T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
..HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .. 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2023
NUMARASI : ..
DAVACI :..
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
.. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..Karar ve 17/10/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. vergi numaralı davalı şirket .. Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 11/08/2014 tarihinde resen terkin edildiğini ve terkinden önce de sonra da halen şirket aleyhine .. 13. İş Mahkemesi'nin .. Esas dosyası mevcut iken sicil kaydının resen terkini yapılması 6102 sayılı yasanın geçici 7.maddesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, bu terkin işleminin davalı şirkette SGK kayıtlarının hatalı ve yanlış yapılması nedeniyle hak kaybına ve emeklilik işlemlerinin yapılamaması sebebi ile müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilinin iş mahkemesinde açmış olduğu dava sebebi ile davalıdan hak ve alacaklarını teminen mahkemeden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek .. Ticaret Sicil Memurluğu'nun 35908 sicil no'da kayıtlı .. Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına ve şirketin ticaret sicilinine kaydedilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün 35908 sicil numarasında kayıtlı bulunan şirketin adresinde bulunamadığından re'sen silindiği ve şirket ana sözleşmesinde; "Tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır" şeklinde bir düzenlemenin bulunduğunu, 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesi ile ticaret sicil müdürlüklerine verilen görev gereği ayrı ayrı .. Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ve şirket yetkilisi ..l'e ''Şirketin ortakları, yöneticileri veya denetçileri ya da müdürleri tarafından 60 gün içinde, tasfiye memurunun bildirilmesi gerekmekte olup, tasfiye memurunun süresi içinde bildirilmemesi halinde şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu hususlarını'' içerir 02.05.2014 tarihli ihtarname gönderildiğini, ayrıca mevzuat uyarınca aynı içerikli ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, ancak, kanuna uygun biçimde gönderilen ihtarname ve Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan akabinde, yasal süreleri içinde müvekkili kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını, bu itibarla şirketin sicilden 11.08.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğine ilişkin ilanın; 18 Ağustos 2014 tarih ve 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 377 ve 378. sayfalarında yayınlandığını belirterek davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın 12/07/2023 tarihli oturumunda, davacı vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı gibi mazeret de bildirmediği, davalı vekilinin mazeret dilekçesinde başka mahkemelerdeki dosyalarının duruşmalarının bulunması nedeniyle katılamayacaklarını, bildirdiği, mahkemece takip edilmeyen dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, taraflardan birinin, dosyası işlemden kaldırılmış olan davayı , işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilebileceğini, üç aylık yenileme istem süresi hak düşürücü nitelikte olduğu, üç ay içinde yenilenmezse, mahkemece, kendiliğinden (re'sen) davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği, gerekçesi ile "Davanın 13/10/2023 tarihi itibariyle HMK 150.md. gereğince Açılmamış Sayılmasına" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı yan yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarının hatalı olduğunu, davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücreti, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumda mevcut Avukatlık Ücret Tarifesinin 1/2 oranında olması gerekirken, mahkemece tamamına yönelik karar kurulduğunu, Ayrıca davanın müracaat bırakıldığı andaki tarife değil, daha sonra yürürlüğe giren tarife uygulanarak müvekkilinin zararına karar verildiğini, belirterek mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, Şirketin İhyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın 13/10/2023 tarihi itibariyle HMK 150.md. gereğince Açılmamış Sayılmasına karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 150 maddesi 1. fıkrasında, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği; 4. fıkrasında, dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yenileyen taraftan harç alınacağı, 5. fıkrasında da üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda,12/07/2023 tarihli duruşmada davacı ve vekilinin ve davalı vekilinin duruşmaya katılmadıkları, mahkemece dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasa süre içinde dosyanın yenilenmediği, davacı tarafın 12/07/2023 tarihli duruşma gününden haberdar olmadıklarına ilişkin bir iddialarının bulunmadığı, anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Mahkemece her nekadar davalı lehine AAÜT gereğince 17.900TL vekalet ücreti takdir edilmiş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. Maddesinde "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." düzenlemesi karşısında, eldeki davada henüz ön inceleme tutanağının imzalanmadığı nazara alınarak ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı vekilinin vekalet ücretinin davanın müracaata bırakıldığı andaki tarifeye göre belirlenmesi yönündeki istinaf itirazı, hükmedilecek vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirleneceği dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte karar başlığında ".. Ticaret Sicil Müdürlüğü" yerine ".. Ticaret ve Sanayi Odası"nın gösterilmesi doğru olmamış, cevap dilekçesinin .. Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından verildiği, kararın ve istinaf dilekçesinin aynı vekile tebliğ edildiği, davanın yasal hasım olan sicil müdürlüğüne yöneltilerek sonuçlandırıldığından bu maddi hatanın karar yerinde her zamana düzeltilebileceği dosyadan anlaşılmakla karar başlığında bu hususun düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama ve delil toplanmasına gerek bulunmadığından dairemizce hüküm kurulmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;
2-.. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. Karar ve 17/10/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE;
3-Davanın 13/10/2023 tarihi itibariyle HMK 150.md. gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 7/(1) maddesi uyarınca belirlenen 8.950,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-İstinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00TL istinaf kanun yoluna başvurma gideri ile 10,00TL posta gideri olmak üzere toplam 748,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talebi halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/03/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır