Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık, sanık vekili ve Mudanya C.Savcısı .... tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda, bina vasfı bulanan eklentileri kendisinin yapmadığını savunmasına, UYAP kayıtlarına göre sanığın 19/11/2013 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar cezaevinde bulunmasına, bilirkişi raporunda sözü edilen uydu görüntülerine göre 13/09/2014 tarihi itibarı ile ana binanın sağ tarafındaki merdivenin camekan ile kapatılmış olmasına ancak bu tarih itibarı ile ana binanın sol cephesine yapılan tek katlı binanın mevcut olmamasına ve sanık vekilinin istinaf dilekçesinde, sanığın cezaevinde olması nedeniyle tesisin alt kiracıya devredildiğini savunmuş olmasına göre;
Maddi gerçeğin ve suçun gerçek failinin tereddütsüz bir biçimde ortaya konulması bakımından sanık ve vekilinden alt kira sözleşmesi ve ilgili belgelerin istenmesi ve gerektiğinde bu hususta tanık dinlenmesi, suça konu eylemi alt kiracının veya sanık dışında başka bir kişinin gerçekleştirdiğine ilişkin şüphe oluştuğu taktirde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunularak dava açıldığı taktirde davaların birleştirilerek görülmesi ve suça konu imara aykırı yapıları kimin yaptığının tereddütsüz bir biçimde belirlenmesi zorunlu olduğu halde bundan kaçınılarak ve tüm deliller toplanmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olması;
Hukuka aykırı olup, sanık ve vekili ile Mudanya C.Savcısının istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
Hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-f maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 286/1 Maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)