(5237 S. K. m. 43, 53, 125)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 20/03/2014 tarih ve 2014/434 Esas sayılı iddianamesi ile olay günü Bilecik Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezine İsmetpaşa Mahallesi Mazharbey Sokakta Vakıflar Bankası önünde alkollü bir şahsın yüksek sesle çevreyi rahatsız ettiği şeklinde ihbarda bulunulması üzerine yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müşteki polis memurlarının olay yerine gittikleri, olay yerinde şüpheli .....'un halen çevreye rahatsızlık verdiğinin görüldüğü, şüphelinin adli işlem yapılmak üzere doktor raporu alınarak Polis Merkezine götürüldüğü sırada, şüpheli .....'un görevini yapan müşteki polis memurlarına hitaben sinkaflı küfürler ettiği, müşteki polis memurları her ne kadar şikayeti olmamış iseler de, şüpheli hakkında kamu davası açmaya kuvvetli suç şüphesi bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan TCK'nun 125/1-3-a, 43/2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ..... 18/09/2014 tarihli duruşma ifadesinde, "Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. olay tarihinde alkollüydüm. vakıfban atm den para çekmek istedim ancak atm para vermeyince sinirlenip kendi kendime konuştum. iddia edildiği gibi polis memurlarına hakaret etmedim. Suçsuzum" şeklinde savunma yapmıştır.
İhbar üzerine yeniden yapılan 02/11/2018 tarihli duruşmada ise, "Öncelikle daha önce yapmış olduğum eylemlerden dolayı pişman olduğumu mahkemeye söylemek istiyorum, ben trafikten dolayı ceza yedim, taksitlendirilmesi yapıldı, onun ödemesini yapıyorum, eskiden alkol alıyordum, artık içmiyorum, benim yaşlı ve hasta annem var, ona kendim bakıyorum, kendimde yeşil kartlıyım, yaptıklarımdan dolayı pişmanım, mahkemenin hakkımda lehe olan hükümleri uygulamasını talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Mağdur polis memurları aşamalarda, sanığın polis merkezine götürdükleri sırada sanığın kendilerine "hepinizin anasını avradını sikecem, beni burda tutamazsınız, siz kim oluyorsunuz, bırakın beni gidecem" diyerek küfür ettiğini, sanıktan şikayetçi olmadıklarını söylemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, TCK'nun 125/3-a maddesindeki seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek ve sonuç olarak 7600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği;
Sanığın denetim süresi içinde suç işlemesi nedeniyle yeniden yapılan yargılama sonucunda ise ilk hüküm değiştirilerek ve sonuç olarak sanığın TCK'nun 125/3-a ve 43/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nun 51. Maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Bu karara karşı Bilecik C.Savcısı ..... tarafından, "Sanık ..... hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan Bilecik Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 2014/665 Esas, 2015/327 Karar sayılı dosyası üzerinden 13/04/2015 kesinleşme tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/281 Esas, 2017/584 Karar sayılı ilamı ile 25/04/2017 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan olan alkollü araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve verilen bu kararın kesinleştiği, 5271 Sayılı CMK 231/11 maddesinde belirtilen ''Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi... halinde mahkeme hükmü açıklar'' hükmü gereğince, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemenin hükmü aynen açıklaması gerekirken açıklanması geri bırakılan hükümdeki cezadan farklı ceza verildiği ve CMK'nın 231. Maddesinin 11.fıkrasının 2. Cümlesi gereğince sadece denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyenler bakımından yeni bir hüküm kurulup hapis cezasının ertelenmesine karar verilebileceği denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında, ''cezanın ertelenmesi kararı'' verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle usul ve esas yönünden Kanuna aykırı bulunduğundan kararın istinâfen kaldırılması" talebiyle süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; sanığın alkollü araç kullanmak suçundan Bilecik Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi sebebiyle Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu erteli hükmün aynen açıklanması gerekirken, sanık hakkında hapis kararı verilerek bu cezaın ertelenmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, ilk derece Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun bu yönlerden kabulü ile Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarih ve 2018/238 esas, 2018/584 karar sayılı hükmünün CMK nun 280/2. maddesi uyarınca KALIDIRILMASINA, sanık hakkında denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi sebebiyle Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarih ve 2014/665 esas, 2015/327 karar sayılı hükmünün açıklanmasına ve sanığın eylemine uyan TCK nun 125/3.a, 43/2, 53 maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur" şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Sanığın kamu görevlilerine hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ancak;
İlk derece mahkemesi tarafından açıklanan hükümde cezanın tür ve miktarının değiştirilmesinin ve hapis cezasının ertelenmesinin yasaya aykırı olduğu ve açıklanması geri bırakılan hükmün olduğu gibi açıklanması gerektiği gözetilmeksizin hükmün değiştirilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve açıklanması geri bırakılan hükümdeki ceza miktarı değiştirilmeksizin hükmün açıklanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanık hakkında Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarih 2018/238 esas ve 2018/584 karar sayılı kararı ile kamu görevlilerine hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINA;
2-a) Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, sanığın denetim süresi içinde kasti suç işlediği anlaşıldığından, CMK'nın 231/11 maddesi gereğince sanık hakkında Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19/03/2015 tarih 2014/665 esas ve 2015/327 karar sayılı HÜKMÜN AÇIKLANMASINA,
b) Sanığın üzerine atılı kamu görevlilerine hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun derecesi ve sair hallere göre takdiren 365 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Sanık aynı eylemle birden fazla kamu görevlisine yönelik olarak suç işlediğinden TCK’nın 43/2 maddesi delaletiyle 43/1 maddesi gereğince cezası takdiren 1/4 oranında artırılarak 456 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Cezanın sanık üzerindeki olası olumlu etkileri takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek 380 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sırasında belirlenen ekonomik ve şahsi hallerine göre gün olarak belirlenen para cezasının günlüğü TCK’nın 52/2 maddesi gereğince takdiren 20 TL.den hesaplanarak 7600 (YEDİBİNALTIYÜZ) TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesi gereğince para cezasının sanıktan birer ay ara ile 24 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonraki aşamalarda sarf edilen 42,00 TL davetiye gideri ve 25,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 67,50 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; Tarafların yokluğunda, C.Savcısı Sinan İnal'ın (37047) katılımı ile, mütalaaya uygun, CMK’nun 286/3-a.1 ve 291. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren (15) gün içerisinde dairemize veya bulunulan yerdeki bir mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması veya cezaevinde bulunan kişiler bakımından cezaevi idaresi aracılığı ile göndereceği bir dilekçe veya cezaevi idaresi aracılığı ile tutanağa geçecek şekilde beyanda bulunmak suretiyle suretiyle, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 14/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)