Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan yapılan yargılama sonucunda; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca "Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrür esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmü karşısında, sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan, Bursa (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/799 esas ve 2014/471 karar sayılı ilamında birden fazla hükümlülük kararı bulunması nedeniyle, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gözetilip, hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının kararda gösterilmemesi,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesini gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanık hakkında tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasının "Sanığın Bursa (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/799 esas ve 2014/471 karar sayılı hükmü ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan tayin edilen 6.080,00 TL adli para cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," şeklinde,
DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın mahkemesine İADESİNE,
Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ceza infaz kurumu müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/3-1.a maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak 29/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)