Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; atılı eylemin sanık tarafından işlendiği ve doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmıştır.
Ancak,
Mahkemece verilen hükümde sanığa verilen 5 ay hapis cezasının ertelenmesi ve TCK'nın 53 maddesindeki hak yoksunluğuna hükmedilmesine karar verildiği görülmüş olup, TCK'nın 53/4 maddesine göre '' Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz'' şeklindeki amir hükmü gereğince sanığa verilen 5 ay hapis cezasından verilen cezanın 1 yıl süre ile ertelendiği halde hak yoksunluğuna ilişkin hükmün uygulanması;
Yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenlerle yerinde ise de; davanın yeniden görülmesini gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
TCK'nın 53.maddesiyle ilgili paragrafın hükümden TAMAMEN ÇIKARTILMASINA,
Sonraki paragraflar buna göre devam ettirilmek suretiyle CMK'nın 303/1-e maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca sanık müdafinin istinaf talebinin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair CMK'nın 286/2-d maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)