T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
TÜRKMİLLETİADINA
İSTİNAFKARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2024
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2021 tarih,...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mermer işi ile uğraşan müvekkili şirket ile davalı arasında mal ve hizmet alışverişi olduğunu, davalı şirketin satın aldığı mal ve hizmetlere karşılık müvekkili şirket tarafından, 31/12/2019 düzenleme tarihli, 0261243 nolu, 19.619,27 TL tutarında, 02/12/2019 düzenleme tarihli, 0261222 nolu, 584.81 TL tutarında, 21/11/2019 düzenleme tarihli, 0261216 nolu, 2.632,85 TL tutarında, 20/11/2019 düzenleme tarihli, ...nolu, 5.274,13 TL tutarındaki faturalar kesilerek, davalı şirkete gönderildiğini ancak davalı tarafın ödeme yapmadığını, bu nedenle, müvekkili şirketin davalı taraftan alacağının tahsili için 29/01/2020 tarihinde, Bursa .. İcra Dairesi'nde ...Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe, borca, faize ve ferilerine itirazda bulunarak takibi durdurulduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve yersiz olduğunu, belirterek; haksız itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen işleyecek faiz oranı ile birlikte takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu ya da taahhüdü olmadığını, müvekkili şirket ile davacı yan arasında imzalanan bir sözleşmesi bulunmadığı gibi müvekkili şirketin davacı yandan almış olduğu bir hizmet ve bahsedildiği şekilde bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça müvekkiline herhangi bir hesap kat ihtarı gönderilmediğini, bu nedenle takip konusu alacak muaccel olmadan müvekkili hakkında icra takibi başlatılmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde ve usulüne uygun sürelerde hesap kat ihtarı gönderilmesi gerektiğini, bu şartlar altında temerrüt oluşmadığı için davacı yanın takip yapma ve faiz talep etme hakkı doğmadığını, davacı yanın bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, talep edilen işlemiş faiz oranının da fahiş olduğunu, belirterek davanın reddine, davacı yan aleyhine %20’den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının ve davalının ticari defterlerinin 25.006,98TL' lik alacağı doğruladığı, bu miktarda mal ve hizmetin alındığının her iki tarafın ticari defterleri ile sabit olduğu, BA/BS formlarının bu yönde ibraz edildiği, gerekçesi ile 1-Davanın kabulü ile Bursa 14.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 25.006,98 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,
2-Alacağın likit olduğu ve yasal şartları taşıdığı değerlendirilmekle dava konusu asıl alacak miktarı olan 25.006,98 TL’nin %20 si oranında hesaplanan 5.001,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandıklarını ve 20/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde " davacı tarafa davaya konu 31/12/2019 tarihli 0261243 nolu faturaya ilişkin hizmetin yerine getirildiği, teslimin gerçekleştiği, müvekkilimizin bu faturalara ilişkin borçlu olduğu hususunda yemin etmesi hususunda işlem tesis etmesine karar verilmesini'' talep ettiklerini, ancak bu hususta hiçbir haklı gerekçe olmaksızın mahkemece yerine getirilmediğini, aydınlatma ödevi çerçevesinde hakimin yemin delili ile ilgili gerekli hatırlatmalar ve işlemlerin yapılmasının bir zorunluluk arz ettiğini, bu zorunluluk yerine getirilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin tarafların ticari defterlerinde inceleme yapıldığından salt bu haliyle hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça faturadaki belirtilen hizmetin müvekkiline verilmediğini, irsaliye faturalarının olmayışının da incelenmediğini, davacı tarafından, davalının hizmeti alındığına dair teslimi kanıtlar herhangi bir delil, imzayı taşır tesellüm fişi sunulmadığından bu faturalar bakımından davacının davasını ispatladığından bahsedilemeyeceğini, davaya konu faturalara ilişkin alınan bir hizmet ve bahsedildiği şekilde bir borcun bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline mail yoluyla gönderdiği mutabakat mektubunda "Nezdimizdeki hesabınız 31/12/2020 tarihi itibariyle 0,00 TL alacak bakiyeyi göstermektedir. Mutabakatınızın bildirilmesini rica ederiz." yazdığını, yargılamaya konu alacak ilişkisini bitirir nitelikteki mail yazışmasını, mutabakat metinin araştırmadan hüküm yoluna gidilmesi nedeniyle kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, ayrıca müvekkiline hesap kat ihtarı gönderilmediğini, takip konusu alacağın muaccel olmadığını, temerrütte oluşmadığından davacı yanın takip yapma ve faiz talep etme hakkı doğmadığını, işlemiş faiz oranın fahiş olduğunu, icra inkar tazminat talebinin kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira yasal koşulların oluşmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, fatura alacağından kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 25.006,98 TL alacağın tahsiline ilişkin ilamsız takip başlatıldığı, takibin 31/12/2019 tarihli, 0261243 nolu, 19.619,27 TL tutarlı faturaya, 02/12/2019 tarihli, 0261222 nolu, 584.81 TL tutarlı faturaya, 21/11/2019 tarihli, 0261216 nolu, 2.632,85 TL tutarlı faturaya, 20/11/2019 tarihli, 0261215 nolu, 5.274,13 TL tutarındaki faturaya dayandığı, borçlu vekilinin sunduğu itiraz dilekçesi ile borca,faize ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, bu suretle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, düzenlenen rapora göre, davacı tarafın 2019 yılı ticari defterlerinde 31/12/2019 tarihi itibarı ile davalı taraftan 25.006,987 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu, davalı taraftan 23/10/2019 tarihli fatura karşılığı 14.661,03 TL lik mal alındığı, 06/11/2019 tarihli 2.418,81 TL lik mal iadesi yapıldığı, davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemede ise, davacı tarafça Bursa ....İcra Dairesi E sayılı dosyasına konu edilen; 31/12/2019, 0261243 no.lu 19.619,27 TL, 02/12/2019, 0261222 no.lu 584,81 TL, 21/11/2019, 0261216 no.lu 2.632,85 TL ,20/11/2019, 0261215 no.lu 5.274,13 TL tutarlı faturaların davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, 2019 yılında davacı tarafça tanzim edilen 261200 no.lu faturanın davalının ticari defterlerine mükerrer işlendiği, davacı tarafın davalı taraf adına tanzim ettiği 261205 no.lu iade faturasının davalı ticari defterlerine hatalı (ters kayıt) kayıtlandığı, davalı ticari defterlerinde 31/12/2019 tarihi itibarı ile davacı tarafa 35.104,26 TL borçlu olduğu, alıcılar hesabında (davacı tarafa mal/hizmet satışları) ise davacı taraftan 14.661,03 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu, borç/alacak mahsubu ile davacı tarafa 20.443,23 TL borç bakiyesi kalacağı (35.104,26 TL -14.661,03 TL = 20.443,23 TL) davacı ticari defterlerinde 31/12/2019 tarihi itibarı ile davalıdan 25.006,98 TL tutarlı alacak bakiyesi ile davalı ticari defterlerinde (mahsup sonrası kalan) davacıya 20.443,23 TL tutarlı borç bakiyesi farkının (25.006,98-20.443,23=4.563,75 TL fark) davalı tarafça mükerrer işlenen 261200 no.lu 273,82 TL tutarlı fatura ile, davalı tarafça hatalı kayıtlanan 261205 no.lu 2.418,81 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığının beyan ve mütalaa edildiği anlaşılmış, mahkemece davacının ve davalının ticari defterlerinin 25.006,98TL'lik alacağı doğruladığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraf 20/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde " davacı tarafa davaya konu 31/12/2019 tarihli 0261243 nolu faturaya ilişkin hizmetin yerine getirildiği, teslimin gerçekleştiği, müvekkilimizin bu faturalara ilişkin borçlu olduğu hususunda yemin etmesi hususunda işlem tesis etmesine karar verilmesini'' şeklinde talepte bulunmuş ise de mahkemece bu yönde işlem yapılmadığı davalı tarafın yemin teklifi hakkında karar verilmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222. maddesindeki koşulların varlığı halinde ticari defterler kesin delil mahiyetinde olup taraf iddia ve savunmasının ticari defterler ile de ispatı mümkündür. Bu itibarla takibe konu faturaların usulüne uygun tutulan taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu sabit olmakla söz konu davalı defterlerindeki kayıt dava konusu faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Dolayısıyla karinenin aksinin malın teslim edilmediğinin davalı tarafça ispata yarar deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki, davalı taraf delillerinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Yemin, davalının iddiasını ispata elverişli ve kesin delil niteliğindedir. Bu halde davalının yemin teklif etme hakkını kullanmak istediği nazara alınarak bu yönde işlem ifası ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ve .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,
4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 08/07/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy