Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-) Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, katılan ve müştekilerin beyanları, sanığın savunması, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğenin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ancak;
5237 Sayılı TCK'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK'nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir.
1-) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun'un 125/1 maddesiyle belirlenip daha sonra artırım yapılması,
2-) Adli sicil kaydında silinme koşulları oluşan sabıkalar dışında sabıkası bulunmayan sanık hakkında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin hapis cezasının seçilmesi,
3-) Sanığın sadece Katılan …...'a hakaret ettiği diğer müştekilere hakaret etmediği halde delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek aynı eylemle müştekilere de hakaret ettiğinin kabulüyle sanık hakkında TCK'nın 43/2 ve 43/1 madde ve fıkralarının uygulanarak fazla ceza tayini,
B-) Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, katılan ve müştekilerin beyanları, sanığın savunması, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
5237 Sayılı TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasından dolayı polis merkezine getirilen ve alkollü olan sanık hakkında yasal işleme başlandığı, hakkında yasal işlem yapmamalarını sanığın istediği, bunun mümkün olmadığını söyleyen görevli polis memuru olan katılan …..'a sanığın "100 TL para verseydim bu iş böyle olmazdı, hemen yazın size 5-10 milyar cezam ne ise vereyim, ben PKK lı mıyım gidin PKK ile çarpışın, sizi doğuya sürdüreceğim, içişleri bakanlığını arayacağım, ben size gösteririm, bunun hesabını sorarım, g...tünüz yiyorsa gidin doğuda çarpışın, a... Koyduğum, boşuna biz bu ülkeyi korumuşuz, bu ülkenin a... koyum, bu adaletin a... koyum, s...tir git başımdan, bana adını sicilini ver benim tanıdık savcılar, emniyet müdürleri var " şeklindeki sözlerinin TCK'nın 265. maddesinde " cebir veya tehdit" suretiyle işlenebileceği, belirtilen görevi yaptırmamak için direnme suçundan unsurları itibariyle tamamen farklı ve muhatabını küçük düşürme kastı ile işlemiş hakaret suçunu oluşturduğu, hakaret suçundan yasal işlemin yapıldığı, İçişleri Bakanlığı, Savcılar ve Emniyet Müdürleri ile hesap sorma, bu şekilde katılana göstereceğini beyan etme ve sürdüreceğini söyleme şeklindeki eylemlerinin tehdit niteliğinde olmadığı, direnme suçundan aranan cebir veya tehdit unsurlarının gerçekleşmemesine rağmen eksik ve yetersiz gerekçe ile bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
SONUÇ: Hukuka aykırı olup, sanığın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
Hükümlerin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 21.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)