T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.06.2024
Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Bursa .. . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibine konu edilen senette müvekkilinin kefil sıfatı ile borçlu olarak göründüğünü, asıl borçlu şirketteki hisselerini müvekkilinin 28/03/2011 tarihinde devrettiğini, senedin vade ve miktar hanesi boş olarak bankaya verildiğini, yazıların müvekkile ait olmadığını, senedin gerçeğe aykırı doldurulduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin söz konusu çekin borçlusu olmadığının tespitine ve kötü niyetli davalı aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu senedin dava dışı şirket ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin geri ödenmesi için düzenlendiğini, davacının kredi borcunun ve senedin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, kullandırılan kredilerin geriye ödenmediği için kredi geri ödemesi için alınan söz konusu senede dayanılarak banka tarafından borçlulara Bursa ..Noterliğinin 16/01/2017 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ise de, ödeme yapılmaması üzerine Bursa İcra Müdürlüğünün esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazıl belge ile ispatı gerektiğini, davacının sorumluluğunun müşterek borçlu müteselsil kefil olarak devam etmekte olduğu ödeme vasıtası olarak verilen bononun da geçersiz olduğu iddialarının yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine, lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan delillere göre, dava konusu bononun dava dışı .... Ltd. Şti.'nin davalı banka ile imzaladığı sözleşmelere dayalı olarak kullandığı kredilerin teminatı olarak verildiği, takip tarihi itibariyle toplam borç tutarının 40.327,28 TL olduğu, davacının itirazlarının yerinde olmadığı, hesaplanan tutarlar üzerinden icra takibinin devam etmesi gerekeceği, davacının bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair davasının yerinde görülmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karara yönelik davacı istinaf başvurusu üzerine Dairenin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile;Davacının şirketteki hisselerini devretmiş olması kefaleti sona erdirmeyeceği, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının ise yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği halde davacı iddiasını ispata yarar nitelikte delil sunmadığı, b durumda takip konusu bononun kredi borcunun teminatı olarak verildiğinin kabulü gerektiği belirlemesi ile birkişi raporu ile dava dışı şirketin davalı bankaya takip tarihi itibariyle davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı sözleşmelere istinaden kullandırılan iki adet krediden kaynaklanan 40.327,28 TL borçlu olduğu tespit edildiği, bononun kredi borcunun teminatı olarak verildiği kabul edildiğinden ve davanın menfi tespit davası olduğu dikkate alınarak, gerçek borç miktarının "dava tarihine" göre tespit edilmesi gerektiği, Mahkemece takip tarihine göre hesaplanan borç miktarı esas alınarak hüküm kurulması yerinde olmadığı borç miktarının dava tarihine göre hesaplanmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası mahkemece alınan ek bilirkişi raporu ve dosya kapsamı uyarınca; icra takip tarihi itibari ile toplam borç tutarının 40.457,06 TL olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafından herhangi bir ödeme bulunmadığından bononun genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borçların tahsilini temin amacı ile verildiği anlaşılmakla yapılan itirazların yerinde olmadığı anlaşıldığından hesaplanan tutarlar üzerinden icra takibinin devam etmesi gerekeceğinden davacının bono nedeni ile davalıya borçlu bulunmadığının tespitine dair davası yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; takibe konu senedin boş olarak bankaya verildiğini sonradan müvekkilinin rızası hilafına doldurulduğunu, hükme esas alınan rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda asıl alacak olarak belirlenen 40.457,06 TL olmasına rağmen mahkemece daha fazla miktara hükmedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olması sebebiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. Maddesine dayalı takipten sonra açılan borçlu olunmadığının teshiti istemine yöneliktir
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; Bursa .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konu edilen 18/12/2007 tanzim tarihli, 10/01/2017 vade tarihli 42.500,00 TL miktarlı senette davacı aval veren (müteselsil kefil) temlik eden banka lehtar konumunda olup, dava konusu senet asıl borçlu ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi borcunun geri ödenmesini temin etmek amacıyla düzenlenmiştir.
Davacı takibe konu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, asıl borçlu şirket paylarını devir ettiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu kapsamda, takibe konu senedin geçerliliğine ve davalının sorumluluğuna dair kaldırma kararında belirtilen gerekçelerle davacının bu yönlü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak takibe konu senet sebebiyle banka alacağı hükme esas alınan bilirkişi raporu ile 40.457,06 TL olarak belirlenmesi dolayısıyla mahkemece senetteki bu miktarı aşan kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dairemizce aşağıdaki şekilden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE; Bursa.. Ticaret Mahkemesinin 17.02.2017 tarih ....Esas ... sayılı Kararının KALDIRILMASINA, kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Bursa 12.İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 10.01.2017 vade tarihli 42.500,00 TL miktarlı bononun 2.042,94 TL'lik kısmi yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının, peşin olarak alınan 725,80 TL'den mahsubu ile bakiye 298,20 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan (400,00 TL bilirkişi ücreti+ 150,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam) 550,50 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 27,52 TL ile peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta giderinin reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 95,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 2.042,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya ödenmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya ödenmesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 11/06/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır