliklerinin tespitine dair bir tespit yapılmadığı dikkate alındığında yargılanan kişilerin iddianamede suç yüklenen kişiler olup olmadığı hususunda açık bir tereddüt oluştuğu gibi duruşmaya gelen kişilerin sanıklar olup olmadığının bilinemediği dikkate alındığında, sanıkların kimliklerinin alınmadan savunmalarının alınması ve yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
2-) CMK 175/2.maddesinde "Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır."
CMK 176/3.maddesinde " Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır. Sanıktan duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve bulunacaksa neden ibaret olduğunu bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla birlikte davet olunur. Bu işlem, tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumunda cezaevi kâtibi veya bu işle görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak tutulmak suretiyle yapılır."
CMK 176/4.maddesinde "Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir."
CMK 177/1.maddesinde "Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle bu husustaki dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir."
CMK 190/2.maddesinde "176 ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu sanığa hatırlatılır."
CMK 191.maddesinde "(1) Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.
(2) Tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar.
(3) Duruşmada, sırasıyla;
a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,
b) (Değişik: 24/11/2016-6763/29 md.) İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır,
c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,
d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır."
hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, tutuklu sanıklara CMK 176/3.maddesi gereğince iddianame ve duruşma günü tebliğ edilmeden ve 05/03/2018 tarihinde yapılan tensip ile ilk duruşma 21/03/2018 tarihine bırakıldığı halde 2 gün sonra re'sen duruşma açılmak suretiyle sanıkların CMK 191.maddesi gereğince usulüne uygun hakları hatırlatılmadan, savunma haklarının kısıtlanmak suretiyle sorgularının yapılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
1.fıkradaki hukuka aykırılık halinin CMK 289/1-e.maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık halleri arasında kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla CMK 280/1-d.maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 11/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)