Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı sanık vekili ve suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suçtan zarar gören Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin 10/04/2018 tarihli istinaf dilekçesinde davaya katılma talebinde bulunduğu ancak bozma ilamından sonraki duruşmaya katılmadığı ve ancak mahkemece katılma hususunda bir karar verilmediği anlaşıldığından CMK'nun 237/2 maddesinin 2. cümlesi uyarınca suçtan zarar gören Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya KATILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın katılanlar ..... ve .....'a yönelik, şantaj, cinsel taciz ve çocuğa müstehcen yayın izletme suçlarından mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık vekili ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSULARININ ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nin 286/2-a,d maddesi uyarınca KESİN olarak 30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)