T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
TÜRKMİLLETİADINA
İSTİNAFKARARI
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
NUMARASI :
KARAR TARİHİ :
DAVACI :
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine başlatılan takibinin tamamen haksız ve kötüniyetli olup müvekkili ile davalı-alacaklı arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişki mevcut olmadığını, müvekkilinin davalı-alacaklıyı hiçbir şekilde tanımadığını, müvekkilinin ..... AŞ isimli otelde konakladığını, bu konaklama esnasında otele ait casinoda yaptığı harcamaları teminat amaçlı olarak bedel kısmı ve tüm diğer unsurları boş bir şekilde imzalayarak takip konusu senedi teslim ettiğini, borçlu müvekkilin konakladığı otel casinosunda yaptığı harcamalara mahsuben..... AŞ hesabına 02/01/2019 tarihinde 30.000 TL, 13/06/2019 tarihinde banka havalesi yoluyla ilgili 10.000 TL havale yaptığını, teminat amaçlı olarak alınan ve ödenerek konusuz kalan senedin müvekkiline teslim edilmek yerine sonradan üzeri doldurulmak sureti ile kötü niyetli bir şekilde icra takibine konu edildiğini, senedin farklı el yazıları ile farklı zamanlarda doldurulduğu, müvekkilin imzası dışındaki tüm unsurların sonradan doldurulduğunun açıkça senet metninden görüldüğünü, müvekkilinin imzalayarak ..... AŞ'ye teslim ettiği takip dayanağı senedin 7.000 USD bedel yazılmak suretiyle doldurulduğunu, ... lehine düzenlenerek 5.296 USD bakiyesinin tahsili istemi ile icraya konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin senede ilişkin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, kötü niyetli davalı-alacaklı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde yer verdiği gerçeklikten uzak ve soyut anlatımlarındaki asılsız iddiaları kabul etmediklerini, anlatılan olayların, adı geçen şirketin ve iddia edilen ödemelerin müvekkili ve müvekkilinin alacaklısını konumunda bulunduğu takibe konu senet ile alakasının bulunmadığını, takibe konu senedin alacaklısının müvekkili olup adı geçen dava dışı 3. şirket ile müvekkili arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişki mevcut olmadığını, bononun sebepten mücerret olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın, davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu bononun teminat senedi olduğu iddiasına dayalı olarak davalı tarafa borçlu olunmadığına dair menfi tespit talebine ilişkin olduğu, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiğinin belirtilmelisi gerektiği ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olmasının sağlanması gerektiği, senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresinin tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmayacağı, "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibarelerinin tek başına geçersiz olduğu ve hiç yazılmamış kabul edileceği, davaya ve icra takibine konu bononun teminat senedi niteliğinde olduğunu ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını ispatlar nitelikte yazılı delil sunulamadığı dikkate alınarak davacı tarafa yemin delilini kullanıp kullanmayacağının hatırlatıldığı, davacı tarafça yemin delilinin kullanılmayacağının beyan edildiği, her ne kadar davacı tarafça davaya konu edilen bonoya istinaden 40.000,00 TL ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de ödemenin (dosyanın tarafı olmayan) dava dışı ....... AŞ'ye yapıldığı, 40.000,00 TL ödemenin davaya konu edilen bonoya istinaden yapıldığı hususunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı uygulandığından İİK nın 72. maddesi gereğince kötü niyet tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 9.113 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, mahkemece öncelikle görev hususunun değerlendirilmediğini, davaya ve takibe konu bononun müvekkili ile otel arasındaki ilişkiye istinaden verilmiş olup taraflar arasındaki bu ilişkinin tüketici ilişkisi olup uyuşmazlığın da tüketici uyuşmazlığı olduğunu, ileri sürülen iddialar kapsamında davalı alacaklı ile otel işletmesi arasında bir bağ olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, senette nakden kaydı bulunduğunu, davalının senedi talil ettiğini, davalı tarafından senedin mücerretliğine dayanılmış ise de senette bulunan "nakden" kaydı sebebiyle bu iddianın geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, tahrifat iddiası da ileri sürülmüş ise de bu hususta bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını, davaya konu senetteki bedel, vade, düzenlenme yeri, adres, isim, T.C. No kesinlikle müvekkilin el ürünü olmadığını, bu hususların bononun zorunlu unsuru olmasına rağmen sonradan müvekkil harici kişilerce doldurulduğunu, bonoya imza atan kişinin bononun o anki düzenlenmiş hali ile sorumlu olacağını, tüketiciden alınan senetlerin emre muharrer olarak düzenlenmesinin mümkün olmayıp kanunun amir hükmüne aykırı şekilde düzenlenen senetlerin hükümsüz olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, mahkemenin davanın reddine dair kurmuş olduğu hükümde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Menfi tespit talebine konu ....... İcra Müdürlüğünün ......Esas sayılı dosyasında; davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, takip dayanağının 7.000 USD bedelli, 09/01/2019 tanzim tarihli, 23/01/2019 ödeme tarihli, lehtarı ..., borçlusu ... ola bono olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının, dava konusu bononun açık senet şeklinde ve teminat senedi olarak dava dışı şirkete verildiğini, bedelinin ödendiğini ileri sürmekte olup ispat yükü üzerinde olan davacının teminat olarak beyaza düzenlenen bononun anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğu, ödeme nedeniyle bedelsiz kaldığı iddialarının yazılı delillerle ispat edemediği gibi davalı tarafça senedin düzenlenme nedeninin talil edilmediği, davacı tarafça imzası inkar edilmeyen bononun üzerindeki yazıların borçlunun eli ürünü olması gerekmediği, takibe konu bononun davacı tarafça dava dışı şirket ile otelcilik hizmetine istinaden verilmiş olduğu ispat edilemediğinden tüketici işleminin söz konusu olmadığı, mahkemenin görevli olup davacının yargılama aşamasında dayanmadığı delillere istinaf aşamasında dayanamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 01/07/2024
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy