T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO :....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ ...
NUMARASI : ... Esas -...Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... ....
DAVALI : ...
....
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari mal alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirkete 29/03/2016 tarihinde 23.260 kg ve 20.700 kg olmak üzere 2 tır plastik hurda satıldığını, ilk tırın taşıma irsaliyesi ile yola çıktığını, davalı firmaya teslim edildiğini, buna dair tartı fişi ve 208005 nolu sevk irsaliyesi düzenlendiğini, bu belgenin davalı tarafından kaşelenip imzalandığını, davalı firma tarafından 30/03/2016 tarihli atık alındı belgesi düzenlendiğini, 2. tırın ise yine nakliye aracı ile taşındığını ve davalı firmaya teslim edildiğini, davacının düzenlediği 208003 nolu sevk irsaliyesinin davalı firmatarafından kaşelenip imzalandığını, toplamda 43.960 kg hurda plastik satımına ilişkin davacı şirketçe 29/03/2016 tarihli 90.118 TL bedelli 270250 sıra numaralı fatura düzenlendiğini, davalı şirketçe hiçbir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine Bursa 17.İcra Dairesinin 2016/6086 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli bir kişi ile ticaret yapmakta olduğunu, kendisinden mal aldığını, adı geçenin talep edilen malları 3 tır ile davalı şirkete gönderildiğini, müvekkilinin fatura ve irsaliyelerden .... Ltd. Şti'nin isminin yazdığını gördüğünü, malları satın alan M.Şerif Aytar'ı arayarak fatura ve irsaliyelerde yazılı olan davacı firmayı tanımadıklarını, faturalarda bir yanlışlık olabileceğini ilettiğini, davacı firma yetkilileri ile ...'ın müvekkili şirkete gelerek sorunu çözmeye çalıştıklarını, davacı firma ile ...'ın aralarında bir ticari ilişki olduğunu aralarındaki alacak verecek ihtilafını kendi aralarında çözeceklerini söyleyerek davalı şirkete gönderilen fatura ve irsaliyelerin bizzat davacı firma yetkilisi tarafından iptal edilerek kaşelenip imzalandığını, daha sonra bu mallar için ...'ın davalıya iki tır 43.960 kg bedele karşılık 90.118,00 TL'lik fatura kesip malları teslim ettiğini, iş bu faturada belirtilen meblağın M.Şerif Aytar'a banka aracılığı ile yapıldığını, dolayısıyla davacı ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, davalının ticaret yaptığı ...'a fatura bedeli olan 90.118,00 TL'yi ödediğini davacı firma ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığından davacıya da böyle bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini ileri sürmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
Mahkemece takip konusu faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bedelinin 31/12/2014 tarihi itibariyle davalı tarafından davacıya nakit olarak ödendiğini ve davalının davacıya borcunun kalmadığı şeklinde kaydedildiği, 01/01/2017 tarihli muhasebe kaydında ise anılan kaydın sehven yapıldığının fark edilerek davalının davacıya 90.118,00 TL borçlandırıldığının davacı firma ile dava dışı ... arasında ticari ilişkinin varlığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davacı tarafından ticari defterlerde yapılan hatanın ne olduğu hususunda mahkemeye aydınlatıcı bir beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine dair kararın istinaf edilerek kaldırıldığı, kaldırma kararı ile 29/03/2016 tarihli sevk irsaliyesi ve 30/03/2016 tarihli atık alındı belgesi yönünden davalının isticvabı yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinin belirtildiği, ancak davalının bu konuda isticvabına başvurulabilmesi için bahse konu belgelerin ya asıllarının ya da imza asıllarını içeren belge suretlerinin dosyaya celbinin gerektiği, fotokopi olarak sunulan belgeler hakkında davalının isticvabına başvurulamayacağından ve davacı tarafça bu belgelerin asıllarının ya da imza asıllarını içeren belge suretlerinin sunulmadığı da gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu belgelere davalı tarafça, müvekkilinin Mersin'de olmasından istifade ederek, nakliyeyi gerçekleştiren şoförlerden zorla alınarak el konulduğu için dosyaya sunulamadığını, söz konusu atık alındı belgesinin sadece davalı tarafça oluşturulabilecek nitelikte bir belge olduğu, belgele asılları sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı firmaya satılan 43.960 KG plastik hurdanın bedelinin davacı müvekkil firmaya ödediğine dair herhangi bir iddiası bulunmadığını, dava konusu plastik hurdanın; 10/03/2016 tarihinde Ürdün menşeli ... şirketi tarafından ... Şti. firmasına satıldığını, ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde teslim edildiğini, ... şirketinin ise 26/03/2016 tarihinde bu malı müvekkili şirket...'a sattığını, müvekkilinin de davalı şirkete 29/03/2016 tarihinde 23.260 KG ve 20.700 KG olmak üzere 2 tır olarak gönderildiğini, bu hususta sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini ve sevk irsaliyesinin davalı firma tarafından kaşelenip imzalandığını, satıma ilişkin, müvekkili şirket tarafından 29/03/2016 tarihli, 90.118 TL bedelli, ... sıra nolu faturanın düzenlendiğini, malların plastik hammadde olup ithal ürün olduğu, herkes tarafından yurtdışından temin edilebilecek ve satışı yapılabilecek bir ürün olmadığı, hurdacılık işiyle uğraşan ... isimli şahıs tarafından bu ürünlerin temin edilmesinin, ithal edilmesinin, gümrükten geçirilerek satışının yapılmasının mümkün olmadığını, satılan malın gümrük beyannamesini, ithal belgesini, ...isimli şahsın malı alış faturasını, davalı firmaya gönderilen 2 tır plastiğin hangi nakliye firması ile gönderildiğine ilişkin taşıma irsaliyelerini, malı taşıyan araçların plakaları ve şoförlerin isimlerini, malın tartı fişini ve nerede tartıldığını, satılan mala ait atık alındı belgesini dosyaya sunamadığını, ancak müvekkili şirket tarafından davalı firmaya kesilen fatura ve sevk irsaliyelerine kadar satış sürecine ilişkin tüm belgelerin kendileri tarafından sunulduğunu, davalı firmanın mallar kendilerine teslim edildikten sonra müvekkili firmanın mersin ilinde olmasından istifade ederek mallara el koyduğunu ve sevk irsaliyelerinin üzerine müvekkilinin bilgisi dışında iptal yazıldığını, dava dışı Şerif Aytar isimli şahısla anlaşarak satılan mallara gerçek dışı fatura kestirdiğini ve müvekkili şirkete ödeme yapmayarak müvekkilini 90.118 TL zarara uğrattığını müvekkilinin dava dışı ... isimli şahsı tanımadığını, ticare defterlerinde de bu yönde kayıt bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. (İİK 67 md.) istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bursa 17.İcra Dairesinin 2016/6086 esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından borçlu davalı aleyhine 90.118,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından borca faiz ve ferilerine itiraz edildiği, bu suretle takibin durudulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça açılan itirazın iptali davasında mahkemece ilk olarak ... Esas,...Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dairemizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "Mahkemece takip konusu faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bedelinin 31/12/2014 tarihi itibariyle davalı tarafından davacıya nakit olarak ödendiğini ve davalının davacıya borcunun kalmadığı şeklinde kaydedildiği, 01/01/2017 tarihli muhasebe kaydında ise anılan kaydın sehven yapıldığının fark edilerek davalının davacıya 90.118,00 TL borçlandırıldığının davacı firma ile dava dışı ....arasında ticari ilişkinin varlığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davacı tarafından ticari defterlerde yapılan hatanın ne olduğu hususunda mahkemeye aydınlatıcı bir beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı hususunda bir iddia mevcut değildir. Bilakis davalı fatura bedelini dava dışı ...'a ödediğini beyan etmektedir. Yine davacı tarafça düzenlenen 29/03/2016 tarihli sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında davalı imza ve kaşesi bulunmaktadır ve 30/03/2016 tarihli atık alındı belgesi de davalı firma tarafından davacı adına düzenlenmiştir. Davalı kaşe ve imzasını ihtiva etmektedir. Mahkemece bu belgelerdeki hususlar açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu durumda öncelikle 29/03/2016 tarihli sevk irsaliyesi ve 30/03/2016 tarihli atık alındı belgesi yönünden davalının isticvabı yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıdaki esasa kaydı yapılan dosyada kaldırma kararı gereğince; davacının 29/03/2016 tarihli sevk irsaliyesi ve 30/03/2016 tarihli atık alındı belgesinin asıllarının ya da imza asıllarını içeren belge suretlerinin sunulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile, defterde kayıtlı olan ve icra takibine konu 29/03/2016 tarihli faturanın bedelinin 31/12/2016 tarihinde davalı tarafından davacıya nakit ödeme şeklinde kayıt edildiği, 01/01/2017 tarihinde ise davalı ödeme kaydının düzeltilmesi, kaydın ters çevrildiği ve davalının 90.118,00 TL borçlandırıldığı anlaşılmıştır.
Davalının ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise davalının 43.960 kg hurda plastik polyesteri 30/03/2016 tarihli 28346 numaralı 90.118,00 TL tutarlı fatura ile ...'dan satın aldığı, bu faturanın defterlerine kaydedildiği, mal alışına ilişkin BA formu ile Vergi Dairesine beyan edildiği, fatura bedelinin ...'a banka havalesi yolu ile ödendiği, davacının davalıdan herhangi bir alacağının görünmediği, tespit edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, faturaya konu malın .. tarafından gönderildiğini ancak mal geldiğinde fatura ve irsaliyelerde davacı şirketin adının yazılı olduğunu farkettiğini, bu durumu ...'a ilettiğini, davacı firma yetkilisinin gönderilen fatura ve irsaliyeleri iptal ettiğini ve kaşeleyip imzaladığını iddia etmektedir. Bu iddiasına ilişkin davacı tarafça düzenlenen ve icra takibine konu edilen 29/03/2016 tarihli 90.118 TL bedelli ... numaralı faturada belirtilen 29/03/2016 tarihli... ve ... numaralı sevk irsaliyelerinin davacı tarafça sunulan surette davalının teslim alan olarak kaşesinin bulunduğu, davalı tarafça sunulan surette ise "İptal-sevk gerçekleşmemiştir" ifadesi yazılarak sevk irsaliyelerinin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Davalının takibe konu edilmeyen aynı tarihli 29/03/2016 tarihli ...nolu 133.537,00 TL miktarlı faturanın ve ... nolu sevk irsaliyesinin müvekkili tarafından iptal edildiğini kabul ettiği, ancak ... ve ... nolu sevk irsaliyelerinin davalı tarafından iptal edildiğini müvekkili firma tarafından iptal edildiğine dair kaşe ve imza bulunmadığını 208005 nolu sevk irsaliyesinin davalıya imzalı ve kaşeli olarak gönderildiğini, savunmuştur. gerek irsaliye belgelerinin, gerekse davalı tarafça düzenlendiği ileri sürülen 30/03/2016 tarihli "atık Alındı Belge"sinin aslının davacı tarafından sunulmadığı, ilgili belgelerdeki davalı kaşesi ve imzası yönünden isticvap davalı tarafın isticvap edilemediği, davacının kendi defter kayıtları ile de borcun sona erdirildiği, bu işlemin bir gün sonra sehven yapıldığı yönündeki savunmasının, sunulan bilgi ve belgeler ile davalının defter kayıtları dikkate alınarak dosya kapsamına uygun bulunmadığı, davalının takibe konu edilmeyen aynı tarihli 29/03/2016 tarihli ...nolu 133.537,00 TL miktarlı faturanın ve 208004 nolu sevk irsaliyesinin müvekkili tarafından iptal edildiği yönündeki beyanlarının davalının savunmaları ile örtüştüğü, faturaya konu sevk irsaliyelerindeki iptal işleminin aksinin ve davacının ... tarafından mallara ilişkin gerçek dışı fatura kesildiği yönündeki iddialarının, davacı tarafça ispatlanamadığı, bu suretle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmekle, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/10/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
....
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır