T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO :.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .
ÜYE : .
ÜYE : .
KATİP : .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .
TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI :.
DAVALILAR :.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ :...
Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ...A.Ş. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede davalıların müteselsil kefil olarak imzaları bulunduğunu, kullandırılan kredilerin geri ödemesinin aksaması üzerine hesabın kat edildiğini, davalı ...I'nın kredinin tamamına, davalı ...'in ise... karton numaralı krediye kefil olduğunu, hesap katından sonra ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu yönünden rehin ve ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla davalı kefiller aleyhine de Bursa... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalıların takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, kredi ilişkisinde kefil olduğunu ancak sadece bir kredi sözleşmesini imzaladığını, diğer sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olmadığını, ayrıca kredinin teminatı olarak verilen araç rehinleri, teminat çeki ve ipotek sebebiyle borcun tamamının tahsili mümkün olduğunu, tahsilatlar düşülmeden takip yapılmasının haksız olduğunu, faiz ve faiz hesaplanmasının da doğru olmadığını ileri sürerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istediklerini ileri sürmüştür.
KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, Yapılan inceleme ve tespitler ile açıklanan gerekçelere göre davacı bankanın takipte dava tarihi itibariyle; davalı borçlu ...'den, 222.343,81 TL asıl alacak, 34.698,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 257.042,52 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının davalı borçlu ...I'dan 192952 nolu ticari kredi bakımından 222.343,81 TL asıl alacak, 34.698,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 257.042,52 TL, 192974 nolu kredi yönünden 68.740,25 TL asıl alacak, 175,57 TL işlemiş faiz, 8,78 TL BSMV olmak üzere toplam ... TL alacaklı olduğunun kabul edildiği ve asıl alacaklara dava tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faizlere %5 BSMV uygulanması gerektiği, davacı tarafın takipte gösterdikleri faiz oranını değiştireceklerini bu sebeple takip talebinde gösterilmemiş olan bir kısım faiz alacağı ile takip talebinde gösterilmeyen ihtarname masraflarını eklemek ve talep etmek için ıslahta bulunacaklarını ileri sürmüşlerse de; Yargıtay..Hukuk Dairesinin...K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davaları, takip talebine sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, takip talebinde bildirilen faiz oranının arttırılması ve takipte eksik gösterildiği ileri sürülen alacak kalemlerinin ıslah yolu ile takibe eklenmesi mümkün olmadığından usul ekonomisi uyarınca davacı tarafa bu hususta bir süre verilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; Bursa ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalı borçluların ödeme emrine itirazların kısmen iptaline, -Takibin davalı ... yönünden 222.343,81 TL asıl alacak, 34.698,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 257.042,52 TL üzerinden asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, Davalı borçlu ... Yönünden 192952 nolu ticari kredi bakımından 222.343,81 TL asıl alacak, 34.698,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 257.042,52 TL üzerinden asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle, 192974 nolu kredi yönünden 68.740,25 TL asıl alacak, 175,57 TL işlemiş faiz, 8,78 TL BSMV olmak üzere toplam 68.924,60 TL üzerinden asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 43.662,60 TL icra inkar tazminatının davalı borçlulardan müteselsilen tahsili ile davacı bankaya verilmesine, (İcra inkar tazminatından davalı ...'in sorumluluğunun 33.351,57 TL ile sınırlı tutulmasına,) Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada sadece davalı/ borçlu ...kendisini vekille temsil ettirmiş olup, bu borçlu yönünden kısmen reddedilen alacak tutarı 4.975,1 TL olduğunu, ancak Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda, davanın 326.433,68 TL üzerinden harçlandırıldığı gerekçesi ile, alacak tutarının neredeyse iki katı ( 9.820,85 TL) karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, 12.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda hesap kat ihtarnamesinde takip tarihine kadar geçen süreçte alacağa usul ve yasaya aykırı olarak akdi faiz işletildiğini, borçlunun ihtarnamenin kendisine tebliği ile temerrüde düşmüş sayılacağı, temerrüt faizinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağının temlik eden banka davalı/ borçlular arasında imzalanan GKS’de açıkça düzenlendiğini, bilirkişi raporunda masrafların (ihtarname vs) hesaba katılmadığını, müvekkili şirketin talep edilenin üzerinde alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, müvekkilinin bu yöndeki ıslah hakkını kabul etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2016/12279 E. Sayılı dosyasında, taksitli ticari kredi borcu için (0192974) 77.302.95 TL Asıl alacak, 2.883.02 TL İşlemiş temerrüt faizi %40,00 (12.10.2016-07.11.2016), 144.15 TL BSMV olmak üzere toplam 80.330.12 TL, Taksitli ticari Kredi borcu için (0192952) 236.831.22 TL Asıl alacak, 8.830.79 TL İşlemiş temerrüt faizi %40,00 (12.10.2016-07.11.2016), 441.55 TL BSMV olmak üzere toplam 246.103.56TL olmak üzere 07.11.2016 tarihi itibariyle toplam 326.423.68 TL alacak talebinde bulunulduğu, Kefil Fatih BAĞCI için, Yukarıda belirtilen tüm borçlardan, Kefil Adnan ÇİLİNGİR için, Yukarıda belirtilen (2) nolu borçtan, ve sorumlu olduğu asıl alacak tutarlarına, takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar, yine yukarıdaki hesap tablosunda belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizleri, faizlerin gider vergisi, avukatlık ücreti, icra harç ve masraflarıyla birlikte, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödeme emri düzenlenmiştir.
Mahkemece ilk yapılan yargılamada 23.05.2018 tarihli ... karar sayılı karar ile; davanın kısmen kabulü ile Bursa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalı-borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davadan sonra ödenen ve detayları gerekçeli kararda gösterilecek olan 192952 numaralı hesap yönünden 93.800,81 TL ve 192974 numaralı hesap yönünden 46.121,58 TL'nin icra dairesince ödeme olarak hesaba katılmasına dair karar verildiği görülmüştür.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunduğu Dairenin ... tarih, .... sayılı ilamı ile; "taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve TBK'nın 100. maddesi gereğince borçlu faiz ve giderleri ödemede gecikmemişse yaptığı kısmi ödemeyi öncelikle ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Ancak gecikmiş ise yapılan kısmi ödeme öncelikle işlemiş faizden mahsup edilir. Yapılması gereken iş kredi veren bankanın kredi alacağının muaccel olduğu tarih tespit edilip şayet ödemede gecikilmişse kredi borçlusu şirket tarafından yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faizden, gecikme yok ise ana paradan mahsubu ile hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle her bir ödeme tarihindeki bakiye ve asıl borç miktarı tespit edilmeden mahsupların yapılması doğru değildir (Yargıtay 19. HD 15.11.2018 tarihli 2017/590 esas, 2018/5823 karar sayılı ilamı).
Bu nedenlerle somut olayda icra takibi ile dava tarihi arasında kredi borcu ödemeleri yapıldığında ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanarak ödemenin öncelikle TBK'nın 100. madde gereğince önce faizden mahsubu ile bakiye kaldığı takdirde anaparadan mahsup edilerek diğer ödeme tarihine kadar aynı şekilde hesaplama yapılıp dava tarihi itibari ile alacak borç ilişkisi hesaplaması yapılması gerekirken alınan bilirkişi raporunda yukarıdaki açıklamalara uygun hesaplama yapılmadığı anlaşıldığından konusunda uzman başka bir bilirkişiye dosya tevdii edilerek açıklanan formüle uygun hesaplama yaptırılıp tespit edilecek alacak borç ilişkisi dairesince karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı gereğince bilirkişi raporu ve ek rapor alınmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve ek raporda kaldırma kararında da belirtilen ilkelere uygun olarak takip tarihi itibariyle alacak miktarı hesaplanmış, bundan sonra takip tarihinde belirlenen bu alacak tutarlarından yapılan ödemelerin faiz ve alacaktan mahsubu yapılarak hesaplama yapıldığı, icra takibine konu edilen alacağın her iki kredi borcu ve kefiller yönünden dava tarihi itibariyle asıl alacak ve ferilerin belirlendiği, görülmekle, mahkemece bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle tespit edilen miktar üzerinden kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup bu bağlılık hem alacağın miktarı hem de alacağın kaynağı bakımından geçerli olup davanın takip çerçevesinde sunulan takip dayanağı doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği, bu nedenle davacı vekilinin ıslah iddiası yönünden mahkemenin kabulünün yerinde olduğu, değerlendirilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve ek rapor esas alınarak davalı borçlu ....'in, 222.343,81 TL asıl alacak, 34.698,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 257.042,52 TL tutarında borçlu olduğu, icra takibinden ve dava tarihinden önce ödemeler olup, TBK'nın 100 maddesi göre işlemiş faizlerden mahsubu yapılarak dava tarihine kadar yapılan ödemeler nedeniyle asıl alacak miktarının 222.343,81 TL ye düştüğü, icra takibinde işlemiş faizin de ödemeler nedeniyle sona erdiği anlaşılmıştır. Davacı dava açarken bu mahsuplara göre dava açması gerekmekte olup, bu mahsupları yapmadan dava açtığından mahkemece davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Dolayısıyla reddedilen asıl alacak miktarı itibariyle güncel AAÜT'ne göre verilecek vekalet ücreti hükmedilen vekalet ücretinin üzerinde kalacağından istinafa geleninin üsuli kazanılmış hakkı dikkate alınarak ,bu hesabın davacı tarafın lehine olduğu değerlendirilmekle davalı ...lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazının ve takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralı da gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 19/09/2025
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır