T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ... MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 02/09/2024
NUMARASI : ...
DAVACILAR : 1-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1 -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2 -...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Yargılanmanın Yenilenmesi
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2025
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ..., yönetim kurulu oluşturulamaması nedeniyle Bursa... Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosyası ile müvekkillerinin de hissedarı olduğu ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (VKN:...)'ye kayyım atanması ve şirketin feshi talepli davayı ikame ettiğini, yargılama süresince bahse konu şirketin davada temsili ve idaresi için SMMM ... ... yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verildiğini, davacıların ise söz konusu dosya kapsamında tüm fer'i müdahil olarak kabul edildiğini, yerel mahkeme kararı hakkında davanın asıl taraflarınca istinaf/temyiz başvurusunda bulunulmadığını taraflarınca istinaf ve temyiz başvurusunda bulunulduğunu ancak başvurularının reddedildiğini, şirket ortağı davalının hükme tesir eden hileli davranışları ve kayyım ... ... ile anlaşmak suretiyle sergiledikleri hileli davranışları sonucunda davalı şirket ... ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. aleyhine, dolayısıyla şirketin ortağı ve alacaklısı konumunda bulunan davacılar aleyhine bir karar tesis edildiğini ileri sürerek HMK madde 376 uyarınca Bursa...Mahkemesinin .../... esas sayılı dava dosyasında verilen hükmün iptali ile yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gerçeği yansıtmayan iddiaları ile şirketin tasfiye süreçlerini geciktirmek amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, gerek müvekkillerinin gerekse de dava dışı ... ... hiçbir hileli işlemi bulunmadığını, hükmün iptalinin talebi için davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olmadığı gibi, esas yönünden de hileli işlemler söz konusu olmadığını, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Mahkememiz dosyasının öninceleme aşamasında olduğu, dava dilekçesinde belirtilen gerekçeler ve dosyanın bulunduğu aşama itibarıyla davacıların davasında haklı olduklarına dair yaklaşık ıspat koşulu oluşmadığından davacılar vekilinin tedbiren hükmün icrasının geri bırakılmasına, yargılama süresince davalı Tasfiye Halinde ... ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. firmasına yönetim kayyımı atanmasına, yargılama süresince telafisi imkansız sonuçlarının doğmaması adına tedbiren tasfiye işlemlerinin durdurulmasına dair taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; delillerinin değerlendirilmediğini, dosyaya sundukları ses kaydının dinlenmediğini, dinlenmiş olması halinde iddialarının doğruluğunun anlaşılacağını, kararda buna dair bir değerlendirme yapılmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde; hukuka aykırı delillere itibar edilemeyeceğini, aksi halde dahi süresinde sunulmayan delillere muvafakatlarının olmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, yargılamanın yenilenmesine konu hükmün icrasının durdurulması, şirkete yönetim kayyımı atanması ve tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu Bursa ... Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı dosyasında kesinleşen yargılamanın HMK 376 maddesi uyarınca yenilenmesine ilişkin olup, bu kapsamda yargılamanın yenilenmesine konu hükmün icrasının durdurulması, şirkete yönetim kayyımı atanması ve tasfiye işlemlerinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinde bulunulmuş, mahkemece yaklaşık ispat koşulları yerine gelmediğinden ara kararla ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyada yapılan incelemede; Bursa ... Mahkemesi'nin .../... E. .../... K. Sayılı kararında, davanın kabulü ile davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6855 E. 2024/30 K. sayılı 08/01/2024 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararının 08/01/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacılar vekili delil olarak sundukları ses kaydının değerlendirilmediğini beyan etmektedir. Uyaptan yapılan incelemede, mahkemece tutulan 05/09/2024 tarihli tutanakta, usb bellek içerisinde ses kaydına rastlanılmadığı, boş olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacılar vekilinin, davalı şirket yetkilisinin ve kayyım olarak atanan mali müşavirin birlikte hareket ederek hileli işlemlerle şirkete ve davacılara zarara verdikleri, haklarında soruşturma ve yargılama dosyaları açıldığını, bu nedenle yargılamanın iadesi koşullarının oluştuğunu, davacıların daha fazla zarara uğramamaları ve ileride telafisi güç zararlarının oluşacağından bahisle tedbir talebinde bulunduğu, buna dair kayyıma ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının dosyaya sunulduğunu ancak değerlendirilmediğini iddia ettiği, ancak dosyaya ses kaydı olarak sunulan usb bellekte herhangi bir ses kaydının olmadığının mahkemece tespit edildiği, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı, bu itibarla ilk derece mahkemesince davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacıların istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
16/01/2025
....
Başkan
...
e-imza
...
Üye -...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza