T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
...... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ..... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
NUMARASI : .....
DAVACI : ... -.....
VEKİLİ : Av. ... - .....
DAVALI : ... - ... .....
VEKİLİ : Av. ... .....
DAVANIN KONUSU :Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 16/0/2023
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/03/2024
..... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarih, ..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, davalı ve dava dışı ..... ..... müşterek temsili ve eşit ortaklığında olduğunu, davalı ...'ın şirket ortaklığından kaynaklı haklarını kötüye kullanarak şirket banka hesabından müşterek temsil ilişkisini yok sayarak ve diğer ortak ..... .....’ın bilgisi ve izni olmaksızın internet bankacılığı aracılığı ile kendi hesabına maaş ödemesi açıklaması ile yüklü miktarlarda para transferi gerçekleştirildiğini, bu durumda kendisine haksız kazanç sağlayarak, hem müvekkil şirketi hem de diğer şirket ortağını zarara uğrattığını, davalı taraf müvekkil şirketin hesabından kendi hesabına aktardığı meblağ haricinde ayrıca, 12/01/2021 tarihinde de kızı olan ..... ..... ..... da hesabına havale yaptığını, ortaklar arası güven ilişkisinin zedelendiğini ve ortaklığın çekilmez hale geldiğini belirterek davalının haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına, davalı ...'a ait olan %50 payın müvekkil şirkete devrine, şirketin tek ortaklı olarak devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ortaklıktan çıkarma davasının şirket tüzel kişiliği tarafından bu yönde alınacak genel kurul kararına istinaden açılabileceğini, dava öncesinde herhangi bir genel kurul yapılmadığını, genel kurul kararı olmadan açılan şirketten çıkarma davasının açılamayacağını, davacı iddialarının gerçek dışı ve kötüniyet içerdiğini, şirketin yapmış olduğu ticari faaliyetlerden ve para hareketlerinden haberi olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasını gerektirir herhangi bir yasal gerekçe bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı uyarınca TTK'nun 640. maddesi ile, Limited Şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması düzenlenmiş olup, TTK'nun 640/3 maddesi ile "...Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır." düzenlemesi getirilmiş olup, Limited Şirket ortağının haklı sebeple ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkı münhasıran bu hakkın sahibi olan şirkete verilmiş olup hatta TTK'nun 621/1-h maddesi gereği Genel Kurulun nitelikli çoğunlukla onayının alınması gereken hallerden olan TTK'nun 640/3 maddesi gereği mahkemeye müracaat ile Limited Şirket ortağının ortaklıktan çıkartılmasını ortaklardan birisinin kendi adına haklı sebep bulunsa dahi talep edemeyeceği göz önüne alınarak davacının bu davayı açmaya aktif husumet (dava) ehliyeti bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın ortaklığın bulunduğu müvekkili şirket tarafından açıldığını dolayısıyla taraf sıfatının bulunduğunu, dava dilekçesindeki sebeplere istinaden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davaya ilişkin savunma ve beyanları tekrarla genel kurul kararı olmaksızın açılan davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, limited şirket ortağının 6102 sayılı TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davalı ve dava dışı Gürhan İlhan'ın davacı şirkette eşit oranda ve müşterek temsile yetkili ortak oldukları, davacı, şirket hesaplarından yetkisiz transfer işlemleri nedeniyle şirket ve diğer ortağın zarara uğradığını, ortaklık ilişkisinin çekilmez hal aldığını ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın çıkarılma başlıklı 640/3. maddesinde, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması halinin saklı olduğu, aynı yasanın genel kurulunun yetkileri başlıklı 616/1-h. maddesinde bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hususunun genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayıldığı, yine aynı yasanın önemli kararlar başlıklı 621/1-h. maddesinde ise bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için de genel kurul kararıyla temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği düzenlenmiştir. Bu vasıftaki şirket genel kurul kararı, 6100 sayılı Kanun'un 114/2 nci maddesi anlamında çıkarma davası için aranan özel dava şartı niteliğindedir. Bu sebeple mahkemece yargılanmanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan biridir.
Bu kapsamda; eldeki haklı nedenle çıkarma istemli dava şirket tarafından talep edildiğinden davacının taraf sıfatı (aktif husumet ehliyeti) bulunmaktadır. Ancak, davacı şirket iki ortaklı olup, 100.000 TL şirket sermayesi üzerinden ortakların %50 oranında pay sahipliği bulunmaktadır. Davadan önce davalı ortağın şirketten çıkarılması için genel kurulda bir karar alınmadığı, her ne kadar genel kurul kararı tamamlanabilir nitelikte ise de; somut olayda, ortaklık pay durumu ve ortak sayısı itibariyle yasada aranan nitelikte karar nisabını içerir genel kurul kararının alınması mümkün olmadığından dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu halde mahkemece belirtilen gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davacının taraf sıfatı konusundaki yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenle; yerel mahkemece kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata yapılması sebebiyle davacı istinaf başvurusunun bu yönlü kabulüne, kararın davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce dava hakkında HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,
2-..... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarih, ..... sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;
Buna göre;
a-Dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
e-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 30,00 TL istinaf yargılama gideri toplamı 457,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran tarafa iadesine,
d-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza