Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık ve vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/19 esas 2019/782 karar sayılı dosyasında alınan adli raporda sanığın akıl hastası olduğunun belirtildiği ve mahkemece, yargılandığı suçtan dolayı sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, öte yandan sanık vekilinin istinaf aşamasında ibraz ettiği tıbbi belgelere göre sanıkta organik olmayan psikotik bozukluk denen hastalığının bulunduğu dikkate alındığında, sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan dolayı suçun işlendiği tarih itibariyle ve halen TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak rapor ile tespitinde zorunluluk bulunması;
2- Duruşma aşamasında müdafisi bulunmayan ve hükümden sonra kendisine vekil tayin eden sanığın akıl hastalığı olduğuna dair şüpheye göre kendi seçtiği müdafisi bulunmadığı taktirde sanığa CMK'nin 150/2 maddesi uyarınca müdafi görevlendirilmesinin ve müdafi huzurunda yargılanmasının zorunlu olması;
Sebepleriyle hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 286/1 Maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)