Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yapılan yargılamaya, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, belgelere ve gerekçe içeriğine, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanığın diğer istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda gösterilmemesi,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunanın istinaf nedenleri bu sebeple yerinde ise de, bu aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendde yer alan "10 eşit taksitle tahsiline" ifadesinden önce gelmek üzere "birer ay ara ile" ifadesinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca diğer yönleri usul ve esasa uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın mahkemesine İADESİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince sanığa TEBLİĞİNE,
5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)