(5237 S. K. m. 62, 241) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/03/2017 tarih ve 2017/494 esas sayılı iddianamesi ile şüpheliler ..... ve .....'ın suç tarihinde komisyon karşılığı çek kırmak suretiyle üzerilerine atılı tefecilik suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde işledkleri, ayrıca şüpheli .....'ın çeki geri isteyen müştekiye yönelik olarak "işi zorlama, çek mek yok uğraştırma beni uğraşırsan senin başın belaya girer" şeklinde sözler söylemek suretiyle sanık .....'ın tehdit ve tefecilik yapmak suçlarını işlediği iddiasıyla TCK'nın 106/1-1 cümle, 241/1 ve 53 maddeleri gereğince; sanık .....'ın ise tefecilik yapmak suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nun 241/1 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı;
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, sanıklardan .....'ın beraatine, sanık .....'ın ise tefecilik suçundan dolayı TCK'nun 241/1 ve 62 maddeleri gereğince sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu karara karşı sanık ..... tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; sanıklar ..... ve ..... hakkında tefecilik suçundan açılan davada Maliye Hazinesinin suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, ilk derece yargılaması sırasında davanın bu kuruma bildirilmediği, istinaf yargılaması sırasında bildirim yapıldığında ise hazine vekilinin davaya katılma talebinde bulunduğu ancak CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca kanun yolu yargılamasında davaya katılmanın mümkün olmadığı dikkate alınarak sanık ..... tarafından yapılan istinaf başvurusunun bu yönlerden kabulü ile İnegöl 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2018 tarih ve 2017/131 esas, 2018/433 karar sayılı hükmünün CMK nun 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca BOZULMASINA, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dairemizce duruşmalı olarak yapılan inceleme sırasında taraf teşkilinin sağlanması bakımından tefecilik suçunun zarar göreni durumunda bulunan maliye hazinesine iddianame ve duruşma davetiyesi gönderilmiş, hazine vekili tarafından her iki sanık bakımından davaya katılma talebinde bulunulması üzerine CMK'nun 237/2 maddesinin "Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz." şeklindeki hükmü gereğince ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiş ve sonuç itibarı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Maliye Hazinesinin, sanıklar ..... ve .....'ın işledikleri iddia olunan tefecilik suçunun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği dikkate alındığında;
İlk derece mahkemesi tarafından usulüne uygun bir şekilde dava ve duruşmalar bildirilmeden ve CMK'nun 237/2 maddesi gereğince kanun yolu muhakemesinde davaya katılma imkanı bulunmayan bu kuruma davaya katılma ve CMK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilmiş olması;
Hukuka aykırı olup, sanık .....'ın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca sanık .....'ın tefecilik suçundan beraatine ve sanık .....'ın aynı suçtan mahkumiyetine ilişkin İnegöl 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2018 tarih 2017/131 esas ve 2018/433 karar sayılı hükmünün BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair; sanık ..... ve suçtan zarar gören maliye hazinesi vekilinin yüzlerine karşı, C.Savcısı .....'ın (37047) katılımı ile, mütalaaya uygun, CMK'nın 286/1 Maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)