Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılana hukuki yardımda bulunması amacıyla ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Sağlık Bakanlığı vekilinin görevlendirilmiş olmasının Sağlık Bakanlığını davanın tarafı yapmayacağı gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında Sağlık Bakanlığına "katılan" sıfatı ile yer verilmesi yasaya aykırı ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmüş olup;
Sanığın kamu görevlisine hakaret ve basit tehdit suçlarından mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kamu görevlisine hakaret suçu bakımından CMK’nun 286/3-a.1 ve 291. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren (15) gün içerisinde dairemize veya bulunulan yerdeki bir mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması veya cezaevinde bulunan kişiler bakımından cezaevi idaresi aracılığı ile göndereceği bir dilekçe veya cezaevi idaresi aracılığı ile tutanağa geçecek şekilde beyanda bulunmak suretiyle suretiyle, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere;
Basit tehdit suçu bakımından ise CMK'nin 286/2-d maddesi uyarınca KESİN olarak 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)