T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO :....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI :...Esas,....
KARAR TARİHİ : 21/04/2021
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
...
DAVALI : ... (...)
...
VEKİLİ : Av. ...
..
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davacı kooperatifin üyesi olan davalının genel kurul kararları gereğince ödemesi gereken aidatları ödemediğini bu sebeple kooperatifin 16.772,55 tl alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için Bursa 11. Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, genel kurul kararına karşı Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın borca itiraz için gerekçe olamayacağını ileri sürerek itirazın iptalini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, takipe dayanak yapılan genel kurul kararına karşı Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, Bu davanın sonucunun eldeki davayı doğrudan etkilediğini bu sebeple davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, aidat borcunun hukuki dayanağı bulunmadığını, genel kurul kararı olmaksızın aidat artışı yapıldığını, genel kurulun yetkisinde olan aidat belirleme konusunun Kooperatif yönetim kurulunca belirlendiğini, henüz gerekçeli karar yazılmamış olmakla beraber genel kurul kararının kısmen iptal edildiğini ileri sürerek davanın reddini, davacı tarafın haksız takip tazminatını mahkum edilmesini talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında davacı kooperatifin 05.04.2015 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının iptali için dava açılmış olup dava sonunda 19.10.2016 tarihli ve 2016/1067K. sayılı ilamı ile kısmen kabul kısmen red kararı verildiği, huzurdaki dava konusu tahsili talep edilen aidatların düzenlendiği gündemin 7. Maddesinin iptaline yönelik davalının talepleri reddedilmiş olduğu, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2017 tarihli ve .. E. -...K. sayılı ilamı ile huzurdaki dava konusu aidatların düzenlendiği 7. Maddeye ilişkin olarak: "Yine gündemin 7.maddesinde alınan yüklenici ödemeleri için normal dairelerden 25.000.-T, dubleks dairelerden 15.000.-TL ortak ödenti alınması yönündeki kararın da kooperatifin tasfiye halinde olması nedeniyle aidat istenemeyeceği yönündeki itirazın hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu itirazın da reddi doğru olmuştur." şeklindeki karar ile de dava konusu aidatların düzenlendiği 7. Maddenin iptaline ilişkin taleplerin reddine karar verildiği, Taraflarca yapılan temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiş ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/1286E. - 2020/1446 K. sayılı ilamı ve bu doğrultuda Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı dosyası ile yeniden yapılan yargılama ile dava konusu aidatların düzenlendiği 7. Maddenin iptaline ilişkin talepler reddedildiği, kooperatif kayıtları üzerinde incelemeler yapıldığı, bilirkişi raporunda kooperatifin takip tutarı kadar alacaklı olduğu ifade edildiği, bu nedenle takipte davacı tarafın 14.520,00 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu kanaatine varıldığı, mahkemece davacı tarafın takipte işlemiş faiz talep etmesinde haklı olmadığı kanaatine varıldığı, şöyle ki; genel kurulda ortak ödentilerden faiz alınacağı kararlaştırılmadığı gibi; ödentinin ne zaman , nasıl, kaç taksitte tahsil edileceğine dair de bir karar alınmadığı, icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; takip tarihinde açılmış takip konusu alacağın dayanağını oluşturan genel kurul kararının iptaline dair dava olduğu gözetilerek alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile Bursa 11.İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 14.520,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, yasal şartları oluşmadığı kanaatiyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; gerekçeli karar ile genel kurulda ortak ödentilerden faiz alınacağının kararlaştırılmadığı, ödentinin ne zaman, nasıl, kaç taksitte tahsil edileceğine dair de bir karar alınmadığı gerekçe gösterilerek takipte işlemiş faiz talep edilmesinin haklı olmadığı kanaatine varılarak faiz yönünden red kararı verildiğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda, ödemelerini geç yapan ortaklara gecikme bedeli yürütüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte, kooperatif ortaklarının ödemelerini geciktirmeleri halinde Kooperatifler Kanununun 23. maddesi çerçevesinde genel kurulca kararlaştırılmak kaydıyla Borçlar Kanununa uygun olarak gecikme faizi alınması mümkün bulunduğunu, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23/6. maddesine göre, genel kurulun, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları belirleme yetkisi bulunmakta olduğunu, kooperatif genel kurul toplantılarında ödemelerini süresinde yapmayan üyelerin aylık % 1.5 yıllık % 18 gecikme faizi ödeyeceği açıkça belirlenmiş olup belirlenen gecikme faizi yasa ve yerleşik içtihatları doğrultusunda belirlendiğini, 24.05.2014 tarihli genel kurulda aidat ödemelerini zamanında yapmayan üyelere aylık % 1.5 gecikme zammı uygulanmasına oy birliği ile karar verildiğini, gerekçeli kararda icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede takip tarihinde açılmış takip konusu alacağın dayanağını oluşturan genel kurul kararının iptaline dair dava olduğu gözetilerek alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, oysaki aidat ve faiz oranları kooperatif genel kurulunda belirlendiğine göre, davalı kooperatif tarafından davacının alacağının bilinmesi ve hesap edilmesi imkan dahilinde olup likit alacak niteliğini kazanan alacak için, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ... E. -... K. sayılı ilamının istinaf sebeplerimiz doğrultsunda kaldırılmasına ve faiz ve icra inkar tazminatı yönünden de davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi .... E sayılı dosyası beklenilmeksizin karar verilmiş olması hatalı olduğunu, davacı/ alacaklı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde alınan genel kurul kararına dayanarak aidat alacağına ilişkin icra takibi başlatılmış olması haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda genel kurulda belirlenen ödentinin aidat olarak değerlendirilmesi tamamen hatalıdır. Zira davacı kooperatifin diğer genel kurullarında açıkça aidat belirlenmiştir. Bu nedenle kararlaştırılan ödentinin aidat olarak kabul edilip, buna istinaden aidat alacağına ilişkin takip yapılması ve buna ilişkin faiz işletilmiş olmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidat alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava konusu alacağa dayanak olan davacı kooperatifin 05/04/2015 tarihinde yapılan genel kurulunun 7.maddesinde; yapı kullanma izni alınması için Vergi Dairesi, Kadastro ve Tapu Daireleri ve Yüklenici ödemeleri için normal dairelere 2.500,00 TL, dubleks dairelere de 15.000,00 TL ortak ödenti alınmasına oy çokluğu ile karar verildiği, davalının aralarında olduğu bir kısım üyeler tarafından, anılan genel kurulda alınan kararların iptali için Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/577 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; (3) ve (5) no'lu maddelerin iptaline, diğer maddeler yönünden talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı kooperatif ile davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi tarafından 23/01/2017 tarih 2017/40 Esas 2017/41 sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı kooperatifin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; genel kurulun (3) no'lu kararının iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu kez bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve ...E. - ...K. sayılı ilamı ile davacılar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, 5. gündem maddesine ilişkin davalı kooperatifin temyiz sebepleri haklı görülerek kooperatif lehine bozulmasına karar verildiği, bozma kararı uyarınca Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ... E. -.... K. sayılı ilamı ile davacıların davasının reddine karar verildiği dosya kapsamından sabit olmakla; aidat alacağına dayanak olan genel kurul kararının iptali davasının sonuçlanarak kesinleştiği anlaşıldığından bu yöndeki davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.
2)Davacı vekilinin faiz talebinin reddine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nın 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00 TL olmuştur.
Mahkemece; reddedilen ve istinaf incelemesine konu edilen miktar 2.252,55 TL olup bu miktar ve bu miktara bağlı feri hüküm (vekalet ücreti) karar tarihi itibarı ile HMK'nın 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince hükmün reddedilen kısmı kesin niteliktedir.
Karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davacı vekilinin faize ilişkin reddedilen miktara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
3)Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava konusu kooperatif aidat alacağı likit ve hesaplanabilir olduğundan dosya davacısı kooperatif lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davalının takibe itirazının asıl alacak 14.520,00 TL üzerinden devamına asıl alacağa takip tarihinden yıllık %18 oranına faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 2.904,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile Bursa 11.İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında davalının takibe itirazının kısmen kabulü ile, takibin 14.520,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden yıllık %18 oranına faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-)Asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 2.904,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-) Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 991,86 TL harçtan başlangıçta alınan 202,58 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 789,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-) Davacı tarafça yapılan 231,78 TL harç, 507,00 TL yargılama gideri toplam 738,78 TL'nin kabul red oranına göre 639,56 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.252,55 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-) Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davacıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
III-) İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan başvurma harcı 162,10 TL ve 27,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 189,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
IV-) İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
V-) Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
....
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
....
Katip
...
¸e-imzalıdır