T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI :
KARAR TARİHİ :
DAVACI :
DAVALI :
DAVA : Genel Kurul Kararının Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 hissesi ile azınlık pay sahibi olduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin ...sayılı ilanından tespit ettikleri üzere, 18/05/2021 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını öğrenmiş bulunduklarını, genel kurul çağrılı olarak yapılmadığı gibi çağrısız genel kurul şeklinde yapılmışsa da şirket ortağı olması dolayısıyla müvekkilinin TTK'nın 416.maddesi gereği bu toplantıda hazır bulunması, bu toplantının çağrısız olarak yapılmasına itiraz etmemesi ve genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümlere aynen uyulması gerektiği halde müvekkilinin bu toplantıdan haberdar olmadığı gibi toplantıya da katılmadığını, genel kurul toplantı tutanağında ....adına bir imza var ise müvekkiline ait olmadığını, iş bu genel kurul kararına bakıldığında ....’ın 18/05/2024 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olarak ve ...’nın da 18/05/2024 tarihinde kadar yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak seçildiğini , oysa ki 22/04/2020 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda ... 22/04/2020 tarihinden 22/04/2023 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı olarak görev aldığını,....'ın görev süresi devam ederken, haklı ve hukuki hiçbir gerekçe yok iken çağrısız bir genel kurul yapılarak yeniden yönetim kurulu başkanı olmasının ....ın görev yaptığı dönemlerde görevini kötüye kullandığı ve işlemlerinde yetki dışına çıktığının göstergesi olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 18/05/2021 tarihinde yapılan çağrısız genel kurul toplantısının hukuka aykırı olduğu ve kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddia ettiği gibi ... tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacının imzasının bulunmadığını, söz konusu genel kurul toplantısında sadece yönetim kurulunun yapısı değişmeden seçildiğini ve üyelerinden başkan ...'ın başkanlığının yenilendiğini, Türk Ticaret Kanununa göre yönetim kurulu seçimi toplantı nisabı genel kurulun toplanma nisabı ile aynı olduğunu, alınan kararın nisaplara uygun olduğunu, kaldı ki hukuki olarak %10 hisseli azlık pay sahibi davacının 18/05/2021 tarihli toplantıda olsa da hissesinin, alınan kararı değiştirmeye yeterli gelmeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, uyuşmazlığın davalı şirketin 18/05/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin gerekip gerekmediği, butlanının gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu, davalı şirket vekilinin dilekçesinde"..Davacı tarafın iddia ettiği gibi ... tarihli Genel Kurul Toplantı tutanağında davacı ...'nin imzası bulunmamaktadır.." şeklinde beyanda bulunmuş olup dosya içerisine getirtilip incelemesi yapılan davalı şirketin 18/05/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağı eki hazirun cetvelinde davacı ...adına atılmış bir imzanın bulunduğu görülmüş olmakla bu hususta davalı vekilinin diyeceklerinin sorulduğu, bu kez davalı vekilince ...'nin toplantıya katılmadığına dair beyanının doğru olduğunu ancak toplantı tutanağı eki hazirun cetvelinde yer alan ...'ye atfen atılan imzanın ...'nin bir ara gelip tutanağı götürdüğü sonrasında imzalatıp getirdiği, imzanın ...'ye ait bulunduğu beyanında bulunduğu, davacı ...tarafından ise toplantıya usulüne uygun şekilde toplantıya çağrı yapılmadığı, bu nedenle toplantıya hiç katılmadığı, imzanın da kendisine ait bulunmadığı beyan edilmiş olup, davalı vekili tarafından davacı ...'nin başlangıçtan toplantı bitimine kadar toplantıya hiç katılmadığı hususu doğrulanmış bulunduğu, toplantıya katılmayan ortağın toplantıya katılmış gibi gösterilerek yerine imza atılmak suretiyle davacının ortaklık haklarının engellendiği, Türk Ticaret Kanunu bu durumu özellikle 447/1 maddesi ile düzenlemiş olup ortaklık haklarının engellediği bu ve buna benzer durumlarda alınan Genel Kurul Kararlarının batıl olacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ....Tic. AŞ'nin 18/05/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların TTK'nın 447. maddesi uyarınca mutlak butlanla batıl ve geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, kararın nisaplara uygun alındığını, davacının toplantıda olsa da hissesinin, alınan kararı değiştirmeye yeterli gelmeyeceğini, ayrıca genel kurul kararının, pay sahiplerinin aleyhine olmak suretiyle çıkarlarına ters düşecek şekilde ağır ve önemli olmadığını, davacının sadece toplantıya katılmama iddiası ile toplantıda alınan kararların iptalinin mümkün olmadığını, TTK'nın 446.maddesi uyarınca usulsüzlüğün genel kurul kararı alınmasına etkili olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, ana sözleşme kurallarının mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu genel kurul toplantısından haberdar olmadığı gibi toplantıya da katılmadığını savunarak davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, davalı şirketin 18/05/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile alınan kararların mutlak butlanla batıl ve geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı, davalı şirket ortağı olduğunu, şirketin ... tarihinde yapıldığı belirtilen ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların, söz konusu genel kurula katılmadıklarından, imzaları taklit edilmek suretiyle toplantıya katılmış gibi gösterildikleri ve kendilerine usulüne uygun çağrı da yapılmadığından yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin 18/05/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının TTK'nın 416.maddesi uyarınca çağrısız yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bir genel kurulun varlığından söz edilebilmesi için, geçerli bir çağrı üzerine, ortakların toplanmış olması veya çağrısız genel kurulun koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 416. maddesi uyarınca, bir çağrısız genel kurulun var olabilmesi için de tüm pay sahiplerinin ya da temsilcilerinin toplantıda hazır bulunmaları, herhangi bir pay sahibinin toplantıya itiraz etmemesi ve son aşamada tüm ortakların katılımıyla karar alınması koşullarının aynı anda gerçekleşmesi zorunludur. Kararın oy birliği verilmesi ise şart olmayıp, tüm pay sahiplerinin başından sonuna kadar bulunduğu toplantıda, oy çokluğuyla da karar alınabilecektir. Böylelikle çağrısız genel kurulun karar alabilme ehliyeti, sadece toplantının açılışında değil toplantı süresince de aranacağından bir pay sahibinin toplantıyı terk etmesi, çağrısız genel kurulun karar alabilme yeteneğini ortadan kaldırır. Buna karşılık toplantının çağrısız yapılmasına ilişkin itirazın daha sonra yapılması genel kurulun karar alma ehliyetini ortadan kaldırmaz. Söz konusu itiraz gündeme geçilinceye kadar yapılmalıdır. Sonuç olarak yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak gerçekleştirilen toplantının yok hükmünde sayılabilmesi için pay sahiplerinin tamamının hazır bulunmamasına veya tüm pay sahiplerinin hazır bulunmasına rağmen içlerinden birinin toplantıya itiraz etmesine ya da pay sahiplerinden birisinin toplantı bitmeden toplantıyı terk etmesine bağlıdır.
Bu şekilde bütün ortaklar toplantıya katılmadığı sürece toplanan genel kurulda alınan bütün kararlar hükümsüz ve geçersizdir. Diğer bir deyişle yoklukla maluldür. Bunun sonucu olarak, böyle bir toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitini ise TTK'nın 445, 446 ve 448. maddelerindeki koşullar aranmaksızın, her zaman ileri sürülebilir. Yok hükmünde olan genel kurulda alınan kararlara sonradan icazet verilmesi de söz konusu olmayacaktır.
Somut olayda da, davacı taraf dava konusu çağrısız genel kurul toplantısına çağrılmadığını ve katılmadığını iddia etmekte olup davacının toplantıya katılmadığı davalı tarafın da kabulünde olduğundan çağrısız genel kurul koşullarının bulunmadığından yapılan toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak istinafa gelen tarafın aleyhine hüküm kurulamayacağından ve yokluğun tespiti kararı mutlak butlan kararından daha ağır sonuçlar doğurduğundan usuli kazanılmış hak nazara alınarak bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır ( Benzer yönde Yargıtay 11. HD.nin 2024/6715 E., 2025/4150 K.sayılı ilamı).
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalından tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca üye Hakim ...'in karşı oyu ile, Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OY ÇOKLUĞU karar verildi.
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza
KARŞI OY
“Yokluk”; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu veya şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, s.196). Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.
Bu nedenle, istinafa gelen tarafın sıfatı gereği usuli kazanılmış hak söz konusu olmayacağından ve bu hususun resen dikkate alınması gerektiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine; davanın kabulü ile ...San. ve Tic. AŞ'nin 18/05/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmamaktayım (Bu yönde Yargıtay 11.HD.nin 2021/1161 E., 2022/4977 K, 6. HD.nin 2022/4092 E., 2023/4002K. Sayılı ilamları).