Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık vekili ve Bilecik C.Savcısı .... tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 24/03/2018 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün tutuklanmasına karar verildiği, bu karara itiraz edilmesi üzerine yine aynı gün tutuklama kararının kaldırıldığı anlaşılmış olup gözaltında ve tutuklu kaldığı toplam bir günlük sürenin TCK'nun 63. Maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemiş olması yasaya aykırı ise de bu husus infaz aşamasında gözetilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiş olup;
Sanığın kamu görevlisine alenen hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık vekili ve Bilecik C.Savcısı ....'ün yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK’nun 286/3-a.1 ve 291. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren (15) gün içerisinde dairemize veya bulunulan yerdeki bir mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması veya cezaevinde bulunan kişiler bakımından cezaevi idaresi aracılığı ile göndereceği bir dilekçe veya cezaevi idaresi aracılığı ile tutanağa geçecek şekilde beyanda bulunmak suretiyle suretiyle, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)