T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
NUMARASI :
KARAR TARİHİ : 18/03/2021
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin 8.maddesine göre taşıma sırasında eşyanın kaybolması ve davalının kusurlu olduğunun tespiti halinde emtianın fatura bedeli üzerinden tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dava dışı ...r'a ait 16.250 Euro bedelli Rolex marka saatin yetkili teknik servisi olan ... AŞ'ye 05/06/2018 tarih 056367 seri no'lu irsaliyesi ile davalı firmanın 05/06/2018 tarih 885881 sıra no'lu kargo teslim alma belgesi ile gönderildiğini ancak kargonun taşıma sırasında kaybolduğunu, müvekkili tarafından saat bedelinin dava dışı ...'a ödendiğini ileri sürerek 16.250 Euro'nun müvekkilinin saat bedelini 3.şahsa ödediği tarih olan 26/12/2018 tarihinden itibaren anaparaya işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşımaya konu eşyanın kaybolduğunu iddia ettiği Rolex marka saat olduğunu ispatlaması gerektiğini, taşıma teslim belgesinde malın içeriğinin 1 adet paket olarak yazılı olduğunu, davalının sorumluğunun kabul etmemekle birlikte ancak özel çekme hakkıyla sınırlı sorumlu olduğunu, taşıma teslim belgesinde malın içeriğinin açıkça taşıyana bildirilmediğini, TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerine göre bunun bildirilmemesinin davalıyı tazminat hükümlerinden kurtardığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın, 05/06/2018 tarihinde davalı firmaya teslim edilen kargonun davalı şirket tarafından taşıma esnasında kaybedilmesi ve tam ziyaı nedeniyle hasar bedelinin tazmini talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça ürünün, .... İzmir adresine göndermek üzere davalı tarafın .. Şubesine teslim edildiğini, teslim sırasında davalı tarafça SM-885881 seri nolu faturanın tanzim edildiğini, faturada gönderenin Permun Saat (davacı), alıcının ......Teknik Servis (ürünün tamir amaçlı gönderildiği dava dışı şirket) olduğunu, faturanın 05/06/2018 tarihinde tanzim edildiği, faturayı düzenleyen ve kargoyu tartanın...., kargo cinsinin paket, adedin 1, kg/desi’nin 1, alım şeklinin adresten alım, varış şubesinin İzmir hattı Lozan şube, kargo taşıma ücretinin kdv dahil 12,69 TL olduğunu, SM885881 seri numaralı faturanın, davalı taraf sistemlerinde mevcut olduğunu, davacı tarafça taşıma amaçlı olarak davalı taraf ... Şubesine teslim edilen ürünün, davalı tarafça, varış yeri olan ..... San. Tic. Ltd. Şti. Konak İzmir adresine ulaştırıldığına ve/veya ürünün ilgili adrese teslim edildiğine ilişkin bir kaydın mevcut bulunmadığını, davacı tarafça tanzim edilen irsaliyede, taşınacak ürünün "Rolex Kol Saati" olduğunun yazılı olduğunu, davalı firma tarafından düzenlenen 05/06/2018 tarih 885881 sıra no'lu kargo teslim alma belgesinde gönderici bilgileri kısmında müşteriye ait sevk belge tarihi ve no'su bölümünde "S" ifadesine yer verildiği, davalının daha baştan elektronik ortamda düzenlediği belgeye taşıdığı malın sevk irsaliyesi bilgilerini girmeyerek sadece "S" (Sevk İrsaliyesi kısaltması ifadesini kullandığı, davalı tarafça davacı tarafın ibraz edilen sevk irsaliyesini kabul edilmediği ancak kargo taşımacılığı için düzenlenmesi gereken sevk irsaliyesini dosyaya ibraz edilmediği, davalı tarafından tanzim edilen ve taraflarca imzalanan fiyat bilgi formu başlıklı sözleşmenin 8 maddesi, TTK md 880/1, 875/1. ve 08/01/2018 tarihli 30295 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 40/9 mad uyarınca davalı taşıyıcının ürünün taşıma esnasında tam ziaya uğramasından dolayı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.250 EURO'nun 02/07/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi ve davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, gönderen tarafından kargonun teslimi anında içeriğinin beyan edilmediğini ve kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, teslim sırasında yapılması gereken içerik beyanı faturada da açıkça görüleceği üzere paket olarak belirtildiğini, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zarar göndericiye ait olduğunu, davacı tarafı kargo içeriklerinin Rolex marka W665537 kasa saat beyan ve iddia etmekte ise de bu iddialarını ispatlamamış olup kargo içeriği ve değeri iddiasının ispata muhtaç olduğunu, arızalı bir saat üzerinden tam tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının sözleşmeye göre 10 günlük sürenin geçmesinin ardından müvekkiline başvuru yaptığını, müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, ağır kusur ve hile durumunun mevcut olmadığını, sınırlı sorumluluk ilkesinin kabul edilmesi gerektiğini, maddi tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalı tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamı uyarınca, davacı tarafça dava dışı 3.kişiye ait Rolex marka saatin ...... Teknik Servis İzmir adresine göndermek üzere davalı tarafın ...... Şubesine 05/06/2018 tarihinde teslim edildiğini, teslim sırasında davalı tarafça SM-885881 seri nolu kargo teslim alma belgesinin tanzim edildiği, kargo bilgileri uyarınca gönderenin ..... (davacı), alıcının K...Ltd.Şti. (ürünün tamir amaçlı gönderildiği dava dışı şirket) olduğunu, kargo cinsinin paket, adedin 1, kg/desi’nin 1 şeklinde belirtildiği, taşınmak üzere davalıya teslim edilen kargonun taşıma esnasına kaybolduğu, davacı tarafça tanzim edilen irsaliyede, taşınacak ürünün "Rolex Kol Saati" olduğunun yazılı olduğunu, davalı firma tarafından düzenlenen kargo teslim alma belgesinde ise gönderici bilgileri kısmında müşteriye ait sevk belge tarihi ve no'su bölümünde "S" ifadesine yer verildiği ve davalı tarafça taşıdığı malın sevk irsaliyesi bilgilerini girmeyerek sadece "S" ifadesini kullandığı, servis formu uyarınca saatin kalibrasyon ayarı yapılmak üzere Külahçıoğlu...Ltd.Şti.ne gönderildiği, 11/05/2018 tarihli fatura uyarınca saat bedelinin 16.250 Euro olduğu, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmesinin 8.maddesinde "Kargolarınızın taşıma sırasında kaybolması veya taşımadan kaynaklanan nedenlerle hasar görmesi halinde kayıp veya hasar tazmini için gerekli belgelerin 10 gün içinde tarafımıza teslim edilmesi halinde gerekli inceleme başlatılır. İnceleme sonucunda ....... Kargo'nun kusurlu olduğunun tespiti halinde tazmin emtianın fatura bedeli üzerinden tarafınıza ödenir" düzenlemesinin yer aldığı, 07/06/2018 tarihinde davalının Lozan Şubesi tarafından sisteme “Ulaşmayan Kargo Girişi-Kayıp Kargo” açıklamasının yazıldığını, 11/07/2018 tarihinde sisteme “Kayıp Arama Başlatıldı” açıklamasının yazıldığını, 12/07.2018 tarihinde ise “567231 nolu kayıp kargo'a tarihinde teslim edildi” açıklamasının yazıldığı, davacı tarafça süresi içerisinde davalıya başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 875. maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK'nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de; TTK’nın 886. maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı ( ve adamları) sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut olayda, davalı tarafça taşımaya konu ürüne ait irsaliye örneği sunulmadığı nazara alındığında davacı tarafça sunulan irsaliyenin taşımaya konu ürüne ait irsaliye olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup davacı tarafça taşıma konusu eşya sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiğinden davalının kargonun içeriğinin bildirilmediği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davalı taşıyıcı, taşımaya konu kargonun alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemekte olup kargonun davalı tarafın kusuru ile kaybolduğu/zayi olduğu sabittir. Buna göre, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve TTK 886.madde uyarınca davalının ağır kusurlu olduğunun ve zararın tamamından sorumlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde 26/12/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edildiği halde mahkemece talep aşımı yapılarak 02/07/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Yine mahkeme kararında hükmedilen temerrüt faizinin türü veya oranının belirtilmeksizin "02/07/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizine" hükmedildiğinin belirtilmesi de infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup yeniden hüküm kurulurken bu husus nazara alınarak 26/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalından tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca, davacı tarafından dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk başvurusu sebebiyle bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine yönelik karar verilmemesi de yerinde görülmemiş, kararın bu yönüyle de HMK'nın 355. maddesi gereği kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, istinaf başvurusunun kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 hükmü uyarınca yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1-) Davanın KABULÜ ile; 16.250 EURO'nun 26/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalından tahsili ile davacıya verilmesine,
2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 6.893,33 TL harçtan başlangıçta alınan 1.723,34 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.169,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-) Davacı tarafça yapılan 1.767,74 TL harç, 1.084,00 TL yargılama gideri toplam 2.851,74 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-) 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-) Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
III-) Resen nazara alınan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden istinaf yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
IV-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
V-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/06/2024
...Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır