T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2...
KARAR NO : 2...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
DAVACI : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...UETS
DAVALILAR : 1 -... - ... -... Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ : Av. ...
...
: 2-... - ... - ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : 1...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin ...tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... aleyhine Bursa. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalılarla 20/12/2021 düzenleme tarihli, keşidecisinin davacı ..., lehtarının davalı ... ve cirantasının davalı ... olduğu 575.000 USD meblağlı senetten veya başkaca bir ticari ilişki, alacak borç vs. olmadığını, davalıların danışıklı ve iştirak halinde hileli eylemler neticesinde ve nitelikli dolandırıcılık suçu işleyerek müvekkilinden işbu senedi aldıklarını, müvekkilinin ... ilçesi, ... köyünde oğlu ve gelini ile birlikte yaşadığını, unutkanlığı olan, gözleri iyi görmeyen ve kendi başına da ihtiyaçlarını karşılayamayan 87 yaşında yaşlı ve ayrıca murislerinden kendisine kalan birçok taşınmazı olan bir kişi olduğunu, davalılar hakkında danışıklı hareket ettiklerine dair birçok soruşturma, ceza ve hukuk dosyalarının mevcut olduğunu, dava konusu senedin, nitelikli dolandırıcılık, hileli eylemlerle sahte imza vs suçları neticesinde müvekkili ...'ın elinden aldığı bahsiyle Bursa . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığın belirterek Bursa . İcra Müdürlüğünün 2023/ Esas sayılı takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazıyla birlikte açılan davayı kabul etmediklerini, senedin müvekkilinin ticari ilişki içerisinde bulunduğu ...'ün borcu sebebiyle alındığını, davacı tarafından açıkça imza inkarı yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...cevap dilekçesi ile; açılan davayı kabul etmediğini, davacı ile kendisine ait arazinin 11.000.000,00 TL'ye alımı konusunda anlaştığını, tapu devri yapılmadan önce kendisinden parayı alacaklarını söylediklerini, kendisine 575.000 Amerikan Doları elden ödeme yaptığını ve tapu müdürlüğünden randevu aldıklarını, tapu devri öncesinde doların çok ciddi düşüşe geçtiğini ve bu yüzden davacının dolar düştüğü için yeri satmaktan vazgeçtiğini söylemesi üzerine kendisinin kabul etmediğini ve aralarında anlaşmazlık çıktığını, davacıya elden verdiği parayı geri istediğinde ise kendisine davaya konu senedi verdiğini, senedi de bizzat yanında imzaladığını, hatta daha sonra senet bedeli yüksek olduğundan dolayı senet teslim belgesini de imzaladığını, diğer davalıyla aralarındaki ticarete karşılıkta senedi ...'e verdiğini, borcunu ödeyemediğinden dolayı diğer davalı olan ...'in senedi icraya koyduğunu belirterek davacının davasının reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, menfi tespit davası da zorunlu arabuluculuğa tabi olup, zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile; Mahkemece davanın usulden reddi kararıyla birlikte lehlerine icra inkar tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap ve istinaf dilekçesi ile; davalının icra inkar tazminatı talebinin yerinde ve yasaya uygun bir talep olmadığını, ayrıca dava konusu senedin "sahtecilik, dolandırıcılık ve hileli eylemler neticesinde" müvekkilinden alındığını, bu şekilde elden çıkan bir senetten dolayı arabuluculuğa gitmeye zorlanmanın yasanın amacına aykırı olduğunu tedbirin devamı gerektiğini belirterek davalı istinaf talebinin reddine yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan takip konusu senedin hile ile düzenlendiği iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Bu itibarla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda unsurları ile birlikte düzenlenen bonoya dayalı eldeki dava, aynı Kanunun 4/1-a madde hükmü uyarınca ticari dava niteliğindedir. Öte yandan, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının yukarıda yapılan yasal değişiklik sonrası dava şartı olarak kabul edilmesi ve davanın açılış tarihi itibariyle yasal değişikliğin yürürlükte bulunması sebebiyle yerel mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğuna dayalı usulden redde dair hükmün isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, İİK 72. maddesi uyarınca "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde olup, somut uyuşmazlıkta mahkeme kararının arabuluculuk dava şartına yönelik usuli kararı niteliğinde olması, uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette bulunmaması ve dolayısıyla yasa maddesi anlamında "davanın alacaklı lehine neticelenmesi" durumunun bu aşamada belirlenmiş olmaması karşısında davalının icra inkar tazminatı nedenli istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davalı ... alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden taraflara iadesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza