T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
....HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, .... Esas ve... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile .... A.Ş. Bursa Şubesi karşılıklı olarak mutabık kalarak iki adet aracın filo amaçlı kullanmak üzere satışında anlaştığını, sonrasında da müvekkilden istenilen tüm ilgili taahhüt ve evraklar imzalanarak .... İmalat ve Satış A.Ş. Bursa Şubesi'ne teslim edildiğini, sipariş ve faturalama formunu imzaladıktan hemen sonra müvekkiline iletilen araç bilgilerini içerir proforma faturalarla birlikte sipariş edilen bu araçlara ilişkin yapılmış olan ticari kredi başvurusunun ....Bankası tarafından onaylanarak 250.000,00 TL’lik kredi tahsis edildini, 28.05.2020 tarihinde 75.000,00 TL ve 26.06.2020 tarihinde bakiye tutarın tamamı olmak üzere toplam ...TL'nin ....A.Ş.'nin hesabına müvekkili tarafından yatırıldığını, 29.06.2020 tarihinde ödemesi yapılmış olan araçları teslim almak ve faturalandırma işlemlerinin tamamlanması için gidildiğinde ikinci el araç alıp satma işiyle iştigal ettiği gerekçesiyle müvekkiline araç tesliminin yapılmayacağının söylendiğini, müvekkilinin ticaret odası kayıtlarında filo hizmetleriyle iştigal ettiği ortadayken haksız yere bu durumun görmezden gelindiğini ve araçların teslim edilmediğini, kaldı ki satın alınan araçların ruhsat tarihi üzerinden 6 ay geçmeden veya 10.000 km yol yapmadan satılmayacağına ilişkin müvekkilinden filo müşteri taahhüdü de alındığını, şubeye ihtarname de gönderildiğini, davalıya ödenen ...TL satış bedelinin ... tarihinde müvekkiline iade edildiğini, davalı firmanın satın alınan araçları teslim etmediği gibi kendisine yapılan ödemeyi de sebepsiz ve hukuksuz yere neredeyse 3 ay elinde tuttuğunu, bu durumda müvekkili için ayrı bir zarar oluştuğunu, belirterek ödemesi alınmasına rağmen... (Sipariş No: 200501003)ve UU1J9220464798070(Sipariş No: 200501004) şasi nolu olmak üzere 2 Adet Ladgy Laurette 1.5 Blue DCİ 95bg-7 koltuklu araç müvekkiline hukuksuz olarak teslim edilmediğinden dava tarihi itibariyle araçların muadilinin satış bedelinin iki araç için toplam 377.496,08 TL olup müvekkilinin ödemesi gereken ilave tutar toplamının yani zararının 111.946,08 TL olduğunu, teslim edilmeyen araçlar sebebiyle müvekkilinin bu araçları müşterisi hazırken filo hizmeti amacıyla kiralayamadığından 3 aylık toplam gelir kaybının araç başına 4.500,00 TL + KDV (810,00 TL) olmak üzere toplam 15.930,00 TL olduğunu, araçlar teslim edilmediği için müvekkkili tarafından kredi kullanılan İş Bankası lehine rehin tesis edilemediğinden müvekkiline banka tarafından yüksek oranda kredi faizi uygulandığını, belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; ödemesini yapmış olduğu halde haksız yere kendisine teslim edilmeyen araçların muadilini dava tarihi itibariyle satın almaya kalksa ilave olarak ödemesi gereken tutar karşılığı zararı olan 1.000,00 TL, teslim edilmeyen araçlar sebebiyle müvekkilimin müşterisi hazırken filo hizmeti sunamadığı için uğramış olduğu kira kaybı karşılığı 1.000,00 TL ve araçlar satın alıırken İş Bankasından kullanılan kredi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı faiz ve diğer masraflar karşılığı olmak üzere 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 03.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; bedelinin tamamı tahsil edilip teslimi yapılmamış olan araçların muadilinin satın alınması için ödemek zorunda kalacağı araç bedeli farkı karşılığı olarak 73.848,76 TL'nin, 03.07.2020 tarihinden itibaren, kira kaybı sebebiyle uğranılan zarar karşılığı 21.240,00 TL nin 03.07.2020 tarihinden itibaren, kredi sebebiyle ödenmek zorunda kalınan faiz ve masraflar 18.742,83 TL ile iki araç bedeli karşılığı ödenmiş olan paranın 28.08.2020 tarihinde iade edilmesi sebebiyle oluşan zararı 4.304,66 TL ye 28.08.2020 tarihinden itibaren, olmak üzere araçların teslim edilmemesi sebebiyle oluşan zararları karşılığı ... TL toplam alacağın ticari avans faiziyle birlikte, davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; daha önce Bursa ...Asliye Ticaret mahkemesinde ... esas sayılı davanın açıldığını, mükerrer dava ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, ayrıca davalı şirket genel merkezinin.... olduğunu bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin, ....Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, aracın üreticisi olmadıklarını, distrübütörü/ithalatçısı olduklarını husumet itirazı bulunduğunu, satın alınan araçların 6 ay geçmeden 0 km. olarak yeniden satılamayacağını, davacının eşi .... adına, araç satın alımı için ilk olarak .... Yetkili Satıcımıza başvurduğu, yetkili satıcı kendisini satış koşulları hakkında bilgilendirdiğini, daha sonra kendi adına araç satın alınmak istendiğini, araç siparişi verildiği, araç kiralama işi yaptığını bildirdiğini, ancak, daha sonra ibraz edilen faaliyet belgesi incelendiğinde, şirketinin faaliyet konusunun araç kiralama olmadığı, araç alım-satımı olduğunun görüldüğünü, taahhüdü ihlali nedeniyle satışın iptal edilerek araç bedelinin iade edildiği belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafından davacının faaliyet alanının araç kiralama değil araç alım satım olması sebebiyle satış işleminin iptal edildiği ileri sürerek araçların teslim edilmeyip, 28.08.2020 tarihinde davacı tarafından ödenen 263.550,00 TL satış bedelinin davacı hesabına iade edilmişse de, dosyaya celp edilen Bursa Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü ve Çekirge Vergi Dairesi Müdürlüğü kayıtlarından davacının faaliyet alanları arasında araç kiralamanın da olduğu, ayrıca taraflar arasında Filo Müşteri Taahhüdü imzalandığı, söz konusu taahhütte; davalıdan ve yetkili satıcılarından filo satış esasları dahilinde, filo indirimi sayesinde 2020 yılı boyunca avantajlı satın alınan Renault – Dacia
markalı motorlu araçları trafiğe tescil edilmeden, tescil tarihi (ruhsat tarihi) üzerinden asgari 6 ay geçmeden veya 10.000 km yol
yapmadan, yeniden satılmayacağının 01.01.2020 – 31.12.2020 yılı boyunca yapılan tüm filo alımlarını kapsa şekilde kabul beyan ve taahhüt edildiği, somut olayda taahhüdü ihlal sebebiyle satış iptali ve akabinde araç bedeli iadesi söz konusu olmadığı, davacı tarafa araçların teslim edilmediği, teslimi dahi yapılmamış olan araçlara ilişkin taahhüdün ihlalinin de söz konusu olmadığı, davalı tarafın iddialarının yerinde görülmediği, mahkemece benimsenen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından araçların teslim edilmemesi nedeniyle, davacının filo hizmeti sunamadığı için
uğramış olduğu kira kaybına ilişkin zararının 21.240,00 TL, araçlar satın alınırken bankadan kullandırılan kredi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı faiz ve diğer masraflara ilişkin zararının 18.742,83 TL, muadil araç bedelinden kaynaklanan zararın 73.848,76 TL ile davalıya ödenen araç bedelinin geç iade edilmesinden kaynaklı zararın 4.304,66 TL olmak üzere toplam 118.136,25 TL zararının bulunduğu gerekçesi ile "davanın kabulü ile, 118.136,25 TL alacağın; (95.088,76 TL'lik kısmına 03.07.2020 tarihinden itibaren; 23.047,49 TL'lik kısmına 28.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili süre tutum istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkil davalı şirkete yanlış bilgi verdiğini, ikinci el araç alım satımı yaptığını gizlediğini, bu nedenle müvekkili davalı şirket tarafından filo sözleşmesinin feshi ve araç satışı yapılmasında hukuka aykırılık olmadığını, muadil araç bedel farkından kaynaklanan zarar hesabının hatalı olduğunu, zira davacının davalı şirketten almak istediği araçların filo indirimine tabi olduğu halde, bilirkişi raporunda muadil araç bedel farkı hesabına esas alınan '2020 Ağustos Fiyat Listesi' ndeki fiyatların ise, filo indirimi yapılmamış yetkili satıcı fiyatları olduğunu, yani, filo müşterisi olmayan normal alıcılara için geçerli fiyat listesi olduğunu, hatalı bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini, davacının, araç ödemelerini banka kredisi kullanarak yaptığını ispat edemediğini, bu nedenle B.Kişi raporunda hesaplanan faiz, kredi tahsis ücreti, kredi kullandırma ücreti ve taşıt rehin ücretinden davalının sorumlu tutulamayacağını, zira Davacı ... ile ....Bankası ...Şubesi arasında imzalanan 05.06.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden davacıya 2218-210902 Nolu krediyle 22.06.2020 tarihinde 250.000,00 TL'lik işletme kredisi kullandırılmış iken, davacı ...'nun, kredi kullandırılma tarihi olan 22.06.2022 tarihinden önce; müvekkili davalı şirket hesabına 28.05.2020 tarihinde 75.000,00 TL, 16.06.2020 tarihinde 60.000,00 TL, 19.06.2020 tarihinde 128.550,00 TL araç ödemesi yaptığını, Kredi Veriliş Tarihinden önce araç bedeli olarak yaptığı bu ödemelerin, davacının 22.06.2020 tarihinde kullandığı 2218-210902 nolu krediyle ilgisinin olmadığını, davacının İşletme kredisi için ödediği faiz ve sair masraflardan müvekkili davalı şirketin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, araç kiramala zararının da ispat edilemediğini, davacının, müvekkili davalıdan satın almak istediği araçlar yerine, iki ay sonra, 31.08.2020 tarihinde ...Tic.San.A.Ş. Firmasından iki adet ....marka model araç satın aldığının mahkemenin kabulünde olduğunu, buna karşın, davacının bu iki aylık süre zarfında kiralama sözleşmesi yapma fırsatı kaçırdığını ispat edemediğini, davacının tacir olması nedeniyle bu iki araç için 3.kişilerle kiralama sözleşmesi yapma fırsatını kaçırdığını ve bu nedenle zararı bulunduğunu ticari defterleriyle veya yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini davacının hicbir belgeye dayanmadan günlük 150,00 TL kira kaybına uğadığının kabul edilemeyeceğini,belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, araç satım sözleşmesinden kaynaklı, araçların teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda Taraflar arasında iki adet aracın filo satış esasları dahilinde yapılan görüşmeler neticesinde
28.05.2020 tarihli Yeni Oto Sipariş ve Faturalama Formuna göre, 2 adet ... koltuklu
koltuklu araç için sipariş verildiği, bu forda araçların öngörülen teslim tarihinin 04.06.2020 tarihi olarak belirtildiği ve aynı tarihli proforma faturanın düzenlendiği ayrıca davacı tarafından "Filo Müşteri Taahhüdü'nün" imzalandığı, 2 adet araç alımı için davalının banka hesabına 28.05.2020 tarihinde 75.000,00 TL, 16.06.2020 tarihinde 60.000,00 TL ve 19.06.2020 tarihinde 128.550,00 TL olmak üzere toplam 263.550.00 TL yatırıldığı, her iki tarafın kabulündedir.
Davacının araçlar için İş bankasından 250.000,00 TL ticari kredisi kullandığı bu hususun bankanın yazısı ve gönderilen kredi evraklarından anlaşılmıştır.
