T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16.03.2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.06.2024
Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı aleyhine Bursa ...... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağa yönelik icra takibi yapıldığını, davalının takibe kısmi itirazı sebebiyle ...TL yönünden takibin durdurulduğunu, davalının itiraz sebebi belirtmediğini ancak şifahi görüşmede ödememe sebebinin 23.03.2015 tarihinde vermiş olduğu 20.08.2015 keşide tarihli, 30,000 EURO bedelli çekin ödeme tarihi itibariyle oluşan .... TL farkını alacaklarından mahsup ettiğini beyan ettiğini, ancak kur farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede bu hususta açıkça bir hüküm bulunması veya faturaya konu malların döviz karşılığının yazılması gerektiğini, bu koşulların bulunmadığını, davalının ödeme aracı olan çek ile ödemeyi tercih ettiğini, çekin verildiği tarihteki kur üzerinden ödemenin yapılmış sayılması gerektiğini belirterek Bursa .... İcra Md.'nün .... Esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyecek % 17,25 oranında avans faizi ile birlikte tahsiline, borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davacıya takip ve itiraz konu herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Türk Lirası üzerinden kurulduğunu, ancak döviz çeki ile ödeme yapıldığından ödeme tarihinde doğan farkın müvekkiline iade edilmesi veya borçtan mahsup edilmesi gerektiğini, çekin verildiği tarih ile ödeme tarihi arasında .....TL fark oluştuğunu ve müvekkilin bu miktar alacağı oluştuğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca; davalı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL üzerinden yürüdüğünü, ancak ödemeyi döviz çeki ile gerçekleştirdiklerini, bu nedenle döviz kur farkı oluştuğunu, kendilerine iade edilmesi gerektiğini iddia ettiği, davalı tarafın tacir olduğu, yabancı para cinsinden düzenlenen çeki bizzat cirolayarak davacıya teslim ettiği, TL üzerinden çek verme imkanı olduğu halde bunu yapmadığı, kurda meydana gelebilecek artışı öngörmesi gerektiği, taraflar arasında malın teslimi ve ödemeler hususunda ihtilafın olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin olguları tekrarla döviz cinsinde düzenlenen çekin ödeme tarihi itibariyle oluşan fark miktarınca davacının sebepsiz zenginleştiğini, bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağa yönelik kısmi itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık; Türk lirası üzerinden kurulan ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklı borcun, yabancı para birimine göre düzenlenen çek ile ödenmesi sonrası çekin veriliş ve karşılığının ödenmesi tarihlerinde Türk Lirası üzerinden oluşan kur farkının talep edilip edilemeyeceği üzerine olduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, özellikle davaya dayanak yabancı para birimi üzerinden düzenlenen çekin taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi içerisinde davalı tarafından ifa yerine geçmek üzere davacıya kur farkı nedenli ihtiraz-i kayıt bulunmadan verilmiş olması, ödeme vasıtası olan çekin verildiği gün ödeme olarak kabul edileceğinden tahsil tarihi gözetilerek oluşacak kur farkının talep edilmesi ve ihtilafsız olan davacı alacağından mahsup edilmesinin mümkün olmamasına göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmakla istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 882,42 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 220,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 661,82TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Karar harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 11.06.2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır