Yerel mahkemece verilen hükme karşı müşteki vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müşteki vekilinin duruşmadaki beyanlarında sanığın eyleminin hakaret niteliğinde olduğunu ve suçunun sabit olduğunu belirtmesinin katılma talebi niteliğinde olduğu, mahkemece müşteki vekilinin bu talebi ile ilgili olumlu yada olumsuz herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış olup, müştekinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü istinaf etmeye hakkı bulunduğu değerlendirilerek ve aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca DAVAYA KATILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın hakaret suçundan beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nin 286/2-g maddesi uyarınca KESİN olarak 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)