Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında eleştiri dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin bu suça yönelen ve yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçu yönünden yapılan istinaf incelemesinde,
Sanık hakkında tehdit suçu olarak nitelendirilen eyleminden dolayı kamu davası açılmış ise de, sanığın katılana karşı söylemiş olduğu sözleri '' kamu görevinden de atılacaksın, senin sonun cezaevi '' şeklinde göndermiş olduğu mesajların tehdit suçunun maddi unsurunu oluşturmadığı ve sanığın temennisi niteliğinde olduğu bu nedenle müsnet suçun yasal unsurları oluşmadığından, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-a maddesi kapsamında dairemizin hukuka aykırılığı giderme yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmakla istinaf kapsamındaki sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin;
'' Sanığın müsnet tehdit suçu yapılan yargılama sonunda sübuta ermekle, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak, TCK’nun 106/1-2 maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan olmak üzere 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini zincirleme şekilde gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 43. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK nun 62.maddesinin tatbiki ile cezasının 1/6 oranında indirimi ile 6 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
TCK'nun 53/1-c bendindeki yazılı sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye kadar, alt soyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar YOKSUN BIRAKILMASINA (Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53.maddesine ilişkin olan 12/11/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan iptal kararı gözetilmek suretiyle uygulanmasına)
Sanığın adli sicil kaydına göre suç işlemekten çekineceğine dair mahkemede kanaat oluşmadığından ve kasıtlı suçlardan mahkumiyeti bulunduğundan sanık hakkında 5271 sayılı CMK nun 231/5 , TCK 51 ve 50 maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Sanığın sabıkasına esas daha önce Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/552 esas 2007/519 Karar sayılı ilamında ki suçundan dolayı aldığı hükmün 26.10.2015 tarihinde infaz edildiği, mahkememiz bu dosyasındaki suçunu 01.11.2015 tarihinde işlediği, böylelikle bu ilamın tekerrüre esas olduğu değerlendirilmekle TCK.nun 58/6.maddesi uyarınca sanığın cezasının MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,'' şeklindeki HÜKMÜN KALDIRILMASINA;
Yerine;
"Sanığın, göndermiş olduğu mesajların tehdit suçunun maddi unsurunu oluşturmadığı ve sanığın temennisi niteliğinde olduğu bu nedenle müsnet suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE"
Cümleleri eklenmek suretiyle CMK'nın 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca hükmün bu şekilde SANIĞIN İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
3- Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, CMK'nın 286/2-a-d maddesi uyarınca 30/01/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)