Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın oğlu olan .....'ın cep telefonunu aradığı sabit olmakla birlikte, sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği yönündeki inkara yönelik savunması tanık .....'ın çelişkili beyanları da dikkate alındığında sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediğine dair cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi olayın tarafsız tanığının da bulunmadığı anlaşılmış olup ceza hukukunun temel prensiplerinden olan "şüphe sanığın lehine yorumlanır" ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-a maddesi kapsamında dairemizin hukuka aykırılığı giderme yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmakla istinaf kapsamındaki mahkumiyet hükmünde mevcut;
Hükmün;
"Sanığın üzerine atılı katılana yönelik tehdit suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan TCK nun 106/1-1. maddesi gereğince suçun işleniş şekli sanığın şahsi sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak takdiren 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın aynı eylemi bir kereden çok defa yapıldığı anlaşıldığından TCK'nın 43. maddesi gereğince sanığın cezasında 1/4 oranında artırım yapılarak TCK 43/2 maddesi delaletiyle TCK nun 43/1 maddesi gereğince verilen cezanın takdiren 1/4 oranında artırılarak 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar nazara alınarak ve lehine hafifletici takdiri hafifletici sebep kabul edilerek 5237 sayılı TCK. nun 62/1. md.si gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Sanığın pişmanlığının olmadığı, mahkememizce sanığın yeniden suç işlemeyeceğine yönelik kanaatin oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Tck'nın 50., 51. Maddelerinin, Cmk'nın 231. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın sabıkasındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının yeniden değerledirilmesi için dosya kesinleştiği takdirde İvrindi Asliye Ceza Mahkemesine (2015/96-2015/257 E-K)ihbarına,
Yargılama boyunca yapılan tüm yargılama giderilerinin ve hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak olan yargılama gideri toplamının sanıktan tahsili ile hazine üzerine irat kaydına,"
Cümlelerinin karardan çıkartılarak yerine;
"1- Sanık ......'ın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olduğundan atılı suçtan CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,"
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Cümlesi eklenmek ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmek suretiyle CMK'nın 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;
Hükmün CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-d maddesi uyarınca KESİN olarak 24/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)