(4721 S. K. m. 397, 403, 426, 427, 431) (6100 S. K. m. 1, 114, 353, 355, 450) (1163 S. K. m. 98, 99) (6102 S. K. m. 530) (5996 S. K. m. 10) (Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik m. 91, 92)
.... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/04/2021 tarih, 2020/272 esas, 2021/70 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; .... İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği hakkında; .... Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2020 tarih ve 2019/12522 sayılı yazısı, .... .... Müdürlüğünün 22/01/2020 tarih ve …. sayılı yazısı ve ekindeki 08/01/2020 tarihli Araştırma Raporu ve eklerinin yanı sıra 27/02/2020 tarih ve E.661374 sayılı yazısı ve eklerinde yer alan iddia konularının ve yine Bakanlığa Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden ulaşan 14/07/2020 tarih ve ….. sayılı şikayet başvurusunda yer alan iddia konularının tetkik ve tahkiki için, Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından görevlendirilen heyet tarafından mahallen yapılan denetim sonucu düzenlenen 28/08/2020 tarih ve …. sayılı Soruşturma Raporu ve bu Raporun uygulanmasına yönelik alınan 22/09/2020 tarih ve 2645884 sayılı Makam Olur'unda belirtildiği üzere; .... Cumhuriyet Başsavcılığınca Birlik Yönetim Kurulu ve yöneticileri hakkında soruşturma yürütüldüğü, bahsedilen eylem, iş ve işlemler bakımından Birlik Yönetim Kurulu Üyeleri, yöneticileri, çalışanları ve ilgili diğer kişiler hakkında .... Cumhuriyet Başsavcılığına 3. kişilerce de suç duyurularında bulunulduğu, Birlik araçlarında, demirbaşlarında yaşanmakta olan çalınma ve kaybolmalar sebebiyle kamu ve Birlik üyelerinin yararı ve Birlik hizmetlerinin gereği dikkate alındığında; gecikmesinde sakınca görülen ve yine Birliğin 23/04/2019 tarihli genel kurulunda blok liste ile seçimlere katılan ve yedek üyelerinde yönetim kuruluna çağrıldıklarında; Birlik yönetiminde yaşanan kontrol eksikliği, faaliyetlerdeki ihmal ve kusurların devam edebileceği, idari tedbirin gereği gibi uygulanmasına ve tesis edilen işlemden umulan faydanın gerçekleşmesine engel teşkil edebileceği yönünde oluşan kuvvetli kanaat dolayısıyla, mevcut durumda Birlik adına ileride telafisi güç veya imkansız zararlara yol açabilecek eylem ve işlemlerin engellenmesi için .... İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Başkan ...., Başkan Yardımcısı ...., ...., Üyeler ...., ...., ...., .... ve yönetim kurulu yedek üyeleri ...., ...., ...., ...., ...., .... ve ....'ın 5996 Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 10-E-3 maddesi hükmü uyarınca görevlerine tedbiren son verilmesine karar verildiğini, tedbirlerin alınabilmesi ve oluşan organ boşluğunun engellenmesi amacıyla; yönetim kurulu görevden alınan birliğe 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 427. ve müteakip maddeleri uyarınca .... İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil birliğin tedbiren görevlerine son verilen yönetim kurulu üyeleri tarafından göreve son verme işleminin iptali için Ankara İdare Mahkemelerinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açıldığını, işbu iptal davasında göreve son verme işleminin hukuka aykırılığı ileri sürülmekle, davacı bakanlığın yapmış olduğu denetimlerde eksik bilgi ve belgelere göre karar verildiği belirtilmiş olup, işbu açılan iptal davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, birliğin yönetim kurulu üyelerinin görevlerine tedbiren son verme kararı hukuka aykırı olduğunu, davacı Bakanlığın ilgili kararının Birliği tamamen yönetilemez, boşlukta bir kurum haline bıraktığını, iddia edilen hususların ve Birlik yöneticilerin kasıtlı olarak birliği zarara uğratma durumlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesinde; vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi; denetim makamının ise asliye hukuk mahkemesi olduğu, 419. maddesinde; vesayet makamının, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlü olduğu, 403. maddesinde; kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, Medeni Kanunun vasi hakkındaki hükümlerinin, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanacağı, 426. maddesinde; vesayet makamının, kanunda gösterilen hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, 427. maddesinde; vesayet makamının, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde bir yönetim kayyımı atayacağı, 431. maddesinde ise; vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanacağı hükme bağlandığı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesinde; Sulh Hukuk Mahkemelerinin, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilen görevleri yerine getireceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 450. maddesinde; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, 447. maddesinde ise; mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, aynı Kanun'un "görevin belirlenmesi ve niteliği" başlıklı 1. maddesinde; mahkemelerin görevinin, ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu, 114/1-c maddesinde; mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğu, davanın, .... İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği yöneticileri hakkında başlatılan soruşturma dosyası kapsamında yöneticilerin görevlerine tedbiren son verilmesi nedeniyle Birliğe kayyum tayini isteğine ilişkin olduğu, TMK'nun ilgili maddeleri uyarınca davanın vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemenin verdiği görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 10/E maddesinin (3). fıkrasında "Yapılan denetimler sonucunda, merkez birliklerinin, birliklerin ve bunların iştiraklerinin yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerinin, Bakanlıkça verilen talimatlar ile hukuka açıkça aykırı eylem ve işlemlerinin tespit edilmesi durumunda, Bakanlık, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak gecikmesinde sakınca görülen hâllerde ileride telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açılmasının engellenmesi amacıyla bu kişileri belirli bir süre ile görevden uzaklaştırabilir veya görevlerine tedbiren son verebilir. Bu durumda Bakanlık, bir yıl içinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli tedbirleri alır." hükmünün, Aynı kanun maddesinin (7). Fıkrasında ise " Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmünün düzenlendiği, Kanunun 10/F maddesinin 3. fıkrasına göre ise; ıslah amaçlı yetiştirici birliklerinin kuruluşu, organları, çalışma usul ve esasları ile dağılma ve tasfiyesine ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır düzenlemesinin bulunduğu, Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte "Madde 91 (1) Birlik, 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatiflere sağlanan her türlü vergi ve harç muafiyetinden aynı koşullarla yararlanır.(2) Birliklerin kuruluşu, organları, çalışma usul ve esasları ile dağılma ve tasfiyesine ilişkin olarak Kanun, bu Yönetmelik ve bu Yönetmeliğe istinaden hazırlanan Ana Sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır." hükümleri ile "Madde 92 ... (2) Yapılan denetimler sonucunda, merkez birliklerinin, birliklerin ve bunların iştiraklerinin yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerinin, Bakanlıkça verilen talimatlar ile hukuka açıkça aykırı eylem ve işlemlerinin tespit edilmesi durumunda, Bakanlık, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak gecikmesinde sakınca görülen hâllerde ileride telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açılmasının engellenmesi amacıyla bu kişileri belirli bir süre ile görevden uzaklaştırabilir veya görevlerine tedbiren son verebilir. Bu durumda Bakanlık, bir yıl içinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli tedbirleri alır." hükmü ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda "Madde 98 – Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmü nazara alındığında, Bakanlık tarafından davalı Birlik adına ileride telafisi güç veya imkansız zararlara yol açabilecek eylem ve işlemlerin engellenmesi için yönetim kurulu üyelerinin görevlerine tedbiren son verildiğinden, gerekli tedbirlerin alınması ve organ boşluğunun engellenmesi amacıyla kayyım atanmasına karar verilmesi talep edildiğinden, açıklanan mevzuat hükümleri gereğince ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesinin yollamasıyla dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 530/1-2 maddesinin uygulanması gerektiği, anılan hükmün başlığının "Organların Eksikliği" olup, kanunen gerekli olan organlardan biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa gerekli önlemleri alma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, birliğe kayyım tayini ile ilgili uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesince değil, Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesi uyarınca müstakil Ticaret Mahkemesi olan yerlerde bu mahkemelerce, olmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği bu nedenle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, davalı Birliğe kayyım atanması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davalı Birliğe kayyım atanması hususunda mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu'na 28/01/2015 tarihli ve 6589 sayılı Kanun'a eklenen 10/A ve devamı maddeleri ile hayvan gen kaynaklarının korunması, araştırılması, tespiti, ıslahı, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve pazarlanması konularında faaliyet göstermek amacıyla gerçek veya tüzel kişi yetiştiriciler tarafından, tüzel kişiliği haiz ve özel hukuk hükümlerine tabi ''ıslah amaçlı yetiştirici birlikleri'' kurulması öngörülmüş olup davalı Birliğin de anılan hükümler uyarınca 2017 yılında kurulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, birlik hakkında davacı Bakanlığın Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından görevlendirilen heyet tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 28/08/2020 tarih, ve KONT 36-28/18-663-07-21 sayılı soruşturma raporu ve bu raporun uygulanmasına yönelik alınan 22/09/2020 tarih ve 2645884 sayılı makam oluru ile Birliğin zarara uğratıldığı, Birlik yönetiminde yaşanılan kontrol eksikliği, faaliyetlerdeki ihmal ve kusurların devam edebileceği vs. Sebeplerle Birlik yönetim kurulu üyeleri, Başkan ve Başkan yardımcısı ve yönetim kurulu yedek üyelerini 5996 Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu 10-E-3 maddesi gereğince tedbiren görevlerine son verildiği, organ boşluğunun engellenmesi amacıyla yönetim kurulu görevden alınan Birliğe kayyum atanması talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, kararın kesinleşmesi ve başvuru halinde dosyanın .... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu'na 28/01/2015 tarihli ve 6589 sayılı Kanun ile eklenen 10/A maddesinin ikinci fıkrasına göre ıslah amaçlı yetiştirici birliği, koyun ve keçi türlerinde müştereken, diğer hayvan cinslerinde ise aynı türden hayvana veya arılı kovana sahip en az yedi yetiştiricinin bir araya gelmesiyle kurulur. Kurucu üyelerce hazırlanıp imzalanan ve Bakanlık tarafından yayımlanan tip ana sözleşmeye aykırı hükümler içermeyen ana sözleşme Bakanlık il müdürlüğüne verilir. Birliğin kuruluşuna izin verilmesi hâlinde ana sözleşme, kurucu üyelerin başvurusu üzerine birliğin bulunduğu yer ticaret sicilinde tescil ve ilan olunur. Birlik, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. 10/F maddesinin üçüncü fıkrası ile de ıslah amaçlı yetiştirici birliklerinin kuruluşu, organları, çalışma usul ve esasları ile dağılma ve tasfiyesine ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Benzer bir düzenlemede davalı .... İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği'nin ana sözleşmesinin 68. maddesinde yer almakta olup buna göre, Birliklerin kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve esasları ile tasfiyesine ilişkin olarak 5996 sayılı Kanunda ve Islah Amaçlı Birliklerin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde Kooperatifler Kanununun uygulanacağı belirtilmiştir.
Buna göre somut olayda, talebin, 5996 sayılı Kanun uyarınca kurulan davalı Birliğe kayım atanması istemine ilişkin olduğu ve uyuşmazlığın, 5996 sayılı Kanun'un anılan hükümleri, 5996 sayılı Kanunda ve Islah Amaçlı Birliklerin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri, Birlik ana sözleşmesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında çözümlenmesi gerekmektedir. Gerek 5996 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri gerekse de davalı Birliğin ana sözleşmesi uyarınca uygulanması gereken 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ''Davaların Niteliği ve Muhakeme Usulü'' başlıklı 99. maddesine göre ise bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır ve basit muhakeme usulü uygulanır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca somut olayda, davalı Birliğe kayyım atanması talepli açılan iş bu dava bir ticari dava olup davaya bakma hususunda asliye ticaret mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlidir. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu ise kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese de davanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınır.
Bu nedenle, mahkemenin (ticaret mahkemesi sıfatıyla) eldeki uyuşmazlığa bakma hususunda görevli olduğu anlaşılmış olup mahkemece, işin esasına girilerek yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve ana sözleşme uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmayan Türk Medeni Kanunu'nun kayyım atanmasına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde, davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve işin esasına girilerek, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
.... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/04/2021 tarih, 2020/272 esas, 2021/70 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine İADESİNE,
Davacı taraf harçtan muaf olduğu anlaşıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek esas kararda dikkate alınmasına,
Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oybirliği ile kesin olarak karar verildi. 26/11/2021 (¤¤)