Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Silahla tehdit suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun CMK nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-)Tehdit suçu yönünden yapılan incelemede;
a-) Sanığa yüklenen ve mahkemece sabit görülen 5237 Sayılı TCK'nın 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 5271 Sayılı CMK'nın 253/1-b.3 maddesi uyarınca uzlaştırmaya tabi suçlardan olması nedeniyle sanık ile mağdur arasında 5271 Sayılı CMK'nın 253. maddesindeki prosedüre göre usulüne uygun uzlaştırma işlemleri yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, uzlaştırma işlemleri yapılırken ceza muhakemesinde uzlaştırma yönetmeliğinin 7/10 maddesine aykırı olarak şüpheliye (sanığa) uzlaşma teklifinde bulunulmaması yine aynı yönetmeliğin 29/5 maddesi hükmüne aykırı olarak uzlaşma teklifinde bulunulan uzlaştırmacı tarafından mağdur N. T.'ın güncel adresine ve MERNİS adresine tebligat yapılmadan mağdurun daha öncede mahkemede belirtmiş olduğu adresine tebligat gönderilerek iadesi üzerine uzlaşma teklif formunun düzenlenerek imzalattırılmadan ve netice itibariyle usulüne uygun uzlaştırma işlemi yaptırılmadan yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
b-)Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarih 2020/16 esas 2020/33 karar sayılı ilamı ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17/10/2019 tarih ve 7188 Sayılı kanunun 31. Maddesi ile eklenen Geçici 5. Maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan "basit yargılama usulü" yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmakla;
Sanığın üzerine atılı ve yargılama konusu olan TCK'nun 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun basit yargılama usulü kapsamında kalan suçlardan olması ve bu suçun bu kapsama girmeyen bir suç ile birlikte işlenmemiş olması nedeniyle sanık lehine 1/4 oranında ceza indirimi öngören CMK'nun 251. maddesinde düzenlenen "basit yargılama usulü"nün uygulanıp uygulanmayacağının TCK'nun 7/2 maddesi de dikkate alınarak mahkemesince takdir edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle CMK'nın 280/1-e ve 289. maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 286/1 maddesi gereğince KESİN olarak 15/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)