T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
KARAR TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rekabet ve Gizlilik Yasağı İhlali Nedenli)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının 14/04/2015 tarihinde davacı müvekkili ile belirsiz süreli iş sözleşmesi akdettiğini, davalının iş yerinde en kritik pozisyon olan genel müdür pozisyonunda çalıştığını, davalının iş yerinden çıkarak derhal, davacı iş yeri ile aynı işi yapan ve en sert şekilde rekabet eden ... Ltd. Şti.'nde işe başladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde rekabet etmeme yasağının çerçevesinin düzenlendiğini, aykırı davranılması halinde aylık brüt ücreti tutarının 10 katı tutarında cezai şart öngörüldüğünü, davalının müvekkili şirketin tüm bilgilerine vakıf olduğunu, rakip firmaya gitmesinin rekabet yasağının ihlali olduğunu, bunun yanında davalının, davacı firmanın tüm müşterileri ile irtibata geçerek %10 daha uygun fiyatla daha kaliteli mal satacağını taahhüt ettiğini, bu durumun ise sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen gizli bilgilerin korunması yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğunu, davalının işi gereği müşteri bilgileri, üretim sırları ve yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağladığı ve aynı zamanda bu bilgiyi kullanmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğunu, davalının işten ayrılmadan önce tüm müşteri ve üretim bilgilerini de yanında götürerek yeni başladığı şirkete verdiğini, müşterileri ile iletişime geçerek müvekkilini zarara uğrattığını belirterek davalının rekabet yasağına aykırı davranması nedeni ile son brüt ücretinin 10 katı olan 141.050,00 TL, gizli bilginin korunması korunması yükümlülüğüne aykırı davranması sebebi ile son brüt maaşının 10 katı olan 141.050,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; iş mahkemesinin görevsiz olduğunu, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğunu, davalının ekonomik faaliyetlerine kısıtlama getirdiğini, rekabet yasağının BK 349 maddesinin sınırları içerisinde kaldığı takdirde ve ölçüde geçerli olduğunu, anayasa ile güvence altına alınan çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olduğunu, rekabet yasağının koşullarının emredici nitelikte olduğunu, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmadan işveren tarafından feshedildiğini, belirtilen nedenle rekabet yasağının ortadan kalktığını, düzenlemenin işveren lehine tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu nedenle de geçersiz olduğunu, davacı şirket ile davalının çalıştığı firmaların aynı işi yapmadıklarını, davalının farklı pozisyonlarda çalıştığını, neredeyse bir sene sonra yeni işte çalışmaya başladığını, davalının şirket müdürü olarak çalışmaması nedeni ile tüm bilgilere vakıf olma gibi durumunun olmadığını, davalının davacı iş yerindeki gizli bilgilere sahip olmadığı gibi başka bilgileri de ifşa etmediğini, davalının ... isimli iş yerindeki iş akdinin bir satış faaliyeti geçekleştirememesi nedeni ile sona erdirildiğini, davalının iş akdinin davacı şirket tarafından sona erdirilmesinden 11 ay sonra çalışmaya başladığını, ekonomik sıkıntıları nedeni ile işe başlamak durumunda kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Davanın açıldığı iş mahkemesince verilen davanın reddine yönelik kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin görev nedenli kaldırma kararı sonrası mahkemece ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararı sonrası davaya bakan mahkemece, iş sözleşmesinin davacı işverence haklı sebep gösterilmeden feshedildiği, dolayısıyla rekabet yasağının sona erdiğinden bu isteme dayalı cezai şartın talep edilemeyeceğini, ayrıca davalının davacı firmanın sırlarını ifşa ettiğine dair davacı tarafından somut bir delil ibraz edilmediği, davalının, davacı firma yanından işten ayrıldıktan yaklaşık 11 ay sonra yeni bir işe başladığı, bir işçinin 11 ay kadar süre ile çalışmaması ve bu süreçten sonra çalışmaya ihtiyaç duyması hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalının gönderdiği mail içeriğinde davacı firmaya ait bir bilgi olmadığı gibi mail gönderilen firma ile davacı firmanın sadece birlikte iş yaptıklarına dair somut bir delilin sunulmadığı, bir firmanın birden fazla tedarikçisi de olabileceği bu nedenle davalının mail içeriğinde davacı yanında çalışması nedeni ile elde ettiği gizli bilgileri kullanarak %10 indirim yapılması sureti ile müşteri edinmesi gibi bir durumun da olmadığı, anlaşıldığından davacının gizli bilgilerin korunması yükümlülüğüne aykırı davranış sebebiyle cezai şart alacağı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki olguları tekrarla mahkemece somut delil sunulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de; dosya kapsamında sunulan mail yazışmaları ve tanık beyanlarının davalının müvekkili firmanın itibarını zedelediğini ve müşterilerini elinden almaya yönelik işlemleri gösterdiğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya ilişkin savunmaları tekrarla davacı iddialarının gerçekle uyuşmadığını, iddiaların ispatı için delil sunulmadığını davanın reddinin hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesine dayalı işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine ve gizlilik yükümlülüğünü aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı şirkette, davalının 14/04/2015-07/03/2016 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığı, işten ayrılış bildirgesine göre iş sözleşmesinin işveren davacı tarafından haklı sebep bildirmeden sona erdirildiği, akabinde davalının dava dışı ...A.Ş. isimli şirkette satış ve pazarlama direktörü olarak 27/12/2017 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, davalının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı ve gizli bilginin korunması başlıklı maddeleri ihlal ettiğinden sözleşmede yer alan cezai şart yaptırımlarının tahsili gerektiği nedenli eldeki davanın açıldığı, mahkemece taraf tanıkları ve toplanan deliller uyarınca davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davalının imzaladığı iş sözleşmesindeki gizlilik yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, başka bir işyerinde işe başlamasının rekabet yasağını ihlal olup olmadığı ile neticesine göre davacının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı üzerine olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 14/04/2015 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 5. maddesinde; "“İş sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin personel iş ilişkisinin sona ermesi müteakip 2 yıl süresince işverenin bilgisi ve izin olmaksızın Marmara Bölgesi sınırları içinde her ne sıfat ne olursa olsun işveren ile doğrudan ya da dolaylı olarak rekabet etmekte olan rakip bir firmada çalışmayacağına, herhangi bir hizmet akdi bulunmaksızın bu tür firmalarla fikri mali ticari teknik ve benzeri hususlarda doğrudan ya da dolaylı rekabet ortamı yaratacak şahsi veya örgütlü çalışmalarda bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder.
Rekabet yasağına ilişkin yukarıda belirtilen hükümlere aykırı davranan personel işverenin bu davranışının sonucunda uğradığı zararın tamamının tazmininin yanı sıra en son aldığı aylık brüt ücretin 10 katı tutarında nakdi cezai şart olarak ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde hükme yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 447. maddesinde "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.'' hükmü mevcuttur.
Anılan düzenleme ile davacı işverenin cezai şart ücreti talebinde bulunulabilmesi için, davalının iş akdinin işveren tarafından haklı olarak yada işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, somut olayda; iş yeri bildirgesine göre iş sözleşmesinin davacı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği, davacı tarafından bu kaydın aksinin iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla, davacı işverenin haklı neden göstermeksizin iş sözleşmesini feshetmesi sebebiyle rekabet yasağının sona erdiği, bu nedenle yerel mahkemenin rekabet yasağı nedenine dayalı cezai şart talebinin reddine yönelik değerlendirmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, 6098 sayılı TBK.’nun 396. maddesi uyarınca “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.
İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; davacı, davalı işçinin iş akdinin sona ermesinden sonra gizlilik yasağının ihlali iddiasına 10/03/2017 tarihli maili göstermiştir. Söz konusu mail içeriğinde davacının üretim fiyat ve iş sırlarına yönelik herhangi bir bilginin ifşasının yer almadığı, içeriğin davalının çalıştığı yeni iş yerinin faaliyet konusu hakkındaki bilgilendirmeyi içerdiği görülmektedir. Ayrıca, 14/09/2017 tarihli mailin dava tarihinden sonrasına ait olması sebebiyle dava ve tahkikat konusu edilemeyeceği, bu haliyle sunulan delillerin gizlilik yasağının ihlal edildiğini ispata yeterli olmaması sebebiyle karar yerindeki gerekçelerle bu talep yönünde de davanın reddinin doğru olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan ...TL'nin mahsubu ile bakiye...TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır