T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:
TARİHİ:
NUMARASI:
DAVACI:
DAVALILAR:
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 03/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/06/2024
Bursa ... .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2024 (Ara Karar) tarih, ........Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı .........geri kazanım şirketi ile davalı ........ Şirketi arasında " Biyokütle Yakıt Tedarik Sözleşmesi" ve bu sözleşmeye istinaden akdedilen Tahsis Hakları Devir sözleşmesi, Açık Depo Çatısız Kira Sözleşmesi gibi alt sözleşmelerin ve sözleşmelerin parçası olan protokollerin tanzim edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının ....... İlçesinde bulunan doğalgaz kombine Çevrim Santralini biyokütle Enerji Santraline dönüştürme projesi kapsamında atıklardan enerji elde etme ve atıkların sair amaçlarla kullanılması için davacı taraından uygun atıkların tedarik edilmesi ve davalının kendi tesisinde kullanmak suretiyle atıkları yakarak bertaraf etmesi sonucunda üreteceği elektrik enerjisi hususlarında tarafların hak ve yükümlülüklerin belirlendiğini, sözleşme gereği davacı şirketin; atık üreticisi satıcısı, davalı şirketin ise biyokütle atığını yakıt olarak kullanıp elektrik üretecek tesis sahibi alıcı sıfatına haiz olduğunu, mal mukabili hatır ödemesinin teminatı olarak davacı şirket tarafından Garanti Bankası .... Şubesi 31/12/2023 vade tarihli, ... seri numaralı 400.000,00USD bedelli çekin keşide edilerek davalıya teslim edildiğini ancak davalı şirketin fire ölçümleri sonucu davacı şirketi 1.550.502,13USD fire bedellerinden dolayı borçlu olduğunu iddia ettiğini, vefire ölçümleri sonucu davacı şirketi 1.550.502,13USD fire bedellerinden dolayı borçlu olduğunu iddia ettiğini ve Davalının sözleşmeyi ileriye yönelik feshettiğini, davacı şirketten mal almadığını ve aldığı çeki de iade etmediğini ayrıca fire bedelleri adı altında 490.766,63 USD+KDV olacak şekilde faturalar düzenlediğini, davalının haksız fire bedeli talepli alacağının tahsili için hem davacının vermiş olduğu çeki hem de faturaları davacıya karşı kullandığını, çekin muvazaalı olarak ... isimli davalı ....... nin yönetim kurulu Başkan Yardımcısı ... A.Ş. Nin de yetkilisi ne ciro edildiğini, ... in çekin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu belirterek , davacı şirketin 400.000,00 USD bedeli (hatır) teminat çeki ile 90.766,63USD cari alacağı olmak üzere toplamda 490.766,63 USD+KDV borcunun bulunmadığının tespiti ile çekin iptali ve davacıya iadesini, ayrıca davacıya karşı icra takibe girişilmesini engellemek amacıyla İİK m. 72/2 uyarınca takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının verilmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece 27/12/2023 tarihli ara karar ile ;
Dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı ve davalı ... Firması arasında biyokütle yakıt tedarik sözleşmesinin olduğu, tarafların karşılıklı birbirlerine ihtarnameler gönderdikleri, davalı ... firmasının Karşıyaka ....Noterliğinin...yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde; dava konusu çekin ve daha önce firmalarına iadesi gerçekleştirilen diğer çeklerin sözleşmeye istinaden yapılan yazışmalarla teyitleşilen davacı tarafın borcu olan ve ödenmesi gereken fire bedellerinin bir kısmına karşılık ödeme niyetiyle verildiğinin, fire bedelleri nedeniyle davacının 1.550.502,13 USD tutarında borcu bulunduğunun, bu borca karşılık davacı tarafın ödeme amacıyla çekler verdiğini, taraflar arasındaki ticaretin devam ederek ödeme yapıldıkça ödeme karşılığı kadar olan çeklerin davacı tarafa peyder pey iade edildiğini iddia ettiği, mail yazışmalarının olduğu, bu yazışmaların içeriğinden ........ Bankasına ait dava konusu olmayan 2 adet çekin iptal edilerek banka şubesine teslim edildiğinin anlaşıldığı, tüm bu bilgi ve belgelerden, davacı tarafın dava konusu çekin teminat olarak verildiği yönündeki iddialarına ilişkin yaklaşık ispatın gerçekleştiği kanaatine varıldığı, çek dışındaki tutarın ise cari alacağa dayandığı, yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek
1-Davacı vekilinin İİK'nun 72/2. Maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; 400.000USD üzerinden %15 Teminatın karşılığı (1.753.800,00TL) 'nın nakit ya da banka teminat mektubunun mahkememiz veznesine yatırılması halinde, ...Bankası A.Ş Mavişehir Şubesine ait 31/12/2023 vade tarihli, 8500185 seri numaralı 400.000USD bedelli çek bakımından uygulanmak ve 3. kişilere etki etmemek üzere davalılarca icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına,
Fazlaya dair istemin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır,
Davacı vekilinin sunduğu ek dilekçe ile (29/12/2023 tarihli) ile çekin ibrazı halinde ödenmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesini de talep ettiği, mahkemece 27/12/2013 tarihli ara karar ile, yaklaşık ispatın gerçekleştiği kanaatine varıldığı belirtilerek;
1-Davacı vekilinin İİK'nun 72/2. Maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; dava konusu olan 400.000 USD üzerinden %15 Teminatın karşılığı (1.753.800,00 TL) 'nın nakit ya da banka teminat mektubunun mahkememiz veznesine yatırılması halinde,.... Bankası A.Ş Mavişehir Şubesine ait 31/12/2023 vade tarihli, 8500185 seri numaralı 400.000 USD bedelli çekin dava dışı 3. Kişileri etkilememek şartıyla, davalılarca ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına,
2-Mahkememizin 27/12/2023 tarihli ara kararı ile teminat mektubunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla yeniden teminat alınmasına yer olmadığına," şeklinde karar verilmiştir.
Davalı .......... Şirketi vekili İtiraz dilekçesinde ;dava konusu edilen çekin davacının iddia ettiği gibi “hatır çeki” olmadığını, davacının satılan ayıplı mal nedeni ile açığa çıkan borcuna karşılık ödeme aracı olarak verildiğini, davacının tedarik ettiği atıklardaki fire nedeni ile açığa çıkan borcuna istinaden mutabakat yapıldığını ve Dava konusu edilen çek ve cari hesap borcunun da, iş bu fire payına ilişkin uzlaşma hesaplamasında mutabakata varılan davacıya ait borca ilişkin olduğunu, dava konusu çek ve yine fire bedellerine istinaden verilen ancak ödemesinin yapılması nedeni ile davacıya iade edilen başkaca çekler olduğunu, davacının 1.550.502,13USD tutarında fire bedelinden doğan borcu bulunduğunu,“Ek Protokol 7” de davacı şirketin 2019-2020 yıllarına ait fire bedelinden kaynaklı borcunun olduğunu kabul ettiğini açıkça gösterdiğini, Davacı şirketin, ıslak imza-kaşesini ve borç kabulünü içerir yazılı deliline karşı davacının afaki, asılsız iddialarına itibar edilerek tedbir kararının devam etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu çekin hatır çeki olduğu ve borçlu olmadığının ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, yaklaşık ispat kurallarına uygun şekilde dahi ispatlayamadığı iddiasına karşılık ihtiyati tedbir kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tedbir talebinin kabulüne dair kararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tesis edilen teminat oranının borcun tamamına kıyasla çok düşük olduğunu, davacının borcunun USD üzerinden olup TL olarak teminat depo edilmesinin, dava sonunda müvekkilinin haklı çıkması halinde müvekkilinin zarara uğramasına neden olacağını,belirterek itirazın kabulü ile, mahkemenin 27/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının ortadan kaldırılmasına, Aksi kanaat halinde ise teminat oranının hakkaniyet ilkesi gereği %15 teminat oranının kaldırılarak %140 den az olmamak ve USD cinsinden teminatın depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARAR ÖZETİ:
Davalı ....A.Ş vekilinin ihtiyati tedbire itirazının duruşma açılarak değerlendirildiği ve 14/02/2024 tarihli ara karar ile; Dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ile davacının dayandığı deliller toplandıktan sonra yargılama sonucunda haklılık durumunun belirleneceği, HMK 389/1. Maddesi uyarınca dosya kapsamı itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinde yasal koşulların bulunduğu kabul edilerek davalının ihtiyati tedbire yapmış olduğu itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ....... A.Ş vekili itirazın reddi ara kararına karşı istinaf talebinde bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ....A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu edilen çek ve cari hesap borcunun, davacının, 2019-2020 yılları ve sonraki dönemlerde alınan yakıtların fire miktarı ve bedellerini gösterir taş-toprak/nem-kalori finansal uzlaşma tablosundan (nihai) kaynaklanan borcuna ilişkin olduğunu, dava konusu çeke dayalı, taraflar arasındaki temel ilişki ve temel alacağın davacının da mahkeme içi ikrarı ile sabit olduğunu, Dava konusu edilen çek ve cari hesap borcunun da, iş bu fire payına ilişkin uzlaşma hesaplamasında mutabakata varılan davacıya ait borca ilişkin olduğunu, Dava konusu çek ve yine fire bedellerine istinaden verilen ancak ödemesinin yapılması nedeni ile davacıya iade edilen başkaca çeklerin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin diğer hükümleri ve 6.4. maddesinde açıkça belirtilen “Faturaya Esas Atık Miktarı” hesaplamasına istinaden davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan yazışmalarla karşılıklı olarak mutabık kalınarak davacının sattığı ayıplı mala karşılık ödenmesi gereken fire bedellerinin bir kısmına karşılık ödeme niyetiyle verildiğini, 2019-2020 Yıllarına Ait Alınan Yakıtların Taş-Toprak/Nem-Kalori Finansal Uzlaşma mutabakatından kaynaklanan ayıplı mal fire bedeline ilişkin 1.550.502,13USD borcunun bir kısmının ödendiğini, kalan 490.766,63 USD borcu bulunduğunu, Davacı tarafça iş bu borca karşılık ....Bankası A.Ş .. Şubesine ait 31/12/2023 vade tarihli, 8500185 seri numaralı 400.000,00USD bedelli çekin keşide edilerek verildiğini ,çek bedeli haricinde 90.766,63USD+98.153,33USD KDV cari hesaba dayalı borcu bulunduğunu, taraflar arasında 30/03/2022 tarihinde yapılan ek protokol 7 ile davacının 2019-2020 Uzlaşma Fire Borcunun kalan bakiyesine dair ödemelerinin Temmuz-Ekim 2022 tarihleri arasında yapılması gerektiğinin imza altına alındığını, Taraflar arasında 2019-2020 yıllarına ait uzlaşma fire bakiyelerinde mutabakat sağlandığını ve davacının borçlu olduğunun akdedilen “Ek Protokol 7” ile sabit hale geldiğini, Davacı şirketin, ıslak imza-kaşesini ve borç ikrarını içerir “Ek Protokol 7” karşısında dava konusu çek için tedbir kararı tesis edilmesinin hatalı olduğunu, tedbir kararı verilmesi için gerekli şartlar olmadığından tesis edilen kararın da kaldırılması gerektiğini, -davacının dava konusu edilen çekin “hatır çeki” olduğu iddiasının basiretli tacir kavramına ve hukuka aykırı olduğunu, bahse konu çekin, davacının satılan ayıplı mallar nedeni ile ortaya çıkan fire borcuna karşılık ödeme aracı olarak verildiğini, davacı, fire bedellerine ilişkin borcu olduğunu protokolleri imzalayarak ikrar ettiğini, dava konusu çeki de iş bu borcuna karşılık ödeme amacı ile keşide ettiğini, davacının müvekkili şirkete hatır çeki vermesi için bir hukuki ve ticari neden olmamakla birlikte iddiasının afaki ve hukuki temelden yoksun olduğunu, davacının borcu olmadığına yönelik iddiasında ispat külfetinin davacıya ait olmasına karşın, iddiasını ispatlayamadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinde de yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde yazılı delilerle ispat etmekle yükümlü olduğunu, dava konusu çek üzerinde, 17/05/2022 tarihli çek tediye makbuzunda, sözleşme ve ek protokollerde çekin teminat olarak verildiğine dair hiçbir ibare ve davacının ihtirazı kaydı bulunmadığını, Kaldı ki, dava konusu çek üzerinde böyle bir ibare olmasa da, olsaydı dahi bu ibare çekin çek vasfını ortadan kaldırmayacağını,
Tedbir talebinin kabulüne dair kararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tesis edilen teminat oranı borcun tamamına kıyasla fahiş düşük olduğunu, davacının borcunun USD üzerinden olup TL olarak teminat depo edilmesi, dava neticelendiğinde ve müvekkilin haklı çıkması halinde müvekkilin zarara uğramasına neden olacağını, hakkaniyet ilkesi gereği %15 teminat oranının kaldırılarak %140 den az olmamak ve USD cinsinden teminat depo edilmesini belirterek yerel mahkemenin 14/02/2024 tarihli itirazların reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, -Aksi kanaat hakimse, teminat oranının borca kıyasla fahiş düşük olması nedeniyle hakkaniyet ilkesi gereği %15 teminat oranının kaldırılarak %140 den az olmamak ve USD cinsinden teminat depo edilmesi yönünde yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden önce açılan İİK'nın 72 maddesine dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine yönelik olup, talep dava konusu çek nedeniyle verilen ihtiyati tedbir kararının itiraz yolu ile kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, duruşmalı yapılan inceleme ile itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı .... Geri kazanım şirketi ile davalı ....Şirketi arasında " Biyokütle Yakıt Tedarik Sözleşmesi" ve bu sözleşmeye istinaden akdedilen Tahsis Hakları Devir sözleşmesi, Açık Depo Çatısız Kira Sözleşmesi gibi alt sözleşmelerin ve sözleşmelerin parçası olan protokollerin tanzim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının ......... bulunan doğalgaz kombine Çevrim Santralini biyokütle Enerji Santraline dönüştürme projesi kapsamında atıklardan enerji elde etme ve atıkların sair amaçlarla kullanılması için davacı taraından uygun atıkların tedarik edilmesi ve davalının kendi tesisinde kullanmak suretiyle atıkları yakarak bertaraf etmesi sonucunda üreteceği elektrik enerjisi hususlarında tarafların hak ve yükümlülüklerin belirlendiğini, sözleşme gereği davacı şirketin; atık üreticisi satıcısı, davalı şirketin ise biyokütle atığını yakıt olarak kullanıp elektrik üretecek tesis sahibi alıcı sıfatına haiz olduğunu, mal mukabili hatır ödemesinin teminatı olarak davacı şirket tarafından Garanti Bankası Mavişehir Şubesi 31/12/2023 vade tarihli, 8500185 seri numaralı 400.000,00USD bedelli çekin keşide edilerek davalıya teslim edildiği ancak davalı şirketin fire ölçümleri sonucu davacı şirketi 1.550.502,13USD fire bedellerinden dolayı borçlu olduğunu iddia ettiğini, ve Davalının sözleşmeyi ileriye yönelik feshettiğini, davalının davacı şirketten mal almadığını ve aldığı çeki de iade etmediğini ayrıca fire bedelleri adı altında 490.766,63 USD+KDV olacak şekilde faturalar düzenlediğini, davalının haksız fire bedeli talepli alacağının tahsili için hem davacının vermiş olduğu çeki hem de faturaları davacıya karşı kullandığını, davacı şirketin 400.000,00USD bedeli çek ile 90.766,63USD olmak üzere toplamda 490.766,63USD+KDV borcun bulunmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davası açtığı, ayrıca davacıya karşı icra takibe girişilmesini engellemek amacıyla İİK m. 72/2 uyarınca takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece 27/12/2023 tarihli ara karar ile 400.000 USD bedelli çek bakımından uygulanmak ve 3. kişilere etki etmemek üzere davalılarca icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbr kararı verildiği, yine Davacı vekilinin sunduğu ek dilekçe ile (29/12/2023 tarihli) ile çekin ibrazı halinde ödenmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesini de talep ettiği, mahkemece 27/12/2013 tarihli ara karar ile, yaklaşık ispatın gerçekleştiği kanaatine varıldığı belirtilerek ; 400.000 USD bedelli çekin dava dışı 3. Kişileri etkilememek şartıyla, davalılarca ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına, Mahkemenin 27/12/2023 tarihli ara kararı ile teminat mektubunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla yeniden teminat alınmasına yer olmadığına," şeklinde karar verildiği, davalı ... A.Ş vekilinin ihtiyati tedbire itiraz ettiği ve itirazın duruşma açılarak değerlendirildiği ve 14/02/2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu menfi tespit istemli dava icra takibinden önce açılması sebebiyle tedbir istemi yönünden İİK'nın 72/2 maddesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
İİK'nın 72/2 maddesinde; "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." hükmü yer almakta olup, bu durumda tedbir koşullarının bulunup bulunmadığının HMK’nın 389 vd. maddelerine göre belirlenmesi; HMK’nın 390. maddesine göre ise tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek şekilde delil sunması gerekmektedir.
Bu kapsamda; borçlu olunmadığının tespiti istemine yönelik ileri sürülen olgular,sunulan mail içerikleri, sözleşme örnekleri, protokol ve ek protokoller ile uzlaşma hesapları ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalının fesih ihtarı ile sona erdiği, davalı şirketin fire ölçümleri sonucu davacı şirketi 1.550.502,13 USD fire bedellerinden sorumlu tuttuğu, davacının dava dilekçesi içeriğine göre davalı ile aralarındaki ticaretin 2+5+5 yıl sürecek olması ve toplam taahhüttün içerisine bölündüğünde 1 USD / ton gibi bir maliyet tutması sebebi ile mal karşılığında bu güne kadar 1.014.735,5USD lik hatır ödemesini fatura iskontosu ile davalıya ödediğini, Davalının sözleşmeyi ileri yönelik feshettiği ve davacıdan mal almadığı, davaya konu çeki de iade etmediğini ve fire bedelleri adı altında 490.766,63 USD+KDV olacak şekilde faturalar düzenlendiği ileri sürdüğü anlaşılmış, davalı tarafın da bir kısım ödemeleri kabul ederek davacının 490.766,63 USD borcunun bulunduğu, 400.000TL lik çekin bu borca karşılık verildiği, davacının çek bedeli haricinde 90.766,63 USD +KDV cari hesaba dayalı borcunun kaldığı iddia edilmiştir. Davaya konu çekin mal mukabili hatır ödemesinin teminatı olarak verilip verilmediğinin dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi ve toplanacak deliller ile anlaşılacağı, ancak davacı tarafça sunulan "Orion teminat çekleri iade hak." konulu mail içeriklerinde 8500183- 8500184 seri nolu çeklerin davalı tarafça iade edildiğinin belirtildiği, davacının 8500185 seri nolu çekin de teminat çeki olduğunu ileri sürdüğü ve 490.766,63 USD fatura borcunun bulunmadığının tespitini talep ettiği , ve icra takibinden önce açılan davada ,mevcut delil durumu itibariyle talep edilen tedbir için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, bu nedenle mahkemenin tedbir talebinin kabulü kararı ile bu karara yönelik itirazın reddi kararında isabetsizliğin bulunmadığı, aksi yöndeki davalı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 03/06/2024
Başkan
...
E-imzalıdır.
...
Üye
...
E-imzalıdır.
...
Üye*
...
E-imzalıdır.
...
Katip
...
E-imzalıdır.