T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
NUMARASI :
KARAR TARİHİ :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle, davalı bankanın İnternet bankacılığı vasıtasıyla hisse senedi alım satım işlemleri yaptığını, 24/07/2017 tarihinde internet bankacılığı aracılığı ile hesabına uzaktan erişim sağlayamadığını, söz konusu erişimi sağlayamamış olması sebebiyle ... hisse senetlerinin satışını ve hemen akabinde İpek hisse senetleri alışını yapamadığı ve bu sebeple 23.250,00 TL'lik bir zararının oluştuğunu ileri sürerek meydana gelen zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın müvekkili bankada olduğunu iddia ettiği kusuru ispatlayamadığı gibi buna dair hiçbir delil de sunamadığını ve iddialarını somutlaştıramadığını, davacı tarafından müvekkili bankanın internet şubesine girilememesi ile iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının ispat edilemediğini, müvekkili bankanın uluslararası olarak kabul gören tüm gelişmeliri takip ettiğini, intirnet şubelerine erişim, işlem yapma vs.konularında tüm güvenlik önlemlerini aldığını, bu nedenle erişim yapılamadığı iddia edilen internet şubesinde gerçekleştirilemeyen işlemlerden sorumlu tutulamayacağını ve davacının iş bu iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın, internet bankacılığı işlemlerinden kaynaklanan hizmetin ayıplı olması nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı, borsa işlemlerinden anlayan bankacı bilirkişiden alınan rapor içeriği ve son olarak itirazlar mukabilinde değerlendirme yapan SPK mevzuatı/borsa uzmanı, bilişim mühendisi/uzmanı ve mali hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyet raporu içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı banka ile imzalamış olduğu Çerçeve Sözleşmesinin 27.3 numaralı maddesinde telekomünikasyon ağlarında, internette ve/veya uzaktan erişim kanallarının kullandığı/kullanacağı diğer iletişim alt yapılarında meydana gelebilecek kesintilerden ve/veya yetersizlikten dolayı müşteri talimatının iletilememesinden ötürü işlem yapılamamasından bankanın sorumlu olmayacağı hususunun hüküm altına alındığı, davacının 24/07/2017 tarihinde internet şube üzerinden 43.822 adet Kipa pay senedi satım emrini sistemsel arıza dolayısıyla iletemediği, sonrasında davalı bankanın çağrı merkezi ile görüştüğü, bu görüşmede davacı müşteriye sistemsel bir sorun olduğunun aktarıldığı ve çağrı merkezi kanalıyla emir verebileceğinin belirtildiği, ancak davacının çağrı merkezi kanalıyla emir vermediği, söz konusu pay senetlerinin satış iradesinin davacı müşteride olduğu ve telefonla verilebilecek iken müşteri tarafından verilmeyen satış emrinin gerçekleşmemesinden dolayı davalı bankaya herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceği, borsa işlemlerinde kar/zararın prensip olarak gerçekleşmiş işlemler baz alınarak hesaplanabileceği, müşterinin pay senetlerine ilişkin satış emrini davalının internet şube uygulaması üzerinden gönderemediği, fakat daha sonra telefonla satış emri verme imkanı doğmasına rağmen satış emri vermediği dikkate alındığında davacı müşterinin Kipa pay senedinde gerçekleşmiş herhangi bir satış işlemi bulunmadığından davacı müşterinin uğradığını iddia ettiği zararın fiilen gerçekleşmediği, dolayısıyla davacının gerçekleşmemiş bir pay senedi satış işleminden dolayı davalı bankadan talep edebileceği bir zarar miktarının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davacı 29/04/2021 havale tarihli dilekçesinde, bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, video kayıtlarına rağmen hatalı rapor düzenlendiğini, çağrı merkezini aradığını, çağrı merkezinin sistemde arıza olduğunu söylediğini, telesekreter çıktığını, davalıya ulaşamadığı için zarara uğradığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, müvekkili bankaya atfedebilecek bir kusur bulunmadığını, sözleşme hükümleri uyarımca da müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın fiilen gerçekleşmediğini beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı hizmet nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı, davalı banka aracılığı ile hisse senedi alım satımı yaptığını, 24/07/2017 tarihinde davalının sisteminde meydana gelen arıza nedeniyle işlem yapamadığını, telefon bankacılığı ile bağlanmak için zaman kaybettiğini, bu sure zarfında satmak istediği hisse senedinin fiyatının düştüğünü, işlem yapamadığı için zarara uğradığını ileri sürerek zararının tazminini talep etmiştir.
Davanın açıldığı ...Asliye Ticaret Mahkemesince davacının tüketici konumunda olduğu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup dosyanın gönderildiği. ...Mahkemesi tarafından da davacının ticari amaçla hareket ettiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Bursa BAM 4. Hukuk Dairesi ... K. sayılı ilamı ile davacının ticari amaçla hareket ettiği, tüketici kabul edilemeyeceği gerekçesiyle Bursa... Ticaret Mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiş olup davacı tarafça karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı tarafa karar 29/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup iki haftalık istinaf süresinden sonra verdiği 24/05/2021 havale tarihli dilekçe süresinden sonra verildiğinden istinaf incelemesi süresinde verilen dilekçe kapsamına göre yapılmış olup HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça 24/07/2017 tarihinde internet bankacılığı aracılığı ile hesabına uzaktan erişim sağlayamadığı için satışını gerçekleştiremediğini ileri sürdüğü ...Ticaret AŞ hisse senetlerinin 24/07/2017 tarihindeki açılış fiyatının 3,39 TL, kapanış fiyatının 3,43 TL olduğu, gün içerisindeki minimum fiyatının 3,39 TL, maksimum fiyatının ise 3,5 TL olduğu, davacının mobil sistem dışında çağrı merkezi kanalıyla da talimat verme imkanının söz konusu olup davacı tarafça telefonla davalı bankanın çağrı merkezine ulaşıldığı halde satış emri talimatının verilmediği, alternatif talimat verme imkanının kullanılmadığı, davacının sistem arızasından kaynaklanan bir zararının bulunduğunun ispat edilemediği gibi davacı tarafça ibraz edilen usb bellekte yer alan görüntülerin bilirkişi raporunda değerlendirildiği anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacının ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 06/06/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır