Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında incelemeye geçilerek;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçesi incelendi;
Davaya katılmasına karar verilen N. Y.'in sıfatının gerekçeli karar başlığında "mağdur" olarak yazılması yasaya aykırı ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmüştür.
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay tarihinde Kütahya E Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığın cezaevi idaresine verdiği 22/06/2017 tarihli ve "E Tipi Kapalı Cezaevi Kanalı ile Hz.Allah" başlıklı dilekçe içeriğine yazdığı "Allahım şu mübarek gün 2. Müdür, cani, azap insanı, cehennem zebanisi, ona öyle bir dert ver ki derman bulamasın. İnsanların çoluğuna çocuğuna verdiği azabı gör yarabbi. N. Y. seni Allah'a havale ediyorum" şeklinde sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı ve beddua niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeksizin sanığın beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi;
Ayrıca adli emanette bulunan suça konu dilekçe akıbeti ile ilgili bir karar verilmemiş olması yasaya aykırı ise de;
Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-a maddesi kapsamında dairemizin hukuka aykırılığı giderme yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmakla istinaf kapsamındaki MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA;
Yerine;
"Sanığın eyleminde üzerine atılı kamu görevlisine hakaret suçunun unsurları bulunmadığından atılı suçtan CMK'nun 223/2-a-c maddesi gereğince BERAATİNE,
Kütahya adli emanetinin 2017/973 sırasında kayıtlı bulunan bir adet dilekçe aslının DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
Sanık bakımından yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına"
Cümleleri eklenmek suretiyle CMK'nın 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;
Hükmün CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/3-a.1 ve 291. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren (15) gün içerisinde dairemize veya bulunulan yerdeki bir mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması veya cezaevinde bulunan kişiler bakımından cezaevi idaresi aracılığı ile göndereceği bir dilekçe veya cezaevi idaresi aracılığı ile tutanağa geçecek şekilde beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.