T.C. BURSA BAM.... HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
....HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO :.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI : ... - ... -.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : .
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :.
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : ..
Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/01/2022 tarih, ...Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ...'ın ....mevkii ... adresinde kurulu, .... mevkii N:276 ...adresinde bulunan kümeslerde broiler civciv yetiştiriciliği ile uğraşan, 766 065 6141 vergi numaralı, sahibi ve yetkilisi olduğu diğer davalı ..... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin toplam 10.000 adet olan şirket hissesinin 6.000 adetini, 150.000,00 TL bedelle Bursa 18. Noterliğinin 13/06/2019 tarihli ... yevmiye numarası ile müvekkiline sattığını, tarafların ... Ltd. Şti'nin mevcut borçlarını müvekkilinin alacaklılarına ödenmesi konusunda anlaştıklarını, ancak davalı ...'ın şirket hissesinin satışı öncesinde verdiği sözleri, genel kurul onay kararı alma, pay defterine işleme ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilan hususlarını yerine getirmediğini, müvekkilinin şirketin gerçek pay sahibi olabilmesinin borçlu tarafından engellendiğini, hisse devrinin havada kaldığını, bu nedenle davalılara ...Noterliğinin.... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak bir gelişme olmadığını, özellikle pay satışı sırasında 3 adet tavuk bakım kümesinin şirket malı olduğunun davalı tarafından söylendiğini, ancak noterde yapılan pay devri sonrası kümeslerin şirkete ait olmayı davalı ...'a ait olduğunun öğrenildiğini, satıştan sonra müvekkilinin vecibelerini yerine getirerek şirketin özel ve kamu borçlarını nakden ödediğini (belge asıllarının müvekkilinde olması ispat unsurudur) ancak pay satış prosedürünün tamamlanmaması sebebiyle şirket borçlarını ödemeyi durdurduğunu, davalı ...'ın pay devir sözleşmesinde "şirket genel kurulunun onay vermemesi halinde devralanın menfi ve müspet tüm zararlarını karşılayacağım" şeklinde kabulü bulunduğunu, bu nedenle şahsi sorumluluğu bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme gereği de davalıların sorumlu olduğunu belirterek davalıların Bursa ... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı takibe yaptıkları itirazların iptaline, takibin devamına, davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazları sebebiyle %...'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin sahibi olduğu şirket paylarının satışını gerçekleştirdiğini, kümeslerin şirkete ait olmadığını, davacının hisse satın aldığı şirket mal varlığı ve mali durumunu inceleyerek pay devralması gerektiğini, davacının tavukhane kümeslerinde hak sahibi olduğunu iddia ederek muaraza çıkardığını, bu nedenle pay devir işlemlerinin tescil ve ilanının yapılamadığını, ancak payların TTK'nın 595/7 maddesi gereği davacıya ait olduğunu, vazgeçme durumunun hukuken olanaklı olmadığını, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse Bursa... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında şirketin 617.728,00 TL borcunu ödediğini iddia ederek müvekkili ...'dan 617.728,00 TL talep ettiğini, davacının limited şirketin %60 hisse oranında pay sahibi olduğundan eğer ödemiş olduğu bir borç var ise bunu şirketten talep etmesi gerektiğini, bir sermaye şirketi olan limited şirketin diğer hissedarı olan müvekkilinden doğrudan talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki davacının ödemiş olduğu bir borçta olmadığını, davacının icra takibine dayanak olarak bir defter sayfası üzerine el yazısı ile yazılmış, "Giriş Halil Abinin Borçları" başlıklı kağıda dayanmakta olduğunu, bu kağıdın müvekkili davalı ... tarafından yazılmış veya düzenlenmiş olmadığını, bu kağıdın altında müvekkilinin imzasının da yer almadığını, müvekkili tarafından yazılmayan ve müvekkilinin imzasını içermeyen bir kağıdın müvekkilini hukuken bağlamasının ve borç altına sokmasının mümkün bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında borçların ödenmesi konusunda da anlaşma bulunmadığını, davacı elinde belge asıllarının bulunmasının ispatı sağlamayacağını, takipte gösterilen sebep karşısında pay devir sözleşmesindeki düzenlemeye dayanılamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca; hisse devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, davacının sözleşmenin iptalini talep etmediğini, TTK 597 ve devamı maddelerindeki hisse devrine ilişkin prosedürü de işletmediğini, ortaklığının mevcut olması halinde alacağını şirkete karşı ispat etmesi gerektiği, buna dair ispat vasıtası da sunmadığı, ortaklığının bulunmaması halinde ise diğer davalıdan sebepsiz zenginleşme gereğince alacağını talep edebileceğini, davacının askıda kalan ortaklığına ilişkin hareketsiz kaldığını, hisse devir sözleşmesinin iptalini istemediği için her zaman şirkete başvurarak TTK 597. göre şirket pay defterine kayıt isteyebileceği, aksi halde mahkemeden bu konuda talepte bulunabileceği, davacının açtığı dava ile gerek davalı Limited Şirket Hisselerini devreden ortak gerekse şirkete açmış olduğu davanın erken açılmış dava olduğu ve yasal şartları taşımadığını, davacı tarafça yukarıda sözü edilen prosedürler gerçekleştirilip gerekir ise bundan sonra dava yoluna müracaat edilebileceğinden dava tarihi itibariyle iş bu alacak davasının açılması için gerekli yasal koşulların doğmuş olduğundan henüz söz edilemeyeceğinden erken açılmış davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın, hata hile nedeniyle sözleşmeyle bağlı kalınmayarak sözleşmenin hiç doğmamış olması nedeniyle davacı tarafından davalı şirket adına yapılmış ödemelerin iadesi talebiyle açılan icra takibine itirazın iptali davası olduğunu, mahkemenin davayı farklı nitelendirmesi nedeniyle hatalı sonucun ortaya çıktığını, dava açılmadan önce davalılara gönderilen ihtarnamenin dikkate alınmadığını, söz konusu ihtarnamede hisse devri nedeniyle TTK 595 ve devamı maddelerin gereklerinin yapılması, kümeslerin şirket adına tapuda geçirilmesi aksi takdirde devir sözleşmesinin geçerli olmaması nedeniyle dava açılacağının davalılara ihtar edildiğini, ancak ihtarnameye karşı herhangi bir işlem veya ödeme yapılmadığını, bilirkişi raporunun ... defterleri incelenmeden düzenlendiğini, 2020 yılına ait defterdeki inşaat ve onarım maliyetleri hesabında bulunan 1.652.234,38 TL tutarındaki bedelle üç adet kümesin davalı ...'in arazisine davalı şirket tarafından yapıldığının ve binaların davalı şirkete ait olduğunun kanıt oluşturduğunu, dinlenen tanıklara göre davacının davalı şirketin borçlarını ödediğinin görüldüğünü, ayrıca banka ve ödeme makbuzlarından da bu hususun açıkça anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, hisse devir bedeli olarak yapılan ödemelerin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı, davalı ...'ın davalı şirketteki 6.000 adet payının devrine yönelik ..Noterliği nezdinde hisse devir sözleşmesi imzalandığını, ayrıca şirket borçlarının haricen ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma kapsamında 617.728,00 TL şirkete ait kamu ve özel borçlarının ödediğini, pay satışı öncesinde 3 adet tavuk bakım kümesinin şirket ait olduğunun davalı tarafından söylendiğini, devir sonrası bunun doğru olmadığının ortaya çıktığını, pay devrine ilişkin prosedürün de yapılan ihtara rağmen tamamlanmadığını, pay devir sözleşmesinde davalı ...'ın "şirket genel kurulunun onay vermemesi halinde devralanın menfi ve müspet tüm zararlarını karşılayacağım" şeklinde kabulünün bulunduğunu, ayrıca davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek davalılarının yapılan icra takibine vaki itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasındaki beyanında özetle; davalının kümeslerin şirkete ait olduğunu söylediğini 1.500.000 TL bedelle hisseler için anlaştığını, bu ödemenin banka ve piyasa borçlarına yönelik olduğunu, sözleşmede yazan 150.000 TL bedelin ödenmediğini, davalıya herhangi bir ödeme yapmadığını, şirketin piyasa borçlarını ödediğini belirtmektedir.
Taraflar arasındaki limited şirket pay devrine yönelik sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapıldığı, genel kurulda devre onay verilmesine yönelik karar alınması için 02/08/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile başvurunun yapıldığı, genel kurul tarafından üç ay içerisinde açıkça reddedilmeyen devrin yasa gereği onaylanmış kabul edildiği, dolayısıyla payların davacıya geçtiği anlaşılmaktadır. (TTK 595/1-3)
Bu itibarla, davacının soruşturmadaki dava konusu ödemelerin pay bedeline karşılık yaptığı yönündeki beyanı, paya ilişkin belirlenen hukuki durum karşısında, davacının hissedar olduğu şirket pay bedeli olarak kısmen ödenen miktarı talep ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu halde, ödemelerin dayanağı payların davacıya geçmiş olması, sözleşmedeki davalı ...'ın sorumluluğunun, payın geçişine yönelik olması ve yasa gereği payın geçişinin gerçekleşmesi, pay devrinin iptaline yönelik açılmış davanın bulunmaması karşısında davacının yapıldığı ileri sürülen ödemeler yönünden alacak talep etme hakkının bulunmadığı, mahkemece davanın bu sebeple reddi yerine gerekçede usule ve esasa ilişkin değerlendirme suretiyle gerekçede hataya düşülmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Öte yandan, mahkemenin gerekçesinde usule dair hususlar kamu düzeni sebebiyle usuli kazanılmış hak doğurmayacağından davalının istinafının bulunmadığı incelemede esasa ilişkin gerekçe ile hüküm tesisinin yapılabileceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin kararının gerekçedeki hata sebebiyle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce dava hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle KABULÜNE,
2-Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesinin.... tarih, .... Esas,....sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;
Buna göre;
a-Davanın REDDİNE,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken .... TL harçtan peşin alınan.... TL'den mahsubu ile bakiye...TL harcın davacıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
d-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
e-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 96.659,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
f-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının, davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
c-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran tarafa iadesine,
d-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza