T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
TÜRKMİLLETİADINA
İSTİNAFKARARI
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/07/2019
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2024
Bursa...Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2021 tarih, ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlunun müvekkil bankanın ......şubesi nezdinde ..........San. Ve Tic. Ltd. Şti ile imzalamış olduğu genel kredi ve teminat sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını ve buna istinaden dava dışı....... Tic. Ltd. Şti adına açılan ve kullandırılan ... sayılı esnek ticari hesap ve ticari business kredi kartı borcunun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine........ İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiğini ve icra takibini durdurduğunu, ancak davalının itirazında haksız olduğunu, bu nedenle davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline karar verilerek .......Müdürlüğü'nün davalı açısından sorumlu tutulduğu miktar olan 110.623,51 TL üzerinden takibin faizi ile birlikte devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibine itiraz etmesi sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın iddia ve talep edilen tüm hususları reddederek borcun dayanağı olan sözleşmelerde borçluluk ve kefillik yönünde irade bulunmadığını, müvekkili şirket paylarının 01/06/2016 tarihindeki tescil ile halihazırdaki ortaklarına geçtiğini, önceki ortak ve yöneticiler döneminde çekilen kredi borçlarının ödendiğinin bilindiğini, pay devirleri sonrası şirket unvanının değiştiğini, şirketin mevcut unvanı ve temsilcileri tarafından banka nezdinde herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kredilerdeki kefillik iradesinin asıl borçlunun ileride almış olduğu kredilerden de sorumlu olacağı anlamına gelmeyeceğini belirterek davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporları uyarınca; kefalet sözleşmesinin Türk Borçlar Kanununda belirtilen şekil şartlarına uygun ve geçerli olduğu, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 09.02.2015 tarihli kefalet sözleşmesindeki kefalet ilişkisinin sona erdiğine ve ortadan kalktığına dair dava dosyasında delil bulunmadığı, davalı tarafından ileri sürülen şirket yetkilisinin değişmesi, şirket unvanının değişmesi, şirket ortaklık yapısının değişmesi gibi unsurların geçmiş tarihli kefalet sözleşmelerini sona erdiren unsurlar olmadığı, dava dışı borçlu şirketin 09.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden sonra davacı banka ile kredi sözleşmesi imzalamasının da davalının 09.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 09.02.2015 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesindeki kredi üst limitinin 5.000.000 TL olduğu, davacı bankanın 09.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca ;gerek 4553 59 ... 2703 sayılı Business kredi kartı sözleşmesi gerekse de 42182634 nolu Vadesiz Ticaret Mevduat Hesabı gereğince davalıdan talep edebileceği rakamın takip tarihi itibariyle toplam :107.770,74 TL asıl alacak + 2.891,59 TL işlemiş faiz ve 135,83 TL BSMV olmak üzere 110.798,16 TL olduğu, davacı bankanın ise takip talebinde 107.770,74 TL asıl alacak, 2.716,94 TL işlemiş faiz ve 135,83 TL BSMV olmak üzere toplam 110.623,51 TL talep ettiği, davacının davalı şirketten talep ettiği alacak rakamlarının, 09.02.2015 tarihli kredi sözleşmesindeki kefalet limitlerine uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, buna göre davalı tarafın ......... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin mahkememiz dosyası davalısı yönünden kaldığı yerden aynen devamına, alacak likit olduğundan,asıl alacağın %20'si olan 21.554,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin savunmaları tekrarla dava dışı şirket ortaklarının müvekkili şirket ortaklığından çıkmaları sonrası asıl borçlunun ticari faaliyetlerine devam ettiği ve sonraki tarihlerde açılan kredi ve sair hesaplardan müvekkilinin yeni unvan ve ortaklık döneminde verilmiş kefalet bulunmadığından sorumlu tutulamayacağını, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, dava dışı asıl borçlunun eski kredi sözleşmesi yanında yeni sözleşme ile borçlandığını bu nedenle celbi istenen belgelerden asıl borçlunun cari hesap ekstresi ikmal edilmeden karar verildiğini, müvekkili şirketin sadece kefil olduğu kredi sözleşmesi sebebiyle sorumlu tutulabileceğini, icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedenine dayalı kredili mevduat ve kredi kartı alacağına yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava dışı asıl borçlu ile davacı banka arasında 09/02/2015 tarihinde 5.000.000,00 TL limitle imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesine davalının 5.000.000,00 TL limitle müteselsil kefalete ilişkin geçerlilik koşullarını ihtiva eden kefaletinin bulunması, davaya konu alacağın 09/04/2015 tarihinde açılan KMH ve 18/02/2015 tarihinde talep edilen kredi kartı alacağından kaynaklanması, dava dışı asıl borçlu ile davacı banka arasında başkaca bir kredi sözleşmesine de rastlanmaması, cari hesap şeklinde işleyen kredi sözleşmelerinde borcun bir tarihte sıfırlanmış olması kefalet sona ermedikçe kefilin sorumluluğunu ortadan kaldırmaması, bu halde davalının kefaletinin bulunduğu sözleşme çerçevesinde kullandırılan kredi mevduat hesabı ve kredi kartından dolayı kefalet limiti ve kendi temerrüdü ile sınırlı olmak koşuluyla sorumluluğu devam ettiği, kefalet sözleşmesi sonrası davalı şirket ortaklık yapısı, temsilci ve unvanının değişikliğe uğramasının sorumluluğu ortadan kaldırmadığı, alınan bilirkişi raporlarının hüküm tesisine elverişli olduğu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit olması nedeniyle itirazında haksız olan davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasının da yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.556,69 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.260,00 TL'nin mahsubu ile 5.296,69 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 28/06/2024
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy