Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, müştekilerin beyanları, sanığın savunması ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğenin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak;
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayini ve bu tayinden sonra aynı kanunun 125/4 maddesiyle artırılması yerine aynı Kanun'un 125/1 maddesiyle belirlenip, aynı kanunun125/4 maddesiyle artırılıp ve daha sonra 125/3-a maddesiyle artırım yapılarak TCK'nun 61 maddesine muhalefet edilerek eksik ceza tayin edilmesi,
5237 Sayılı TCK'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK'nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir.
Her ne kadar TCK'nın 125/3.a maddesinde hapis cezasının alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı, temel cezanın adli para cezası olarak seçildiği, TCK'nın 125/3-a maddesinin artırım maddesi olarak uygulandığı ve artırımın hapis cezası olarak yapılarak çelişkinin yaratılması, seçenek yaptırım olarak hapis ya da adli para cezalarından birinin seçilmesine dair gerekçenin gösterilmemesi,
SONUÇ: Hukuka aykırı olup, sanığın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
Hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve aleyhe istinaf talebinin bulunmaması nedeni ile TCK'nın 283. Maddesi hükmü gözetilerek hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)