T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
TÜRKMİLLETİADINA
İSTİNAFKARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
NUMARASI :
KARAR TARİHİ :
DAVACI :
DAVALI : ... (...)
...
VEKİLİ :
DAVA : İstirdat
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı tarafça Bursa . İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasından 30 Mart 2017 tarihinde dosya borçlusu ..Akdeniz'e hacze gelindiğini, fakat borçlunun müvekkili şirketin sadece işyerinde belli bir bölmeyi kullanarak müvekkili şirkete olan borcunu ödemek için müvekkili şirketten bağımsız olarak çalıştığını, borçlu Mehmet Akdeniz ile müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin ayrı olduğunu, ilgili dosya borçlusu ...'in sırf müvekkili firmanın adresinde müvekkili firmaya olan borcundan dolayı çalışmasını alacaklı tarafın fırsat bilerek müvekkili firmanın bütün mallarını haczettiğini, müvekkilinin yapılan haksız hacze karşı istihkak iddiasında bulunduğunu, ... İcra Hukuk Mahkemesinin...sayılı kararı ile 20/04/2017 tarihinde müvekkilinin istihkak iddiasına konu menkul mallarla ilgili takibin talikine karar verildiğini, takibin taliki kararına rağmen Bursa.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında hukuka aykırı şekilde yediemin ve polis ile istihkaka konu malların muhafazası için 27/04/2017 tarihinde müvekkili firma adresine gelindiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ticari itibar kaygısıyla davalı tarafın talep ettiği bonoyu vermek zorunda kaldığını, davalı tarafın haksız olarak müvekkili şirketten haciz baskısı altında 27/04/2017 düzenleme tarihli, 28/02/2018 ödeme tarihli bonoyu aldığını, söz konusu senede ilişkin müvekkili tarafından 31/05/2017 tarihinde 10.000 TL, 30/06/2017 tarihinde 15.000 TL ve 31/08/2017 tarihinde 10.000 TL olmak üzere 35.000 TL belge karşılığı elden ödeme yapıldığını, davalı tarafça yapılan ödemeler düşüldükten sonra Bursa... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 115.000 TL tutarında icra takibi yapıldığını, Bursa...İcra Müdürlüğünün 2018/4000 Esas sayılı dosyasında muhafaza baskısı altında yaklaşık 135.000 TL haksız tahsilat yapıldığını, söz konusu dosyaya son ödemenin 29/05/2018 tarihinde yapılarak harici tahsil bildirimi ile dosyanın kapatıldığını ileri sürerek davalı tarafça icra baskısı altında haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen 170.000 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, İİK'nın 72.maddesinde öngörüldüğü üzere, istirdat davasının ödeme tarihinden itibaren bir sene içerisinde açılabileceğini, buna göre davacı tarafından düzenlenen 150.000 TL değerindeki bono ile alakalı olarak, 31/5/2017 tarihinde 10.000 TL miktarındaki, 30/6/2017 tarihinde 15.000 TL miktarındaki, 31/8/2017 tarihinde 10.000 TL miktarındaki ve Bursa ... İcra Müdürlüğü'ne ait 2018/4000 sayılı dosya ile alakalı olarak 12/4/2018 tarihinde 3.500 TL miktarındaki elden ödemelere ilişkin istirdat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine Bursa ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı icra dosyası içeriğinde bulunan 30/3/2017 tarihli haciz tutanağından görüleceği üzere, faiz, vekalet ücreti ile harç ve giderler hariç takipte kesinleşen miktarın 200.838,36 TL olup, 30/3/2017 tarihinde icra memuru ... tarafından 170.000 TL değerinde tespit edilen menkul mal haczedilebildiğini, bu nedenle de bakiye miktarın temini amacıyla 30/3/2017 tarihinde haczedilmeyen diğer menkul mallar için 27/4/2017 tarihinde aynı adrese tekrar fiili hacze gidildiğini, muhtemel bir tartışma ve gerginliğin önüne geçebilmek amacıyla hacze kolluk kuvvetleri eşliğinde başlatıldığını, ancak davacı şirket müdürü... başta olmak üzere haciz mahalinde bulunan şahısların olumsuz tavırları neticesinde bakiye miktarın temini için haczedilecek menkul malları başka bir yediemine bırakmak gerektiğini ve bu nedenle de menkul malların nakliyesini gerçekleştirecek araçlar ile başka bir yedieminin çağırıldığını, sonrasında ise davacı şirket müdürünün müvekkili ile konuştuğunu ve borçlu ... ile beraber görüşme talebinde bulunduğunu, bunun neticesinde de müvekkili tarafından hiçbir işlem yapılmamasının talep edildiğini, 150.000 TL değerindeki bononun düzenlenme tarihi ile ödeme tarihi arasında 10 ay gibi uzun bir süre bulunmasına rağmen, davacı tarafından herhangi bir menfi tespit davası açılmadığını ve elden ödeme yapıldığını, bunun yanında, 115.000,00 TL değerindeki bakiye borç miktarı için açılan Bursa 10. İcra Müdürlüğü'ne ait 2018/4000 sayılı icra dosyasının 29/05/2018 tarihinde tamamen kapatılmasına rağmen, davacı şirket müdürü tarafından kendi iradesiyle 15.000,00 TL değerinde yeni bir bono düzenlendiğini, süresin icra baskısı altında ödenen paranın istirdadına ilişkin talebin hayatın olağan akışına uygun olmadığının açık ispatı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, somut olayda, davacı, davalı ile arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, dava dışı ... hakkında davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle işyerinde haciz yapıldığını, haciz baskısından kurtulmak için keşideci sıfatıyla 27/04/2017 keşide tarihli 150.000 TL bedelli bono ve 27/05/2018 tarihli 15.000 TL bedelli bonoları imzalamak zorunda kaldığını, akabinde de senet bedelini elden ve icra takibi yoluyla davalıya ödediğini ileri sürerek, bu miktarın davalıdan istirdadı talep edilmiş olup davalı ise düzenlenen bonoların haciz baskısı altında düzenlenmediğini, kendi iradesi ile düzenlendiği ve ödendiğini savunmakla uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen bonoların haciz baskısı altında ödenip ödenmediği ve haciz baskısı altında bono düzenlemenin hangi delille ispat edileceği noktalarında toplanmakta olup davacı tarafından düzenlenen bonoların kambiyo senedi olup borçlu olmadığının ve haciz baskısı altında düzenlendiğinin ancak davacının yazılı delille ispatla yükümlü olduğu, yazılı belge ile haciz baskısı altında bonoların düzenlendiğinin davacı tarafça ispat edilmediği gibi kaldı ki davalı tarafın dinlenen tanık ...' in beyanında dava konusu borcun kabul edildiği ve 150.000 TL bedelli senedin düzenlenebileceğinin beyan edildiği, diğer tanık ...nun beyanı ve haciz tutanaklarında haciz mahallinde bonoların düzenlendiğinin sabit olmadığından ve davacının yazılı delil ile bonoların haciz baskısı altında düzenlendiğini ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, davalı tarafça Bursa ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada müvekkili şirkete ilk hacze gelinen tarihin 30/03/2017 olduğunu, müvekkilinin hacizde açıkça ... Akdeniz ile ilgisinin olmadığını beyan ettiğini, Bursa ...Hukuk Mahkemesince 20/04/2017 tarihinde,...tarihli haczedilen mahcuzlara ilişkin talik kararı verildiğini, talik kararına rağmen davalı tarafça 27/04/2017 tarihinde tekrardan hacze gelindiğini, iş bu hacze gidildiği tarihte gerek davalı taraf vekili gerekse de icra memuru ...'nun talik kararından haber olduklarını, ... Cumhuriyet Savcılığı ... bakanlık muhabere dosyasında savcının huzurunda icra memuru ...'nun "... Mahkeme kararından bilgim vardır. Ancak biz karar dışındaki mallar için talebi değerlendirmek üzere gittik." şeklinde beyanda bulunduğunu, icra memuru ve davalı-alacaklı vekilin başkaca mallar için gidildiği ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını, 27/04/2017 tarihli haciz tutanağında açıkça "Gerekli güvenlik önlemi için Beşevler Polis merkezinden görevli polis memuruyla talepte belirtilen adrese gelindi. Özkaynaklar makina yazılı tabela görüldü. Borçlu soruldu şirket müdürü olduğunu beyan eden ....... Kabtaş hazır. 30/03/2017 haczedilen menkuller yerinde görüldü. Alacaklı vekili söz aldı, tüm yasal hukuki sorumluluk bana ait olmak üzere haczedilen menkullerin muhafazasını talep ediyorum, nakliye vinç ve yediemin temin ettim. Dedi mahale yediemin nakliye geldi. Alacaklı vekili söz aldı bu aşamada haciz ve muhafaza talebimizden vazgeçiyoruz, başkaca işlem yapılmasın dedi. Alacaklı vekilinin talebiyle haciz işlemine son verildi. Tutanak birlikte imzalandı." şeklinde olduğu, görüldüğü üzere gerek icra memurunun, gerekse davalı-alacaklı vekilin ilave hacze gidildiği beyanlarının kendi imzaladıkları 27/04/2017 tarihli haciz tutanağıyla gerçeği yansıtmadığının sabit olduğunu, ortada bir mahkeme kararı olmasına rağmen bu kararın hiçe sayıldığını, haczin başlama saatinin 14:15, bitiş saati de 16:50 olup haczin toplamda 2 saat 35 dakika sürdüğünü, iddia ettikleri gibi ilave haciz yapılmadığı gibi talikine karar verilen mahcuzların muhafazasına geçilmeye kalkışıldığını, müvekkilinin iş yerinden makinelerinin kaldırılması ticari itibarını zedeleyeceği gibi iflasına da neden olacak boyutta olduğundan müvekkilinin muhafaza baskısına dayanamayarak kendi iş yerinde haciz sırasında alakası olmayan bir borçtan dolayı senet verdiği, senedin düzenlenme tarihinin 27/04/2017 haciz tarihi olduğunu, davalı taraf tanığı...Ateş'ın ofise 14:00-15:00 sıraları geldiklerini söylemesine rağmen hacizin 14:15 de başlayıp 16:50 de bittiğinin haciz tutanağından anlaşıldığına göre verilen ifadelerin gerçeği gizleme kastı ile yapıldığı, hukuka aykırı yapılan muhafaza girişimi altında baskı ile senet verildiğinin resmi belge olan haciz tutanağıyla sabit olup senedin geçersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, üçüncü kişinin borcundan dolayı yapılan haciz esnasında haciz baskısı nedeniyle düzenlenen senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava dışı üçüncü kişinin borcundan dolayı 30/03/2017 tarihinde işyerinde davalı tarafça haciz yapıldığını, istihkak iddiasına bulunulmasına ve mahkemce takibin talikine karar verilmesine rağmen davalı tarafça 27/04/2017 tarihinde yeniden haciz işlemleri için işyerine gelinerek mahcuzların muhafazasına geçilmeye kalkışılması üzerine müvekkilinin iş yerinden makinelerin kaldırılmasını ve sipariş malların muhafazasını önlemek için icra baskısı altında 27/04/2017 düzenleme tarihli, 28/02/2018 ödeme tarihli, 150.000 TL bedelli bononun düzenlendiğini, bono bedelinin 31/05/2017 tarihinde 10.000 TL, 30/06/2017 tarihinde 15.000 TL ve 31/08/2017 tarihinde 10.000 TL olmak üzere toplam 35.000 TL'sinin belge karşılığı elden ödendiğini, bakiye kısım için davalı tarafça Bursa ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasında takip yapıldığını ileri sürerek haksız ödenen bedelin iadesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise 27/04/2017 tarihinde bakiye miktarın temini için tekrar fiili hacize gidildiğini, söz konusu fiili haczin istihkak iddiasına bulunulan mallara ilişkin olmadığını, takibin taliki kararından haberdar olmadıklarını, bononun haciz baskısı ile verilmediğini savunmuştur.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Somut olayda, Bursa ... Müdürlüğünün 2016/3679 Esas sayılı dosyasında 30/03/2017 haciz tarihinde davacı şirket adresinde....'in borcuna karşılık haciz işlemi yapıldığını ancak haczedilen mallara ilişkin davacı tarafça istihkak iddiasında bulunduğunu, Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesince 20/04/2017 tarihinde, 30/03/2017 tarihli haczedilen mahcuzlara ilişkin talik kararı verildiği halde davalı tarafça 27/04/2017 tarihinde yeniden hacze gelindiğini ve dava konusu senedin haciz baskısı ve tehditi altında imzalatıldığını davacı tarafça ileri sürmekte ise de; Bursa...Hukuk Mahkemesinin .... K. sayılı kararı ile hacze ve istihkak iddiasına konu menkul mallarla ilgili takibin talikine karar verilmiş ise de, istihkak iddia eden ... Ltd.Şti.ne kararın icra müdürlüğünce tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde isthkak davası açmakta muhtariyetine karar verildiği, davacı tarafça hazcedilen mallara ilişkin istihkak iddiasına dayalı dava açıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi dava konusu senede ilişkin senedin ödeme tarihinden önce 31/05/2017, 30/06/2017 ve 31/08/2017 tarihinde ödeme yapıldığı, ödeme anında davacı üzerinde fiili bir haciz baskısı olmadığı gibi bono bedelinin vadesinden önce kısmen ödendiği, bu suretle artık davacı tarafça borcun kabullendiği nazara alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 203/1-ç.maddesi uyarınca hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında olup her ne kadar mahkemece, yazılı belge ile haciz baskısı altında bonoların düzenlendiğinin davacı tarafça ispat edilmediği belirtilmiş ise de söz konusu husus sonuca etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 16/07/2024
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...
Full & Egal Universal Law Academy