T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Bursa ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin........ tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan alacağın tahsili talebi ile Bursa . İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağının davalı borçluya yapmış olduğu hafriyat taşımalarına dayandığını, faturaların bizzat borçlu tarafından tanzim ettirildiğini, yapılan bu iş karşılığında ödeme yapılmadığını, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile takibin %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin icra takibinde konu faturalara ilişkin borcu bulunmadığını, davacı tarafından alacağa ilişkin ihtarname gönderilmediğini, bu sebeple alacağın muaccel hale gelmediğini, faiz talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacının davalıya hafriyat taşıma işi sebebiyle hizmet verdiği, 29/08/2017 tarihli 11. 800TL bedelli fatura ile 30/07/2017 tarihli 11.800TL bedelli faturaların düzenlendiği bedellerinin ödenmediği ileri sürülerek davacı tarafından alacaklı olduğu iddia edilmiş olup yapılan ticari defter incelemesinde davacı tarafından ticari defterlerin sunulduğu, ticari defterlerinin usulune uygun olduğu, davalının ise defterleri sunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından HMK'nın 222/3 Maddesi uyarınca davacının usulune uygun ticari defterlerine itibar edilerek dava konusu faturalar sebebiyle hizmetin davalıya verildiğinin sabit olduğu uyuşmazlığın fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, düzenlenen 30/07/2017 tarihli 11.800TL bedelli faturanın kapalı fatura olup olmadığı noktasında toplandığı, Davalı tarafından 29/08/2017 tarihli 11. 800TL bedelli açık faturanın bedelinin yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden bu miktar yönünden davanın kısmen kabulune, takibin devamına karar vermek gerektiği, dava konusu 30/07/2017 tarihli 11.800 TL bedelli fatura yönünden yapılan incelemede ise; kapalı faturanın, fatura bedelinin ödendiğine karine olarak kabul edileceği, ayrıca herhangi bir ödeme belgesi ibrazına gerek olmadığı, Aksini iddia edenin iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, Bu durumda dava konusu düzenlenen 30/07/2017 tarihli 11.800TL bedelli faturanın alt kısmının, düzenleyen davacı tarafından imzalandığı sabit olduğundan bu faturanın kapalı fatura olduğu, bedelinin ödenmediğinin yazılı ve kesin deliller ile davacı tarafından ispat edilmediğinden bu miktar yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, Davalının takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin reddi ile davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluştuğu kabul edilerek ve Davalının 7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-11. Maddesi uyarınca arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmadığından yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, karar verilmesi gerektiği belirtilerek; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2018/2826 esas sayılı icra takip dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.800,00 Tl asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'nun 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 2.360,00 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İİk'nun 67 maddesi uyarınca davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, kararı verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararı ile yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin Arabuluculuk görüşmesine mazeretsiz olarak katılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Arabuluculuk davet mektubunun müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini,
Müvekkilinin icra takibine konu faturalara ilişkin borcu bulunmadığını, Davacı tarafından müvekkiline alacağa ilişkin ihtarname gönderilmediğini, Bu sebeple alacağın muaccel hale gelmediğini, mahkemece verilen kararın davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmını istinaf ettiklerini,
Yine davada kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesine rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu,
Kendilerinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiğini oysa davada kısmen kabul kısmen ret kararı verildiğinden Bu talebin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın aleyhe olan kısmının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı davalı tarafa hafriyat taşıma hizmeti verdiğini karşılığında düzenlenen fatura borcunun ödenmediğini belirterek icra takibi yapmış, davalı ise davacıya herhangi bir borcu olmadığını, faturaların kendisine tebliğ edilmediği için alacağın muaccel hale gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davalı arasındaki hafriyat taşıma hizmetinin varlığına, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı defterlerinin incelenmesinde defterlerin kapanış tastiklerinin yapıldığı, davacının kesmiş olduğu 30/07/2017 ve 29/08/2017 tarihli "Nakliye Hizmet Bedeli" açıklamalı iki adet faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davacı tarafça BS formları ile bildirimde bulunulduğu, her iki faturada davalı hakkında fatura düzenlenen.... in kaşesinin basılı olduğu, 30/07/2017 tarihli fatura da alt kısımda davacı ... Nakliyat- ... ın kaşe ve imzasının bulunduğu, buna buna göre bu faturanın karine olarak ödendiğinin kabulünün gerektiği, 29/08/2017 tarihli fatura yönünden ise davalının borcunun bulunmadığını iddia ettiği ,hizmetin alınmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı ve bu faturanın ödenmesine dair delil sunulmadığı anlaşılmakla, yerel mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesinde ve alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Kabule göre de; Davalının 6325 sayılı Kanunun 18/A-11. Maddesi uyarınca arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmadığından yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, karar verilmiş ise de; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/11 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 maddesi uyarınca; taraflardan birinin geçerli bir mazeret bildirmeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılamayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
Somut olayda; davacının dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, ilk oturum için taraflara davette bulunulduğu , arabulucunun davalının " ... "adresine gönderilen ve PTT gönderi sorgulama ekrarında yapılan sorgu neticesinde 18/01/2019 tarihinde Z.A isimli kişiye tebliğ edildiği , davet mektubu ve telefon ile aranmasına rağmen geri dönüş yapmayan davalının, oturuma da katılmadığının açıkça belirtildiği, tebligat çıkarılan adresin davalının vekili tarafından sunulan dilekçe de de belirtilen mernis adresi olduğu buna göre , davalı taraf çağrıya rağmen arabuluculuk ilk oturumuna geçerli mazereti olmadan katılmamış olmakla bu sebeple anlaşamama gerçekleştiğinden 7036 sayılı Kanun’un 3/12 maddesine göre, davalı taraf yararına yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun görülmüş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Yine kabule göre; Mahkemece İİK.nun 67 maddesi uyarınca davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın dosya kapsamına ve davacının kötüniyetinin ispatlanmamasına göre yerinde olduğu değerlendirilmiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1/b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 806,05 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 201,51 TL'nin mahsubu ile 604,54 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının davalıya iadesine,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 03/06/2024
...
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye -...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza