(5271 S. K. m. 280) (5941 S. K. m. 1, 3, 5) (2004 S. K. m. 347) (6102 S. K. m. 790) (15. CD. 04.10.2011 T. 2011/2101 E. 2011/3173 K.) (14. CD. 11.02.2014 T.2013/9658 E. 2014/1495 K.)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı müşteki vekili tarafından yapılan istinaf başvurusuna üzerine, Dairemizin 04/10/2018 tarih ve 2018/1171 Esas sayılı, CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına dair kararı üzerine Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayet Dilekçesi: Müşteki vekili 15/08/2017 havale tarihli dilekçesi ile sanığın ..... Bankası Yeni Sanayi / Ankara şubesine ait, keşide tarihi 30/04/2017 olan, ..... çek nolu ve 25.000 TL meblağlı çeki keşide ettiğini, kanuni süre içerisinde söz konusu çek bedelinin tahsil amacıyla muhatap bankaya başvurulduğunda çekin karşılığının bulunmadığı anlaşılarak bu hususun bankada çekin arka yüzüne şerh edildiğini belirterek 5941 sayılı Çek Kanununu 5. maddesi uyarınca cezalandırılması talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesindeki Savunma ve Beyanlar:
Sanık ilk derece mahkemesinde yargılamaya katılmadığından savunması alınamamıştır.
Müşteki Vekili İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında; "Sanık cezalandırılsın." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Delilleri: Müşteki vekilinin şikayet dilekçesi, çek fotokopisi ile tüm dosya kapsamı.
İlk Derece Mahkemesi Hükmü: ''Çekin hamil tarafından 08/05/2017günü muhatap bankaya ibraz edilip çekin arkasına karşılığının bulunmadığının yazıldığı, kanuni süresi içinde düzeltme hakkının kullanıldığına dair dosya içinde bir bilginin olmadığı, yine dosya kapsamına göre şikayete konu çek ile ilgili mercide hata ile başka bir mercie (Cumhuriyet savcılığına) suçla ilgili yapılmış bir şikayetin bulunmadığı anlaşılmakla suçun işlendiği ibraz tarihi08/05/2017ile şikayet tarihi olan 15/08/2017arasında üç aylık sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığı'' gerekçesiyle şikayet hakkının düşürülmesine dair karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusunda Gösterilen Sebebler ve Davanın Yeniden Görülme Nedeni:
Müşteki vekili istinaf dilekçesinde; "Borçlu Şüpheli, borcuna karşılık olmak üzere; ..... Bankası A.Ş. Yeni Sanayi (Ankara) Şubesinin, ..... seri numaralı, 30/04/2017 keşide tarihli, Keşide yeri Ankara olan, 25.000 TL bedelli bir adet çek keşide edip müvekkil şirkete teslim etmiştir. Çek süresinde ilgili bankaya ibraz edilmiş ancak karşılığının olmaması sebebiyle banka ödemekle yükümlü olduğu tutar olarak 1.410 TL ödemede bulunmuştur. Çekin karşılıksız olup miktarın tamamının ödenmediği hususu işbu çekin arkasına şerh edilerek müvekkil tarafına verilmiştir. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinde; “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamaz " düzenlemesine yer verilmiştir. Kanunda belirtildiği üzere; bu hususta çek keşidecisi (hesap sahibi) .....'nın sorumluluğunun doğmuş olması nedeni ile tarafımızca Bursa 4. İcra Ceza Mahkemesinde Şüphelinin karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması talepli dava açılmıştır. Açılan davamızın duruşması görülmek üzere 18.01.2018 tarihinde ilk duruşması yapılarak, 2004 sayılı İİK. nın 347. Maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile Şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiştir. Ancak yerel mahkemece verilen hüküm kanuna ve usule aykırıdır: Bahse konu çekin arka yüzü incelendiğinde görüleceği üzere; suça konu edilen çek müvekkilden sonraki ciranta ve hamil olan ..... Dış Tic. Ve Teks. San. Ltd. Şti tarafından 08.05.2017 TAKASA sokulmuş ve ancak karşılığı olmadığından ilgili hamil cirantaya (3. Kişiye) iade edilmiştir. Tahsil cirosu ile takasa sunan 3. Kişi bu çeki kendi cirosunu iptal ederek önceki ciranta olan müvekkil ..... Eşarp Yurtiçi Pazarlama LTD.ŞTİ'ne 01.06.2018 tarihinde teslim etmiştir. Müvekkil şirket de bu çeki 01.06.2017 de ibraz etmiş olup; bu tarih yasal ibraz süresi ve çekin karşılıksız kaldığını öğrenme tarihidir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu hükmün aksine öğrenme tarihi 08.05.2017 değil; 01.06.2017 tarihidir. Yetkili ve görevli İcra Ceza Mahkemesine başvuru (şikayet-dava açılış) tarihi ise 15.08.2017 olup ÜÇ AYLIK hak düşürücü süre dolmadan yasal hak tarafımızca kullanılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere; 2004 sayılı İcra Iflas Kanununun 5358 sayılı Kanunla değişik 347. Maddesinde şikayet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü süre olup, İcra hakimi tarafından re'sen dikkate alınır. Kuralı tarafımızca ihlal edilmemiş, şikayeti bildirir davamız usulüne ve süresine uygun olarak açılmıştır. Bu nedenle yerel mahkemece verilen şikayet hakkının düşürülmesi kararı yasaya ve usule aykırı olup bozulmasına karar verilmesi için istinaf yoluna gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. İlgili kanun maddeleri her türlü delil ve ilgili mevzuat. Yukarıda açıklanan nedenler ve resen gözetilecek nedenlerle, Bursa 4. İcra Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarih 2017/1272 E., 2018/43 K. sayılı ilamının kaldırılarak; yeniden yargılama gerekliliği olmadığına ve atılı suçu sabit olan borçlunun 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten saygı ile arz ve talep ederim.'' şeklinde talepte bulunmuştur.
Müşteki vekilinin istinaf dilekçesi ve dosya kapsamı gözetilerek yapılan incelemede, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca Dairemizce davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
İstinaf Aşamasındaki Deliller ve Kovuşturma İşlemleri:
Sanık İstinaf Aşamasında Alınan Savunmasında;''..... Eşarp Yurtiçi Pazarlama Ltd. Şti. ile ticari ilişki kapsamında bu çeki yazdım bu firma ile devamlı çalışıyoruz diğer çekler şimdiye kadar ödendi bu çeki de ödeyeceğim ancak bana gelen mahkeme kararında denildiği gibi şikayet süresinde değildir bana gelen bu kararın düşürülmesini talep ediyorum.'' şeklinde savunma yapmıştır.
Müşteki Vekili İstinaf Aşamasında Alınan Beyanında; ''İstinaf dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz, sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında; ''Bursa 4 ncü İcra Mahkemesinin çekte 3 aylık şikayet hakkının geçmesi nedeniyle verilen 18.01.2018 tarihli 2017/1272 esas sayılı dosyada şikayet hakkının düşmesine dair kararın CMK 280/2 nci maddesi uyarınca kaldırılarak; Sanık ..... nın ..... Bankası Ankara yeni sanayi şubesine ait 30.04.2017 keşide tarihli 25.000.-TL lık bedelli çeki haklı hamil bankaya takasa verdiği takasda karşılığı çıkmadığından ciro silsilesinde olan müşteki çeki 1.6.2017 tarihinde çek geri döndüğünde karşılıksız çıktığını anladığı ve üç aylık yasal süre bitimi 1.9.2017 tarihinden önce usulüne uygun şikayette bulunduğu, kanuna göre öğrendiği tarihten üç ay içerisinde herhalde 1 yıllık şikayet süresi olduğu dolayısı ile şikayetin süresinde 15.08.2017 tarihinde yapılmış olması nedeniyle; çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren sınak ..... nın 5941 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı yasa ve madde uyarınca çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur.'' demiştir.
Dairemizce Yapılan Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, İİK'nın 347 maddesi gereğince müşteki tarafça şikayetin 3 aylık süre geçtikten sonra yapıldığından bahisle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş ise de;
09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanunla değişik 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesinde "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur." hükmünü içermektedir.
5941 sayılı Kanunda hamil kavramının tanımı yapılmadığından, 5941 sayılı Kanunun 1/2. maddesinde bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağı belirtildiğinden, hamil tanımını düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 790. maddesi doğrultusunda değerlendirme yapılması zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 790. maddesi uyarınca "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil" sayılacaktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de 06/04/2016 tarih, 2015/33781 Esas ve 2015/10289 Karar sayılı kararında; takip yapan kişi ibrazdan önceki ciro silsilesi içinde yer alıyorsa ''Yetkili hamil'' konumunda olduğundan takip konusu çekin bankaya kimin tarafından ibraz edildiğinin öneminin bulunmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04/10/2011 tarih, 2011/2101 Esas ve 2011/3173 Karar sayılı kararında; karşılıksız işlemine tabi tutulan çekte, şikayet hakkının; çeki elinde bulunduran ve bankaya ibraz eden yetkili hamil ile bu kişinin rücu hakkına dayalı olarak çeki ciro yoluyla devir ve teslim ettiği, çeki elinde bulunduran ve bankaya ibraz eden kişiye ait olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 11/02/2014 tarih, 2013/9658 Esas ve 2014/1495 Karar sayılı kararında; çekte ciranta olarak cirosu bulunan kişinin yetkili hamil sıfatıyla şikayet hakkının bulunduğu, takip ve şikayet hakkının kullanılması için ayrıca dönüş cirosunun varlığına gerek bulunmadığı ve ayrıca aynı kararda çekte ciranta olarak cirosu bulunan kişinin hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sıfatıyla şikayet hakkının bulunduğuna hükmetmiştir.
Son olarak, Gaziantep B.A.M. 11. Ceza Dairesi ile Gaziantep B.A.M. 12. Ceza Dairesi arasındaki karar uyuşmazlığını inceleyen Yargıtay 19.Ceza Dairesi 10/05/2018 tarih, 2018/3072 Esas ve 2018/5874 Karar sayılı kararında " ...Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile, "karşılıksızdır" işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda "karşılıksızdır" işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olacağı..." şeklinde uyuşmazlığı gidererek, cirantanın da çeki elinde bulundurması ve karşılıksızdır işleminden önce geçerli ve meşru cirosunun varlığı halinde şikayet hakkının bulunduğunu belirlemiştir.
Yargıtay kararlarından anlaşılacağı üzere, hamil kavramının yorumu ve içeriği çekin ticari ve bireysel amaçlı kullanımı ile de uygundur. Nitekim ticaret hayatında da; usulüne uygun olarak ciranta silsilesi içerisinde yer alan son hamilin, çeki bankaya ibrazında karşılıksız çıkması üzerine, ilgili banka tarafından çekin kanuni zorunlu karşılık bedeli ödendikten sonra, tekrar isim ve unvan bilgileri yazılmak suretiyle müştekiye çek iade edilmektedir. Hesapta yeterli karşılığın olmaması halinde takipte bulunarak çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yaptıran son hamil de, çeki kendisinden önce gelen cirantaya iade edebilmekte, bu durumda 5941 sayılı Çek Kanunun 5. maddesinde tanımlanan suç bakımından şikayet hakkı, çeki elinde bulunduran cirantaya geçmektedir. 5941 sayılı Çek Kanunun 3/5. maddesi kapsamında kalan bu işlem, çekin karşılıksız çıkmasının yasal sonucudur. Türk Ticaret Kanununa göre, ciranta olmayan 3. bir şahsa devredilmedikçe, söz konusu devir işleminin alacağın temliki sayılması olanaklı değildir.
Bu açıklamalar ışığında, inceleme konusu olayda, sanık .....'nın ..... Bankası Yeni Sanayi / Ankara Şubesine ait, 30/04/2017 keşide tarihli, ..... nolu ve 25.000 TL bedelli çekin hesap sahibi olduğu, müştekinin suça konu çekte ciro silsilesi içerisinde yer aldığı ve çeki elinde bulunduran sıfatıyla yetkili hamil olduğu, çekin ibraz süresi içinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı, müştekinin çeki ciro eden ciranta durumunda olması nedeniyle şikayet süresinin öğrenmeden itibaren 3 ay ve suçun işlenmesinden itibaren 1 yıl olduğu, ciro silsilesinde yer alan müştekinin çekin karşılıksız çıktığını 01/06/2017 tarihinde öğrendiğinin kabulünün zorunlu olduğu, 15/08/2017 tarihi itibarıyla da icra ceza mahkemesine başvurduğu anlaşıldığından, sanığın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında, hesap sahibinin çekin karşılığını bankada bulundurmayıp, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vererek, üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, hukuka aykırı olduğu anlaşılan ilk derece mahkemesinin hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılarak, sanığın üzerine atılı çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri ile fiilin özellikleri dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanık hakkında ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde istinaf hükmü verilmiştir.
İSTİNAF HÜKMÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık..... hakkında İlk Derece Mahkemesi Bursa 4. İcra Ceza Mahkemesince 18/01/2018 tarih, 2017/1272 Esas ve 2018/43 Karar sayılı kararı ile 5941 sayılı Çek Kanuna Muhalefet suçundan verilen şikayet hakkının düşürülmesi hükmüne yönelik CMK'nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmesi ve Dairemizce davanın yeniden görülmesi kararı üzerine yapılan duruşma ve yargılaması sonucunda hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmü KALDIRILARAK;
1-Sanık .....'nın 30/04/2017 keşide tarihli,..... nolu ve25.000 TLbedelli çek yönünden üzerine atılı çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri ile fiilin özellikleri dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Oluşa ve takdire göre sanığa verilen cezada yasal şartları oluşmadığından ve bulunmadığından başkaca kanunen ve takdiren indirim ve artırım sebebinin uygulanmasına yer olmadığına,
3-Sanığa verilen gün adli para cezasının, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak TCK.nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 100 TL den adli para cezasına çevrilerek sanığın 25.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen adli para cezasının, miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak TCK'nın 52/4 maddesi gereğince hükmün kesinleşme tarihinden itibaren takdiren 1'er ay aralıklarla 12eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının sanıktan tahsil edileceğinin ve5941 sayılı Çek Kanunu 5/11 maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanunun 106/3 maddesinde yer olan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına,
5-Çek hesabı sahibi sanığın düzenlediği çekin karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmaması nedeniyle ayrıca 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 maddesi gereğince ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMAKTAN YASAKLANMASINA,
6-Sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanması kararına ilişkin bilgilerin 5941 sayılı Çek Kanunu 5/8 maddesi gereğince UYAP aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilmesine,
7-Sanık hakkında 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 maddesi delaletiyle 2004 sayılı İİK.nın 352/2 ve 354/1 maddeleri ile 5941 sayılı Çek Kanunu 6/1-2 maddesi gereğince şikayetten vazgeçme ve karşılıksız kalan çek bedelinin yasal faizi ile birlikte tamamen ödenmesi hallerinde dava ile cezanın düşmesine karar verileceğinin ve mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra hükmün bütün sonuçları ile ortadan kaldırılacağının sanığa ihtarına,
8-Sanık hakkında 5941 sayılı Çek Kanunu 5/10 maddesi gereğince ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin kanunen ayrı ayrı uygulanmasına yer olmadığına,
9-Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilen sanığa 5941 sayılı Çek Kanunu 5/6-7 maddesi gereğince elinde bulunan bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle ve kararın kendisine tebliğinden itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri ,düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste halinde vermekle yükümlü olduğunun ayrı ayrı ihtarına,
10-Müştekidavada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi için geçerli hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T si 14.maddesi gereğince lehine 660 TL maktu avukatlık ücreti takdiri ile bu ücretin sanıktan tahsili ile müştekiye verilmesine,
11-Müştekiistinaf yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz için geçerli ve birden fazla duruşma yapılması nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T si 14.maddesi gereğince lehine 2.725 TL maktu avukatlık ücreti takdiri ile bu ücretin sanıktan tahsili ile müştekiye verilmesine,
12-Bu yargılama nedeni ile müşteki tarafından karşılanan ve dosyanın istinafa gelme aşaması dahil sanığın ilk derece mahkemesinde sarfına neden olduğu 1 adet ..... gideri 27 TL, 2 adet tebligat gideri 26,50 TL olmak üzere toplam 53,50 TL yargılama giderinin CMK'nın 324 ve 325 maddeleri gereğince sanıktan tahsili ile müştekiye verilmesine,
13-İstinaf kanun yoluna başvuru nedeni ile CMK'nın 330 maddesi kapsamında Devlet Hazinesi üzerinden karşılanan ve sanığın istinaf yargılamasında sarfına neden olduğu 1 adet ..... gideri 9,50 TL, 1 adet tebligat gideri 14 TL olmak üzere toplam 23,50 TL yargılama giderinin CMK'nın 324, 325 ve 330 maddeleri gereğince sanıktan tahsili ile Devlet Hazinesine irat kaydına, bu husus da ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
Dair; sanığın ve müşteki vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet savcısı ..... (.....)'nın huzurunda ve mütalaaya uygun olarak CMK.nın 286. maddesi gereğince kesin olmak üzere,21/01/2019 tarihinde oybirliğiyle açık yargılama sonucunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)