Davacının ...Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalı tarafından, davacının ikinci el araç alıp satım işiyle iştigal
ettiği gerekçesiyle araç tesliminin yapılmamasından kaynaklı zararlarının doğduğu belirtilerek araçların tesliminin istenildiği, anlaşılmıştır.
Davalı tarafça araç satışının iptal sebebinin açıklanmadığı ancak davacı hesabına 28.08.2020 tarihinde 263.550,00 TL'nin iade edildiği, sipariş formu ve proforma faturada özellikleri belirtilen araçların teslim edilmediği ihtilafsızdır.
Buna göre Taraflar arasında iki adet aracın alım-satımı konusunda sipariş formu ve proforma faturanın düzenlendiği, sipariş faturasında araçların öngörülen teslim tarihinin 04.06.2020 tarihi olarak belirtildiği, davacının davalıya toplam da 263.550,00 TL gönderdiği, davalı tarafça araçların teslim edilmediği ancak 28.08.2020 tarihinde bedelin davacıya iade edilmesiyle TBK m.125/3 uyarınca sözleşmeden dön dönme iradesini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 125/3.maddesinde; "Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. (Yargıtay 11. HD. 2024/3461E- 2025/1778K)
Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Menfi zarar kavramına, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla (gönderilen şeyin kaybolması gibi) uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar ve dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, KİK payı, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb. kalemler örnek olarak verilebilir.
Müspet zarar (olumlu zarar) ise, sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Dönme ve fesihte kusursuz olan yüklenicinin, kusurlu olan iş sahibinden olumlu zarar isteyebileceği kabul edilmekte ve yerleşik içtihat ve uygulamalarında kâr kaybının TBK'nın 480. maddesinin ikinci cümlesi (BK 325) kıyasen kesinti yöntemine göre hesaplanacağı kabul edilmektedir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 11.04.2007 T. 2006/4955 E. 2007/2372 K. ve Yargıtay 15. HD. 09.05.2013 T. 2012/7521 E. 2013/3029 K. ile Yargıtay 15. HD. 20.07.2011 T. 2011/864 E. 2011/4787 K. )
TBK'nın 112. maddesi hükmünce borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. TBK’nın 125/2. maddesi gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklı aynen ifadan vazgeçerek müspet zararı isteyebilir. Yine bu talebini sözleşmenin karşı tarafça haksız feshi halinde de ileri sürebilir. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı seçim hakkını kullanarak TBK’nın 125. maddesinde yer alan seçimlik haklarından birisini talep edebilir. Dolayısıyla seçimlik haklar arasında bulunan müspet zarar ve menfi zararı birlikte isteyemez. Yine müspet zarar sözleşmenin ifası halinde elde edilecek kazanç olduğundan içerisinde kısmen menfi zararı da barındırır. (Yargıtay 6.H.D 2023/3206 E. 2024/4563K.)
Somut olayda da davalının sözleşmenin feshedilmesinde haksız olduğu anlaşılmaktadır. Davacının araçların bedelini ödemekle ifayı gerçekleştirdiği, ancak satıcı davalının temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemediği, bu haliyle davacının sözleşmenin hükümsüz kalması ile uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hem muadil araç bedel farkının, hem araçların kiraya verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın, hem paranın geç iade edilmesinden kaynaklı faiz miktarının hem de davacının kredi çektiğinden bahisle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, müspet zarar ve menfi zararın birlikte istenmesi mümkün değildir. Müspet zarar, akdin ifası sonucu elde edilecek olumlu zarar olup, bunu etmek için diğer maliyet girdilerinin, kısaca menfi zararın da, yapılması zorunlu olduğundan, müspet zararla birlikte menfi zararın istenemeyeceği tabidir. Bu durumda davacının talepleri TBK'nın 125. madde hükümleri nazara alınarak değerlendirilerek ve davacının müspet yahut menfi zarardan hangisini talep ettiği açıklattırılarak buna göre değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davacının tüm talepleri yönünden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih, .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,
4-Davalı tarafından Bursa ...İcra Dairesinin .... tarihli mehil vesikasında düzenlenen ...A.Ş./ Bursa şubesine ait ... tarih, ...no'lu, 200.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun sunan tarafa iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 10/10/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza