Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının 17/10/2016 tarih ve 2016/258 esas sayılı iddianamesiyle, müşteki ve şüphelinin kardeş oldukları, miras yoluyla müştekiye kalan taşınmazı izinsiz olarak kullanmaya devam eden şüphelinin ayrıca kendisine taşınmazı boşaltması konusunda uyarı yapan müştekiye "git mahkemeye beni dava et, evi ve tarlayı senden alırım, senin hakkın yok oralarda, ananın amında mısın sen, babam hastayken ananın amına gittin sen" demek suretiyle hakarette bulunduğu, müştekinin olay nedeniyle şikayetçi olduğunu bildirdiği, şüphelinin alınan savunmasında taşınmazı kullandığını kabul ettiği, ancak hakaret suçu açısından üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve bu şekilde hakaret ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını işlediği iddiasıyla TCK'nun 125/1 ve 116/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ..... aşamalardaki savunmalarında, "İddianamede ismi geçen müşteki ablam olur, ablama ait ağılı 16-17 yıldır ben kullanırım, bu ağıl ablama babamdan miras kaldı, babam sağ iken evin ve ağılın yarısı da senindir dedi, ama daha sonra buraların tapusu ablamın kendi adına çıkartıldı, olay günü de bundan dolayı aramızda tartışma çıktı, ben ablama sövmedim, hakaret etmedim, ablamın müsadesi olmadığı halde taşınmazı kullanmaya devam ettim, çünkü orası bana babamdan miras kaldı, ancak tapu ablamın üstüne çıktı, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim. Tanık beyan .....'in beyanlarına katılmıyorum, aleyhe olan hususları da kabul etmiyorum, tanık ..... nun beyanlarını da kabul etmiyorum, kendisi müştekinin eşi olur, beyanlarını hiç bir şekilde kabul etmiyorum, ancak şunu söyleyebilirim, müştekinin bahçesine samanlarımı koyduğum doğrudur, başka koyacak yerim yoktur, müşteki bana samanlarımı koymamam gerektiğini söylemişti, ancak arazi bize babamdan kaldığından bende oraya koymaya devam ettim, söz konusu bahçede müşteki oturmaktadır, bana çık dediği doğrudur, müştekinin bahçesine samanlarımı ve hayvanlarımı zaman zaman koyduğum doğrudur, ancak kendisine hakaret etmedim" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
DELİLLER:
Katılan ..... aşamalarda, "İddianamede ismi geçen sanığı kardeşim olması nedeni ile tanırım, bana küfür etti, ev babamdan kaldı, benim şahsım adına tapu çıktı, tek başına malik olarak benim ancak kardeşim benim rızam olmadan evime ve damıma giriyor, damımı kullanıyor, kendi hayvanlarını bağlıyor, hayvanların yiyeceği otları samanları koyuyor, bu şekilde benim evi kullanmama mani oluyor, Osmanlar köyünde oturan ..... bu olayları bilir, kardeşimin bana sövdüğünde de bu küfürleri duydu, bunun da dinlenmesini istiyorum, Olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Biz sanık ile miras noktasında anlaşmıştık, söz konusu tapuda benim üzerime geçmiştir, hatta miras konusunda babamın zamanında anlaştık, babam ona bir çift öküz, ev, bahçe ve bir dönüm de tarla verdi, söz konusu suça konu yer benimdir, kendisine defaatle eşyalarını samanlarını oraya koymaması gerektiğini söyledim, ancak beni dinlemedi koymaya devam etti, sanığın samanları benim bahçeme getirip koyduğna dair tanıklarım vardır, tanıklarımdan ..... ve .....'ın dinlenmesini talep ediyoruz, kendisi benim bahçeme eşyalarını koyuyor" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "İddianamede ismi geçen sanığı ve müştekiyi köylüm olmaları nedeni ile tanırım,ben olay günü saman alıp evime doğru gitmeye çalışıyordum, araba ile giderken tarafların tartıştıklarını gördüm, arabayı durdurdum, arabadan aşağıya indim, sanığın müştekiye karşı iddianamede geçen küfürlerden kısmen ayrıca sair küfürleri ettiğini duydum, ben bizzat duydum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "İddianamede ismi geçen sanığı ve katılanı eşim olması nedeni ile tanırım, sanık anlaşmış olduğumuz ve mülkiyeti eşime ait olan taşınmazımızın içine yani bahçemize samanlarını koymaktadır, biz de defaatle bu samanları buraya koymamasını söyledik, ben kendisine ayrıca başka malzemelerini de almasını söylemiştim, ancak sanık olay günü de eşyalarını almayınca eşim kendisinden şikayetçi oldu, kendisi sinkaflı küfürler etmiştir, hepsini bizzat kendim duydum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Raşit Tülek, "İddianamede ismi geçen sanığı ve katılanı köylüm olması nedeni ile tanırım, bildiğim kadarı ile köyde anlaşmazlık oluşulan yer müşteki .....'ya aitmiş, ben dört yıldır köyde muhtarlık yaparım, ..... da ablasının yerine saman koymuş ve büyükbaş hayvanlarını müştekinin belirttiği yere koymuş, olay günü bu nedenle tartışma olmuş ben orada değildim ama sonrasında tarafların arasındaki anlaşmazlıktan dolayı husumet devam etmiş, bu noktalarda tarafların anlaşmızlığının devam ettiğini biliyorum, hatta bir zaman sanık olay yerinden bir takım kiremitlerin alınmış olduğunu görmüştüm, ancak ben orada değildim, tarafların anlaşmazlığının mirastan kaynaklı olduğunu düşünüyorum, bildiğim kadarı ile de söz konusu taşınmaz ve ağıl müştekiye aittir, ancak öncesinde müşteki İzmir'de oturuyordu, o safhada bildiğim kadarı ile sanık samanlarını suça konu ağıla koyuyordu, ağılın çevresi de bahçe duvarı ile kaplıdır ve söz konusu taşınmaz müştekiye aittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "İddianamede ismi geçen sanığı ve katılanı köylüm olması nedeni ile tanırım, taraflar arasında bildiğim kadarı ile mirastan kaynaklı tartışmaları vardır, müştekinin evi bahçeli şekildedir, içinde samanların bulunduğu ağıl vardır, sanık samanlarını müştekinin ağılına koymakta idi, ben bizzat gördüğüm de olmuştur, taraflar tartıştığında ben yoktum, ancak ara sıra da tartıştıklarını görmekte idim, müştekinin ve sanığın babası ..... bir gün bana müştekinin oturduğu ev ve bahçe ayrıca arkasındaki tarla .....'ye ait geri kalan yeri de sanığa verdiğini söylemişti, diye hatırlıyorum, ancak aralarında nasıl bir paylaşma oldu ve ne şekilde devredildi tam olarak bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "Ben .....'nun komşusu olurum, olayın olduğu gün ben de orada idim, ....., .....'ya ait ahıra hayvanlarını koymak istiyordu, aralarında tartışma başladı, ..... zorla hayvanlarını içeri koydu, ben sadece münakaşa ettiklerini gördüm, şahsın .....'ya hakaret ettiğine şahit olmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan taşınmaza ilişkin tapu kaydına göre taşınmazın kargir ev ve tarla vasfı ile katılan adına kayıtlı olduğu, sanığın taşınmazda kendi payının da olduğunu iddia ettiği ancak taraflar arasında herhangi bir hukuk davasının bulunmadığı, katılanın sanığı uyarmasına rağmen sanığın katılana ait taşınmazın eklentisi konumundaki bahçeyi zaman zaman saman balyası ve hayvanlarını koymak suretiyle kullandığı ve bu şekilde üzerine atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği kabul edilerek TCK'nun 116/4 maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin zincirleme şekilde işlenmesi sebebiyle TCK'nun 43/1 maddesi gereğince cezası 1/4 oranında artırılarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62. Maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nun 50/1 maddesi gereğince hapis cezasının 3740 TL adli para cezasına çevrilmesine;
Ayrıca sanığın olay günü katılana yönelik olarak hakaret suçunu işlediği kanaatine varıldığından TCK'nun 125/1 maddesi gereğince 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62. Maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nun 52. Maddesi gereğince günlüğü 20 TL'den 1500 TL adli para cezası belirlenmesine karar verildiği ve hakaret suçundan dolayı verilen adli para cezasının kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
İlk derece mahkemesi tarafından verilen cezalara karşı sanık tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, hakaret suçundan verilen kesin nitelikteki adli para cezası bakımından mahkemece istinaf başvurusunun reddine karar verilmediği anlaşılmıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden;
1- Sanık .....'ın katılan .....'ya yönelik hakaret suçundan verilen 1500,00 TL adli para cezasının miktar ve niteliğine göre hükmün istinaf kanun yoluna başvurulamaz nitelikteki kararlardan olduğu anlaşıldığından bu karar yönünden 5271 sayılı CMK nun 279/1-b maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2- Sanık .....'ın kardeşi katılanın mülkiyetinde bulunan ağıl niteliğindeki bina ve bahçeyi malik gibi kullanması şeklinde eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu ve bu suç yönünden eyleminin sabit olduğu, ilk derece mahkemesince hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, sanığın istinaf başvurusunun bu yönlerden kabulü ile Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarih ve 2016/340 esas, 2019/46 karar sayılı konut dokunulmazlığına ilişkin hükmünün CMK nun 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve sanık hakkında açılan kamu davasının CMK nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma gerçekleştiğinden DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirmiştir,
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda, sanığa hakaret suçundan verilen 1500 TL miktarındaki adli para cezası kesin nitelikte olmakla anılan kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığı anlaşıldığından bu suç bakımından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığın katılana ait ağıl niteliğindeki binayı malik gibi kullanması şeklindeki eyleminin ilk derece mahkemesi tarafından TCK'nun 116/1 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilmişse de bu eylemin TCK'nun 154/1 maddesinde düzenlenen "hakkı olmayan yere tecavüz" suçunu oluşturduğu ve bu suçun uzlaştırma kapsamında bulunduğu ancak aşamalarda uzlaştırma işleminin yapılmadığı anlaşıldığından dairemizce taraflar arasında uzlaştırma işlemi yaptırılmış, tarafların edimli olarak uzlaştıkları ve sanık tarafından edimin yerine getirilmesi sonucu uzlaşmanın gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal olarak nitelendirilen eyleminden dolayı açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar vermek gerekmiş ve sonuç itibarı ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanık .....'a hakaret suçundan verilen 1500 TL. adli para cezasının miktar ve niteliğine göre hükmün istinaf kanun yoluna başvurulamaz nitelikteki kararlardan olduğu anlaşıldığından, bu kararlar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 279/1-b maddesi uyarınca hakaret suçu bakımından sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-a) Sanık hakkında Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarih 2016/340 esas ve 2019/46 karar sayılı sayılı kararı ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINA;
b) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sırasında taraflar arasında uzlaşma sağlandığı anlaşıldığından bu suç bakımından CMK'nun 254/2 ve 223/8 maddeleri gereğince davanın UZLAŞMA NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
3- Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair; tarafların yokluklarında, C.Savcısı .....'ın (37047) katılımı ile, mütalaaya uygun, kesin nitelikteki adli para cezası için hazır bulunanlar bakımından tefhim, yokluğunda karar verilenler bakımından ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere;
Konut dokunulmazlığını bozma suçundan açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesi kararı bakımından ise CMK'nun 286/2-c maddesi uyarınca KESİN olarak 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)