Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2018 tarih ve 2018/284 esas numaralı iddianamesi ile; şüpheli .....'in olay günü 14:30 sıralarında kordonda boşandığı eşi olan .....'ın yanında küçük yaştaki kızı ve yanlarında şüpheli ..... olduğu halde yürüdüklerini görünce, .....'a "kepaze kadın, rezil kadın, beni arkadaşım ile aldattın" diye hakaret ettiği, aralarında tartışma meydana geldiği, orduevinin önüne geldiklerinde .....'in bağırarak konuşmaya devam etmesi üzerine .....'ün kendisine "sus ulan gir içeri" diyerek hakaret ettiği, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasıyla TCK'nun 125/1-4 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır,
SAVUNMA:
Katılan Sanık ....., "Ben olay tarihinde müşteki .....'a yönelik kesinlikle iddianamede belirtildiği gibi "kepaze kadın, rezil kadın, beni arkadaşımla aldattın" şeklinde bir beyanda bulunmadım, ben müşteki ile kesinlikle görüşmüyorum, sadece çocuğumla görüşüyorum müştekinin beni aldattığına dair boşanma ilamını mahkemenize sundum, ..... bana orduevinin önünde "sus ulan gir içeri" şeklinde hakeret sözü söyledi ve bana kol hareketi yaptı, ben .....ten davacı ve şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, tanığım var onu da bildireceğim." şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık ....., "Olay tarihinde ..... ve kızı ile birlikte kordonda yürüyorduk, o esnada müşteki sanık ..... eşi olan .....'a yönelik "rezil kadın beni rezil ettin, bu benim boşadığım kadın, bu da emekli Yarbay" diyerek .....'a hakarette bulundu, ben de kendisine "burada rezillik çıkartma, burası konuşulacak yer değil" dedim, daha sonra kendisi yine bağırarak ben onların rezaletini ortaya çıkarttım beni kızımla görüştürmüyorlar şeklinde hakaret etti, daha sonra .....'ın sanık .....'e karşı "yalan söylüyorsun, kızının yanında bunları yapma" dedi, daha sonra ben kızı alıp gidiyorum dedim ve orduevine doğru yürüdüm, orduevinin kapısının önünde beklemeye başladım, on dakika sonra ..... önde kordonboyunda arkasında ..... orduevine doğru gelmeye başladılar orduevinin önü kalabalıktı orduevinin hemen karşısındaki kaldırımda eski eşine hitaben "bu benim boşadığım eşim beni kastederek bu da emekli yarbay" dedi, ben de gruba hitap ederek evet ben emekli yarbayım ..... de emekli albay ben bunların aile dostuyum, daha sonra .....'e yönelerek bunları neden burada anlatıyorsun konu ile ne alakası var dedim, ..... kapı önünden orduevinden içeri girerek bu şahıs benim dostluğum ile aileme girdi daha sonra bana düşman eski eşime dost oldu dedi, kendisi orduevine girdi biz de oradan ayrıldık ben kendisine herhangi bir hakarette bulunmadım." şeklinde savunma yapmıştır.
DELİLLER:
Katılan ....., "Sanık .....den şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, biz kendisi ile aldatma nedeniyle değil şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandık, tanığım var dinlenmesini talep ediyorum, bana sahilde "kepaze kadın, rezil kadın, beni arkadaşım ile aldattın" diye söyledi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "Olay tarihinde ben gazeteci olduğumdan dolayı Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında kordonda bulunan takıcıların oradaydım, yüksek sesle bir bağırma sesi duydum, erkek bir şahıs "rezil kadın, kepaze kadın, beni yanındaki adamla aldatıyorsun" şeklinde bağırdı, ben de olay yerine geldiğimde sanık ..... kızına karşı senin baban benim o değil, şeklinde bağırıyordu, ben o esnada bir iki fotoğraf çektim ..... bey çekmememi söyledi, aynı zamanda ..... benim boşandığım eşim diye bağırdı ancak ben orada ne demek istediğini anlamadım, daha sonra ..... isimli kişi burası yeri değil diye söyledi, olay bu şekilde gerçekleşti ben gazeteci olduğum için Kent Konseyinde başkan olan .....'ü tanırım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık İsmail Özbudak, "Olay tarihinde iskele istikametine doğru yürürken ordu evinin önüne geldiğim zaman ..... Bey'i ordu evinin kapısında gördüm, Kendisini daha öncesinden tanıyordum. Cephesi orduevine dönük kol işareti yapıyordu. Bütün masalar boştu. Erdal bey tek başına oturuyordu. Bu işaretin Erdal Beye yapıldığını anladım ama söylemedim. Bir hafta kadar sonra kendisi bana anlattı. Ben de gördüğümü söyledim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
UYAP sisteminden alınan nüfus kaydından sanık ..... ile katılan .....'ın boşanmalarına ilişkin kararın 28/09/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanık .....'in boşandığı eşi olan katılan .....'ın yanında küçük yaştaki kızı ve yanlarında sanık ..... olduğu halde .....'a "kepaze kadın, rezil kadın, beni arkadaşım ile aldattın" şeklinde söylemiş olduğu sözlerin, bir kimsenin onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut bir fiil ya da olgu isnadı olmadığı, kaba incitici söz niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanık .....'in unsurları oluşmayan hakaret suçundan CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca beratına;
Sanık .....'ün ise sanık .....'e yönelik "sus ulan gir içeri" şeklinde söylemiş olduğu sözlerin, bir kimsenin onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut bir fiil ya da olgu isnadı olmadığı, kaba incitici söz niteliğinde olduğu anlaşıldığından unsurları oluşmayan hakaret suçundan CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca beratına karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF BAŞVURULARI:
Bu karara karşı katılan ..... tarafından sanık .....'in mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; katılan sanık ..... tarafından ise sanık .....'ün mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle süresi içinde ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden;
1- Sanık ..... hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünde kovuşturma aşamasında toplanan deliller ve duruşma sürecine yansıyan tutanaklar ile gerekçe içeriğine göre usul ve esasa ilişkin herhahgi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla; CMK nun 280/2 maddesi uyarınca katılan tarafından yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmesi,
2- Suç tarihinde sanık .....'in katılan .....'a yönelik hakaret eyleminin sabit olduğu, ilk derece mahkemesince sanık hakkında beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, katılan tarafından yapılan istinaf başvurusunun bu yönlerden kabulü ile Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2018 tarih ve 2018/73 esas, 2018/526 karar sayılı sanık ..... hakkındaki katılan .....'ya yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün CMK nun 280/2. Maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve sanığın sabit olan hakaret eylemine uyan TCK nun 125/1, 125/4, 53 maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda sanık .....'ün hakaret suçundan beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından katılan sanık ..... vekilinin yerinde görülmeyen ve bu suçtan kurulan hükme yönelen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık .....'in katılan .....'a söylediği "kepaze kadın, rezil kadın, beni arkadaşım ile aldattın" şeklindeki sözler sövme niteliğinde bulunduğundan ve ilk derece mahkemesinin bu sözlerde hakaret suçunun unsurlarının bulunmadığına ilişkin değerlendirilmesi yerinde görülmediğinden sanık .....'in hakaret suçundan beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık .....'in bu suç nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Katılan .....'nun sanık ..... ile evli iken sanık ..... ile ilişkisi bulunduğu, ..... ve .....'ın boşanma kararında .....'nun bu ilişki nedeniyle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmasının boşanma nedeni sayıldığı, taraflar arasındaki boşanma kararı 28/09/2017 tarihinde kesinleştiği, suça konu olayın ise 29/10/2017 tarihinde, yani boşanmanın kesinleşmesinden sonra meydana geldiği, boşanma kararından sonra katılan ..... ile sanık .....'in evlendikleri anlaşılmış olup boşanma kararının kesinleşmesinden sonra meydana gelen suça konu olayda katılan .....'nun sadakatsiz davranması ile hakaret olayı arasında doğrudan bağlantı bulunmadığından sanık ..... hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamış ve sonuç itibarı ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanık ..... Bakımından:
Sanık .....'ün hakaret suçundan beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından katılan sanık ..... vekilinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- Sanık ..... Bakımından:
a) Sanık ..... hakkında Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2018 tarih 2018/73 esas ve 2018/526 karar sayılı kararı ile hakaret suçundan verilen beraat hükmünün hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINA;
b) Sanık .....'in üzerine atılı katılan .....'a yönelik alenen hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun derecesi ve sair hallere göre takdiren 90 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
TCK'nun 125/4 maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında artırılarak 105 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Cezanın sanık üzerindeki olası olumlu etkileri takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek ve 87 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sırasında belirlenen ekonomik ve şahsi hallerine göre gün olarak belirlenen para cezasının günlüğü TCK’nın 52/2 maddesi gereğince takdiren 20 TL.den hesaplanarak 1740 (BİN YEDİ YÜZ KIRK) TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesi gereğince para cezasının sanıktan birer ay ara ile 8 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı)
Sanık hakkında daha önce açıklanması geri bırakılmış hüküm bulunduğundan ve sanık denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında açıklanması geri bırakılmış hüküm bulunduğundan ve sanık denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinden Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/398 esas 2017/401 karar sayılı dosyasına İHBARDA BULUNULMASINA,
Sanık ..... için yapılan masraf çıkartıldıktan sonra geriye kalan ve aşamalarda sarf edilen 147,20 TL davetiye gideri, 57,50 TL uzlaştırma gideri ve 52,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 257,60 TL yargılama giderinin sanık .....'den alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tarafların yokluklarında , C.Savcısı Sinan İnal'ın (37047) katılımı ile, mütalaaya uygun, sanık .....'ün beraatine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı bakımından ise CMK'nin 286/2-d maddesi uyarınca; sanık .....'e verilen 1740 TL adli para cezası bakımından ise CMK'nun 272/3-a maddesi gereğince KESİN olarak 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)