T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
...... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ..... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
NUMARASI .....
DAVACI : ... - ... - .....
VEKİLİ : Av. ... - .....
DAVALI : ... - ... -.....
VEKİLİ : Av. ... - v
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/03/2024
..... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarih,.....sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının alacaklı, müvekkilinin borçlu olarak yer aldığı senedin davalı elinde olduğunu, bu durumun şifahi bildirim ve gönderilen senet fotoğrafından öğrenildiğini, oysaki senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıyla herhangi bir hukuki ilişkinin ve borcun bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak davalıda bulunan senet sebebiyle müvekkilinin icra tehdidi altında bulunması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıların iş bu menfi tespit davasını açmakta hukuki bir yararı olması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan 1 adet bono sureti olduğu belirtilen evrakın hangi vasıta ile, hangi tarihte ve kime gönderildiğinin belli belirtilmediğini, her ne kadar ...'in alacaklı olarak gözüktüğü beyan edilmiş ise de bahsi geçen evrağın bir fotoğraf olup kambiyo aslı olmadığından ve protesto edilmemiş olması ve ayrıca icra takibine konu edilmemiş olması gibi durumlar dikkate alındığında ortada dava konusu edilen evrak ile bağlantılı talep edilebilir bir alacak olmadığının aşikar olduğunu, bu şartlar altında hiç bir şekilde talep yetkisi olmayan müvekkiline karşı dava açılması ve müvekkiline husumet yöneltilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hamili olduğu bonoların, icra takibine konu edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde gösterdikleri fotokopi/bono, müvekkilinin elinde olmuş olsa idi zaten diğer bonolar ile birlikte icra takibi başlatılacağını, bu sebeplerle davacı tarafın açmış olduğu davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatına (%20) mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, taraflar arasında görülen dava dosyasının 30/03/2023 tarihli oturumunda, işlemden kaldırılmasına kararı verildiği, davacı tarafça 28/04/2023 tarihinde yenileme işleminin yapıldığını, 02/11/2023 tarihli oturumuna yönelik davacı vekilinin mazeretinin; davacı vekilinin duruşma günün verilirken geçen celse duruşmada hazır bulunduğu, mazeret dilekçe içeriğinde belirtilen duruşmaların delillendirilmediği gibi e-duruşma sisteminin olması ayrıca mazeret gönderen davacı vekili tarafından başka bir avukatın yetkilendirildiğine dair celse arasında yetki belgesi gönderilmesi, dosyanın geldiği aşama nazara alınarak reddine, davalı vekilinin de davayı takip etmediklerini bildirmesi sebebiyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemenin 02/11/2023 tarihli celsede mazeretin reddine yönelik kararının usule aykırı olduğunu, mazeret dilekçesinde başka mahkemelerdeki olan duruşmaların belirtildiğini, bu durumun mahkemece görüntülenebildiğini, senedin davalı tarafından ıslak imzalı belge ile taraflarına erildiğini ve mahkemeye teslim edildiğini bu sebeple karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davacının sürekli delilsiz mazereti sebebiyle ilerlemeyen yargılamaya yönelik yerel mahkeme kararının isabetli olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın HMK 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK 150/1 maddesinde "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmedikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği" 150/4 maddesinde "dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği" 150/5 maddesinde de "işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davaların süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılacağı" aynı Kanunun 320. maddesinin 4. fıkrasında “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Hukuki Dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; mazeretin kabulü ya da reddine göre dosyanın işlemden kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilecektir.
TTK' nın 4/2. maddesi gereği davanın miktarı ve ticari dava niteliği itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK'nın 320/4 maddesine göre bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilmesi halinde dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.
Somut olayda; davacı vekilinin ön inceleme duruşmasının atılı bulunduğu 19/01/2023 tarihli celseye yönelik mesleki mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece mazeret kabul edilerek duruşmanın 30/03/2023 tarihine ertelendiği, 30/03/2023 tarihli duruşmada davalı vekilinin hazır olduğu davacı vekilinin ise mesleki mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece mazeretin reddine karar verilerek davalı tarafça da takipsiz bırakılan dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme işlemi sonrası 08/06/2023 tarihinde ön inceleme duruşmasının yapıldığı, taraflara talep doğrultusunda sulh için süre verildiği, 02/11/2023 tarihli duruşmada davalı vekilinin hazır olduğu, davacı vekilinin .......... ve ..... Ceza Mahkemelerinde aynı gün bulunan duruşma mazeretlerini içeren dilekçe sunduğu mahkemece "Davacı vekilinin duruşma günün verilirken geçen celse duruşmada hazır bulunduğu, mazeret dilekçe içeriğinde belirtilen duruşmaların delillendirilmediği gibi e-duruşma sisteminin olması ayrıca mazeret gönderen davacı vekili tarafından başka bir avukatın yetkilendirildiğine dair celse arasında yetki belgesi gönderilmesi, dosyanın geldiği aşama nazara alınarak mazeretin reddine" karar verilerek davalı tarafça takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda; davacı vekilinin, 02/11/2023 tarihli mazeret dilekçesinin mahkemeye intikal etmiş olması, duruşma esas numaralarını belirtilerek meslekî mazeretin somutlaştırması ve UYAP sisteminden bu durumun tespit edilebilecek olmasına göre geçerli mazeretin varlığı kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılmasının gerektirmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-..... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarih, ..... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza