T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .... - .....
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE :...
ÜYE :..
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/04/2019
NUMARASI :...Esas - ... Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-........
2.............
VEKİLİ : Av. .........
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2019 tarih, ...Esas ve .... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı .... arasında 01/11/2014 tarihli mola yeri sözleşmesine dayalı olarak ticari iş ilişkisi kurulduğunu, diğer davalı ....i'nin ise sözleşmenin garantörlüğü konumunda olduğunu, davalılardan bu kapsamda sözleşme ve 8 adet faturadan kaynaklanan cari hesap borcunun ödenmediğini, borcun tahsili için Bursa 17. İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, ancak davalıların yetkiye ve borca itiraz ettiklerini, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalıları icra müdürlüğünün yetkisine ve borca ilişkin yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil davalı ...i'nin diğer davalı müvekkili ... A.Ş'nin ticaret sicil kayıt örneğinden de anlaşılacağı üzere takibe dayanak yapılan 01/11/2014 tarihli mola yeri sözleşmesinin ne şirket yetkilisi ne de garantör ve sair sıfatla imzalamadığını, iddia olunan sözleşmenin 01/11/2014 ile 01/11/2015 tarihlerini kapsadığını, 01/01/2015, 01/02/2015, 28/02/2015, 15/03/2015, 31/03/2015 tarihli faturalar toplamı 20.080 TL bedelli faturanın müvekkilinin ticari kayıt ve defterlerine kaydedildiğini, ancak söz konusu fatura bedelinin de müvekkili tarafından Garanti Bankası dekontu ile 23/10/2014 tarihinde ödendiğini, ancak davacı yanca iade olunduğunu, Mart 2015 tarihinden sonra alacaklı firmaya ait otobüslerin müvekkili ... A.Ş'ye ait tesiste mola vermediğini ve konaklamadığını, sözleşmeye aykırı davranan alacaklının taraflar arasındaki şifahi anlaşmaya aykırı davrandığını, taraflar arasındaki geçerli ve yazılı bir yetki sözleşmesi de bulunmadığından Bursa İcra Müdürlüğü yetkili olmadığını, bu nedenlerle öncelikle icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın kabulünü, ayrıca yargılamanın Manisa Asliye Ticaret mahkemelerinde görülmesine, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile müvekkiller aleyhine başatılan haksız ve kötü niyetli takibin iptalini ve davacı alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Taraflar arasında 01/11/2014 Mola yeri sözleşmesi akdedildiğinin görüldüğü, davalılar sözleşme altındaki imzanın kendilerine ait olmadığını itiraz etmeleri üzerine grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından imza incelemesi kararı alındığı, gerekli masrafı yatırmak üzere davalılara verilen kesin süreye rağmen masraf yatırılmadığından imzaların kendilerine ait olmadığı iddialarını ispat edemedikleri, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirikişisi tarafından yapılan inceleme sonucu mahkemece yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli raporlara göre, davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, takibe konu faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, son faturanın kesildiği 31/05/2015 tarihi itibari ile davacının 36.360 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise 6 adet 20.080 TL miktarlı fatura kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin bir ödeme kaydının mevcut olmadığı, sonuç itibari ile davacının davalıdan birbirleri ile uyumlu kayıtlar sonucu 20.080 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının Bursa 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 20.080,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek yıllık %10,5 oranında ve değişen oranlarda ticari faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 20.080,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararı reddedilen kısım yönünden istinaf ettiklerini, bilirkişi rapor ve ek raporundu otobüs firmasının otobüslerinin 12/11/2014 günü, saat 19:00 'dan itibaren 31/05/2015 günü saat 19:00'a kadar mola yapmak için davalının tesisine gelmeleri ve mola yapmaları neticesinde aradaki ticari ilişkinin tespit edildiği, davalılardan ... 'nin sözleşmenin düzenlendiği tarihte şirketi münferiden temsile yetkili olduğu ve müvekkil şirket tarafından sunulan defterler ve cari hesap ekstreleri incelendiğinde davalının son fatura kesildiği (faturalara yasal 8 günlük süre içinde itiraz edilmediği) 31/05/2015 tarih itibari ile 36.360,00 TL cari hesap borcunu ödemediğinin tespit edildiği, davalı tarafın defterlerinin hatalı ve eksik tutulduğundan mahkeme tarafından hatalı davalı ticari defter ve kayıtları doğrultusunda hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirterek, Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak gösterilen 15/03/2018 tarihli Bilirkişi Raporunun yalnızca davacı yanın defterlerine yönelik yapılan inceleme neticesinde düzenlendiğini, rapora itiraz ettiklerini, müvekkillerin karşı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, usulüne uygun tutulmayan defterlerde tek taraflı inceleme yapıldığını, Mahkemece itirazların hiçbir aşamada değerlendirilmediğini, eksik incelemeye dayalı şekilde hatalı tanzim edilen raporun hükme esas alındığını,
Ayrıca; 01/01/2015, 01/02/2015, 28/02/2015, 15/03/2015, 31/03/2015 tarihli faturalar toplamı 20.080 TL bedelli faturanın müvekkilinin ticari kayıt ve defterlerine kaydedildiğini, ve söz konusu fatura bedelinin de müvekkili tarafından Garanti Bankası dekontu ile de 23/10/2014 tarihinde ödendiğini, ancak davacı yanca iade olunduğunu, bu durumun dahi davacı yanın Mart 2015 tarihinden itibaren araçlarını müvekkile ait tesise göndermediğini, taraflar arasında şifahi olarak kurulan ön akdin davacı tarafça bozulduğu ve müvekkillerin borçlu olmadığını gösterdiğini, müvekkillerinden....'nin açıkça "imzaya itiraz" etmiş olmasına rağmen mahkemece ...i'ye ait imza incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine rağmen gider avansını yatırmak üzere kendilerine süre verilmesinin ve yatırılmadığından bahisle iddiaların ispatlanamadığı hususunun hatalı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre imzaya itiraz hususunda ispat külfetinin alacaklı yan üzerinde olduğundan delil avansının alacaklı tarafından yatırılması gerektiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu ispatlayamadığını bu nedenle müvekkili ...'nin varlığı iddia edilen borçtan sorumlu tutulamayacağını, belirterek yerel mahkeme kararının davanın kısmen kabul edilen kısımlarının istinaf kanun yolu ile incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, uyuşmazlık Bursa 17. İcra müdürlüğünün .... E. Sayılı icra dosyasında borçlu davalıların borca ve yetkiye itiraz sonucunda takibin durması neticesinde itirazın iptali istemine ilişkindir. istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bursa 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında .... tarafından borçlular .... A.Ş aleyhine 36.360,00 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, takibin 8 adet faturaya ve 01/11/2014 tarihli Mola Yeri Sözleşmesine dayandığı, borçlular tarafından yetkiye ve borca ayrıca ...'nin şirketin tek yetkilisi olarak takibe dayanak 01/11/204 tarihli Mola Yeri Sözleşmesinin ne şirket yetkilisi olarak ne de garantör olarak imzasının bulunmadığı belirtilerek imzaya itiraz ettikleri anlaşılmış, takibin bu nedenle durması üzerine alacaklı vekili tarafından eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir.
Mahkemece şirket yetkilisi ...i'nin imza örneği alınarak, imzalarının bulunduğu kurumlardan belge asıl ve fotokopilerinin getirtildiği anlaşılmış, 26/05/2017 tarihli duruşmada "bilirkişi ücreti olarak 375.00 TL ve posta gideri 50.00 TL olmak üzere toplam 425,00 TL gider avansını yatırmak üzere davalı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde masraf yatırılmadığ takdirde bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı husunun ihtarına, bu konuda meşruatlı davetiye gönderilmesine, karar verildiği," usulüne uygun ihtarı içeren davetiyenin tebliğ edilmemesi üzerine, 25/09/2017 tarihli duruşmada "Önceki celse 3 nolu ara kararı gereğince davalı vekiline 2 hafta kesin süre verildiğine ilişkin meşruhatlı davetiyenin gönderilmesine, masrafın gider avansından karşılanmasına, "şeklinde karar verildiği, davalı vekiline ihtarlı davetiyenin tebliğ edildiği ancak ihtarın usulüne uygun olmadığı anlaşılmış, 24/11/2017 tarihli oturumda ise davalı vekili tarafından süresinde masrafın yatırılmadığı açıklanarak, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönünde ara karar oluşturulmuştur.
Her ne kadar mahkemece gerekli masrafı yatırmak üzere davalılara verilen kesin süreye rağmen masraf yatırılmadığından imzaların kendilerine ait olmadığı iddialarını ispat edemedikleri belirtilmiş ise de; ispat yükünün alacaklıda olması nedeniyle bilirkişi ücreti için davalı tarafa süre verilmesinin mümkün olmadığının gözden kaçırıldığı bu suretle mahkemenin bu yöndeki kararının isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir. (Yargıtay 12. H.D. nin 2022/8958E- 2023/1995 K. Sayılı kararı)
İmza itirazında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK'nın 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259 Esas, 2006/231 Karar sayılı kararı).
Bu durumda mahkemece ispat yükünün alacaklıda olduğu göz önünde bulundurularak HMK'nın 324. maddesi kapsamında delil avansının davacı tarafından yatırılması için işlem yapılması, sonucuna göre imza itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece imza incelenmesine esas olmak üzere sözleşme aslı ile davalının mukayaseye elverişli imzalarının bulunduğu belge asılları dosyaya celpedilerek, öncelikle, sözleşmenin keşide tarihinden öncesine ilişkin davalıların uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınması, sözleşmenin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa, daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun/davalının duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılması gerekir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/1236 Esas, 2019/12073Karar)
Bu suretle, imza incelemesi yapılarak davalıların sözleşme ve faturalar kapsamında sorumluğu tartışılarak, toplanan deliller ve mevzuat hükümleri gözetilerek karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf itirazının açıklanan nedenlerle kabulü ile kaldırma nedenine göre tarafların sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesi karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekili ve Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı ve Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,
4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/10/2024
....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
....
¸e-imzalıdır
....
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
....
¸e-imzalıdır