T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2022
NUMARASI :
DAVACI :
DAVALI :
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
Davalı ... vekili ve davalı .... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 07/03/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının malul kaldığını,Davalı ...Ltd Şti yolcu taşıması yaptığını, Yolcu taşıma hizmetinin dava dışı ...İş sendikası tarafından düzenlenen sendikal gezi kapsamında gerçekleştirildiğini, diğer davalı ...n'ün aracın şoförü olduğunu, davalı sürücünün kullandığı aracın tek taraflı olarak trafik kazası gerçekleştirdiğini, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, Davalı ...A.Ş 'nin kazaya neden olan aracın ZMMS sigorta şirketi olduğunu, davalı ... A.Ş. ' nin ise kasko sigortacısı olduğunu, müvekkilinin tedavisi İnegöl Devlet Hastanesi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Romatem Fizik Tedavi, Ankara Özel Bayındır Hastanesi, Hacettepe Üniversitesi El Cerrahi Bölümü, Yıldırım Doruk Hastanesi, Medicabil ve Çekirge Devlet Hastanelerinde yapıldığını, davacı için maluliyet tazminatı ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti vekili; kazada kusur durumunun araştırılması gerektiğini, karayollarının da kusurlu olduğunu, davanın Türk Metal Sendikasına, Karayolları Genel Müdürlüğüne ve ...A.Ş.'ye ihbarı ile adı geçen şirketler ve sendikanın davacı yana herhangi bir ayni ya da nakdi yardım yapıp yapmadığı hususunun yazı ile sorulması gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı...; kazada yol durumunun etkili olduğunu kendisinin kusurlu olmadığını, karayollarının da kusurlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili; kazada kusur durumunun ve maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, sorumluluğun teminat limiti ile sınırlı olduğunu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmişlirdir.
Davalı .... AŞ vekili; kazada kusur durumunun ve maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, sorumluluğun teminat limiti ile sınırlı olduğunu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmişlirdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu, ceza dosyasına göre sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, yeniden rapor alınması gerekmediği, davacının kusurunun bulunmadığı, davalıların sorumluluklarının ayrı ayrı belirlendiğini, sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davalıların tedavi ve yol giderinden de sorumlu oldukları, davacının %46 oranında malul kaldığını, manevi tazminat talebinin kabulünün gerektiğini, maddi tazminat istemlerinin aktüerya bilirkişi raporuna göre hesaplandığını, tüm bu hususlar göz önünde tutularak,
-Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne 1.344.902,54 TL Sürekli sakatlık tazminatı , 34.687,50 TL Bakıcı gideri , 4.380,00 TL Tedavi ve Yol gideri olmak üzere toplam 1.383.970,04 TL maddi tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine
-Alacağa davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 09.05.2018 Tarihinden itibaren davalılar ... ltd. Şti. Ve ... yönünden kaza tarihi olan 07.03.2017 Tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına
-Davalı ...A.Ş 'nin sorumluğunun sürekli sakatlık tazminatı için her iki poliçe limiti olan 310.000,00 TL ve 175.000,00 TL Olmak üzere toplam 485.000,00 TL ile tedavi gideri klozu olarak ayrıca belirtilen 310.000,00 TL ve 175.000,00 TL Olmak üzere toplam 485.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına , Davalı... A.Ş'nin sorumluluğunun zorunlu sigortaların tükendiği kısımdan başlamak üzere 50.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına
-Davacının manevi tazminat isteğinin kısmen kabulüne, 80.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılar.. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine
-Alacağa davalı ...A.Ş yönünden dava tarihi olan 09.05.2018 Tarihinden itibaren davalılar İlyas Kılıç Turizm ltd. Şti. Ve Mehmet Tüzün yönünden kaza tarihi olan 07.03.2017 Tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına
-... A.Ş'nin sorumluluğunun manevi tazminat klozu olan 137.500,00 TL ile Sınırlı tutulmasına manevi tazminattan fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ....A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğunu, dava öncesi yapılan başvurunun eksik evrak olması nedeniyle usule aykırı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun ferdi kaza yönetmeliğine göre yapılması gerektiğini, erişkinlere özgü yönetmeliğe göre hazırlanan rapora itibar edilemeyeceğini, maluliyetin artmasına etki eden iddiaların mahkemece dikkate alınmadığını, bakıcı, tedavi ve yol giderleri taleplerinin teminat dışı olduğunu, sgk sorumluluğunda olduğunu,ayrıca tedavi gideri, yol gideri ve bakıcı giderinin davacı tarafından ispatlanamadığını, poliçe limiti ve maluliyete göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ıslaha konu edilen miktar için ıslah tarihinden faiz talep edilebileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin kazaya karışan aracın kasko sigortacısı olduğunu ihtiyari mali mesuliyet sigorta kapsamında manevi tazminat sorumluluğunun kaza başına 137.500,00 TL olduğunu, çok fazla başvurunun yapıldığını ve dava açıldığını, garameten paylaşım yapılması gerektiğini, yapılan ödemeler sonrası limitin tükendiğini, davacının usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını, zararın öncelikle zmms sigortasından tahsilinin yapılarak limit tükendikten sonra davalıya gelinebileceğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacının, üyesi bulunduğu davalı ...ı'nın Ankara ilinde organize ettiği sendikal faaliyete katılmak için yolcu olarak bulunduğu ....plaka sayılı aracın 07/03/2017 tarihinde İnegöl ilçesi sınırlarında karıştığı tek taraflı kaza neticesinde yaralandığı, kazaya karışan aracın sürücüsünün davalı ...., malik ve işleteninin ...Tic. Ltd. Şti, trafik sigortacısının ..... A.Ş. kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının davalı....A.Ş. olduğu, davacının eldeki dava ile; kaza neticesinde maluliyetine dayalı iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, mahkemece davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek alınan maluliyet ve aktüer bilirkişi raporu uyarınca; geçici iş göremezlik tazminatının tüm davalılar yönünden kabulüne, manevi tazminat isteminin ise, sürücü, malik (işleten) ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından tahsiline karar verilmiştir.
1-Maddi Tazminata ilişkin istinaf istemleri yönünden yapılan inceleme de;
Geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olması, haksız fiile dayalı tazminat isteminde ıslah ile artırılan tutara dahi temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün olduğundan, mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık yoktur.
Davacının, kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olamayacağı gözetildiğinde mahkemece kusura ilişkin rapor alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).Somut olayda, davacı kazalı yönünden düzenlenen raporun ilgili yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği görülmekle birlikte, hesaplama ve hükme esas alınan raporlarda kazalının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, ancak mahkemece bakıcı giderine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59 maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesinde, SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; TBK 54 maddesi ile KTK 98 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı giderine ilişkin zarar ile geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, bakıcı gideri de poliçe kapsamındadır (Yargıtay 4 HD 2021/13507 E- 2022/7004 K sayılı ilam).
Davacının, uğranılan cismani zarar nedeniyle doğan bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı giderinin doğru tespiti açısından, bakım ihtiyacının boyutunun belirlenmesi önem arz etmektedir.
Mahkemece davacının, işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) ile ilgili Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ek rapor aldırılarak davacının kaza sonucu yaralanması ve maluliyeti nedeniyle geçici süreli yada sürekli olarak bir başkasının bakımına ihtiyacı olup olmadığının tespit edilmesi ile oluşan sonuca göre bakıcı gideri hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bakıcı gideri hakkında hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Tedavi ve yol giderlerine ilişkin istinaf istemlerinde ise, belgeli sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olacağı, belgesiz tedavi gideri ve yol gideri 4.380,00 TL olup, sunulan bilgi ve belgelerle yaralanmanın niteliği ile uyumlu olduğu, TBK 50 maddesine uygun düştüğü anlaşılmakla bu kalem yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
2-Manevi Tazminata ilişkin davalı ...A.Ş.'nin istinaf istemleri yönünden yapılan inceleme de;
6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Eldeki uyuşmazlıkta; kazanın oluş şekli, kusur durumları ve davacının maluliyeti, kaza nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap, yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı için 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olaya uygun düşeceği kanaatine ulaşılmış ve manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı KTK'nun 96. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerin tazminat taleplerinin, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulması gerektiği" hükme bağlanmıştır.
KTK'nun 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Somut olayda; davacının yolcu olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında birden fazla yolcunun yaralandığı, davalı sigorta şirketinin İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile manevi tazminat taleplerini kapsama alarak 137.500,00 TL tutarlı tek poliçe limiti belirlediği, bu halde, olayda çoklu zarar olup poliçe limiti itibariyle, başka başvurular olması halinde yukarıda açıklandığı üzere KTK.nun 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiği gözetilerek davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ve açılan davalar araştırılarak, varsa ilgili hasar dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları, dava dosyalarının getirtildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davalı sigorta şirketi yönünden yazılı şekilde manevi tazminata yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalıların istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ....A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2025
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)