T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 17/03/2022
NUMARASI :
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2021
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2025
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2022 tarih,...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında yumurta alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkili teslim ettiği malların (yumurtaların) irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlemiş ve davalıya göndermiş olduğunu, davalı şirket, almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilin bildirdiği banka hesabına EFT yoluyla toplu şekilde ödemeler yapmakta olduğunu, ancak müvekkili, yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde, ödemelerin eksik yapıldığını, bakiye kalan 38.874,88 TL bedelli teslim ettiği yumurtaların ücretinin kendisine ödenmediğini fark etmiş olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine 38.874,88 TL bedelli borcun tahsili amacıyla Bursa 18. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak, davalı kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, davalı şirket, şirket kayıtları incelemesi neticesinde 20.254,32 TL'lik kısmını ferileri ile ödediklerini bildirdikleri, kalan borçları 18.620,56 TL'lik kısma ve ferilerine itiraz ettiklerinini, davalı taraf borca kısmi olarak itiraz etmiş olmakla taraflar arasında yumurta alım-satıma dayalı bir borç ilişkisinin (sözleşmenin) varlığını kabul etmiş olmakta olduğunu, bu sebeple aralarında borç doğuran bir hukuki ilişkinin varlığını ikrar ettiğini, davalı şirket, hakkında açılan icra dosyasına 18.620,56 TL bedeli elden ödediği gerekçesiyle borca kısmi itiraz etmişse de teslim edilen malların bedelini daha önce yaptığı ödemeler gibi müvekkili banka hesabına göndermesi gerektiğini basiretli bir tacir olarak bilmesi ve buna göre ödemeyi banka aracılığı ile yapması gerekmekte olduğunu, müvekkili tarafça her ne kadar arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, anılan bu sebeplerle; davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen, davalı tarafın yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacı üzerinde olduğu, mahkemece delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı firma tarafından davalı şirkete düzenlenen faturaların davacı firmanın ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket
tarafından BA formu ile alış bildirildiği,
davalı şirket tarafından, davacı firmaya düzenlenen e-arşiv faturaların davalı
şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı firmanın defterlerinde sadece 10/09/2020 tarih
1.556,59 TL faturanın kayıtlı olduğu, davalı tarafından, takip tarihinden sonra davacı firmaya düzenlenen e arşiv
faturaların ve iade malların davalı tarafından, davacı firmaya teslimi ile ilgili bir belge sunulmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinde takip tarihinde 20.227,31 TL borçlu gözüktüğü, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacı firmaya yapılan toplam 19.000,00
TL nakit ödemeler ile ilgili sunulan tediye makbuzlarında ödemeyi alan Selçuk Boyabatlı'nın SGK yazı cevabından davacı firma çalışanı olmadığı, davacı firmanın, davalı şirketten takip tarihinde 41.392,13 TL alacaklı olduğu,
taraf ticari defterleri arasındaki farkın, davacı firma defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 19.000,00 TL nakit ödeme ile davalı şirket tarafından davacı firmaya düzenlenen 10.09.2020 tarih
1.556,59 TL fatura dışındaki faturalardan kaynaklı olduğu, davacı firma tarafından 38.874,88 TL üzerinden takip yapılmış olduğu, davalı şirketin icra takibine konu olan 38.874,88 TL borcun 20.254,32 TL'sini kabul ettiği,
davacı tarafından kalan 18.620,56 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, davalı şirket tarafından davacı firmanın banka hesabına yapmış
olduğu ödeme dışında, ödemeye ilişkin başka bir belge de sunulmadığı, anlaşılmakla, mahkemece dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile, Bursa 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan kısmi itirazın iptaline, icra takibinin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca, alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla davalı-borçlunun itirazın iptali davasına konu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; toptan ve perakenden gıda ürünlerinin satışıyla iştigal eden müvekkili şirket ile kendisini davacının ortağı olarak tanıtan ... arasında, 2020 yılı Temmuz ve Ekim ayları döneminde toptan yumurta alım satımı şeklinde ticari ilişki yaşandığını, bu ticari ilişki kapsamında ....ı isimli kişi, kendisine ait Osmangazi V.D.'nin ...numaralı mükellefi "..." isimli firma adına düzenlenmiş sevk irsaliyeleriyle, (61 adet) kolilerle müvekkili şirkete yumurta satışı ve teslimi yaptığını, ancak bu şekilde .... adına düzenlenmiş sevk irsaliyeleri ile teslimi yapılan ürünler, davacıya ait firma adına müvekkili şirkete fatura edildiğini, davacı tarafından müvekkiline fatura edilen ve tamamı .... aracılığı ile müvekkiline teslim edilen malların toplam değeri KDV dahil 492.948,72 TL olup, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, bu ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davacının banka hesaplarına toplam 450.000,00 TL ödendiğini, yine 14/07/2020 tarihinde 5.000,00 TL, 16/07/2020 tarihinde 5.000,00 TL, 30/10/2020 tarihinde 5.000,00 TL ve 01/11/2020 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere, toplam 19.000,00 TL'yi ise ürünleri kendi firması adına müvekkiline teslim eden ....'ya makbuz karşılığında ödediğini, söz konusu makbuzlar, davacı adına oluşturulan firma kaşesi üzerine, bütün ürünlerin teslimini yapan Selçuk Boyabatlı tarafından ismi yazılarak imzalandığını, ancak Selçuk Boyabatlıya makbuz karşılığında yapılan bu ödemeler davacının ticari kayıtlarında yer almadığını, yine müvekkili şirket tarafından davacı adına toplam 3.694,32 TL tutarındaki 6 adet e-arşiv iade faturaları düzenlendiğini, bu iade faturalarından yalnızca 10/09/2020 tarihli, 1.556,59 TL miktarlı faturanın davacının kayıtlarında yer aldığını, taraflar arasındaki ihtilafın müvekkili tarafından davacı hesabına ve fakat kendi firması adına düzenlemiş olan sevk irsaliyeleri ile malları teslim eden Selçuk Boyabatlı'ya makbuz karşılığında yapılmış olan (toplam 19.000,00 TL tutarındaki) ödemelerin davacı yanca kabul edilmemesinden ve müvekkili şirketçe davacı adına düzenlenmiş olan bir kısım iade faturalarının davacı kayıtlarından yer almamasından kaynaklandığını, müvekkili tarafından davacı firma hesabına yapılan toplam 19.000,00 TL tutarındaki ödemelere ilişkin 4 adet makbuzda imzası bulunan ...........isimli kişinin, davacı firma tarafından 14/05/2020 tarihli dilekçe ekinde 3 numaralı delil olarak dosyaya sunulan sevk irsaliyeleri ile davaya konu faturalarda yazılı tüm ürünleri davacı firma adına müvekkil firmaya teslim eden kişi olduğunu, her ne kadar ........ı'nın davacının çalışanı olduğuna dair herhangi bir resmi kayıt bulunmasa da, davacı tarafından müvekkiline satılan tüm ürünlerin adı geçen kişinin firması adına düzenlenmiş 61 adet sevk irsaliyesi ile onun tarafından müvekkilimize teslim edildiği, ve esasında tüm ticari ilişkilerin ......... ile müvekkili firma arasında cereyan ettiği dikkate alındığında, davacıya ait firma adına düzenlenmiş kaşe üzerine adı geçen kişi tarafından atılan imzalar ile 19.000,00 TL tutarındaki alacağın davacı adına tahsil edildiğine herhangi bir şüphe bulunmadığını, alacağın likit olmadığı, müvekkili şirketin itirazlarının haklı bir sebebe dayandığı ve alacağın var olup olmadığının yargılamayı gerektirdiğinin açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından, 25/11/2020 tarihinde, 38.874,88 TL miktar asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından borcun 20.254,32 TL'sinin kabul edildiği, 18.620,56 TL'lik kısmına itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; davalı şirketin ticari defterlerinde takip tarihinde; davalı şirketin davacı firmaya 21.624,28 TL borçlu gözüktüğü, 25/11/2020 tarihinde ise; 20.227,31 TL borçlu gözüktüğü, davalı şirketin icra takibine konu olan 38.874,88 TL borcun 20.254,32 TL'sini kabul ettiği, davacı tarafından kalan 18.620,56 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, davalı şirket tarafından davacı firmaya toplam 19.000,00 TL nakit ödemeler ile ilgili, davalı şirket tarafından herhangi bir belge sunulmadığı belirtilmiş, mahkemece itiraz edilen asıl alacak miktarı (18.620,56 TL) üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme makbuzlarında davacı adına ödemeyi teslim alan kısmında Selçuk Boyabatlı isim ve imzasının yer aldığı, sevk irsaliyelerinde Selçuk Boyabatlı'nın antenti olduğu, vergi numarasınında yazılı olduğu, davacının satışa konu yumurtayı ............ üzerinden tedarik ederek onun vasıtasıyla davalıya teslim ettiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından davacı ile arasındaki ticari ilişkinin inkar edilmediği, ödeme iddiasında bulunulduğu, davalının ödemeyi......ı'ya yaptığı, dosyada ....'nın davacı adına tahsilat yapma yetkisinin olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, davalının 19.000,00 TL'lik ödeme iddiasını ispat edemediği, dava konusu alacak faturaya dayalı olup, likit, bir başka deyişle belirlenebilir olduğu, mahkemece icra inkar tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğu, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.271,98 TL istinaf karar harcından peşin alınan 310,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 961,98 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)