Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında silahla tehdit ve hakaret suçlarından yapılan yargılama sonucunda; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, beraatinin gerektiğinin mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmıştır.
Ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde görülmüş ise de; davanın yeniden görülmesini gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu dikkate alınarak, hükmün ilgili "Beraat" bendinden sonra gelmek üzere "sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi" bendinin eklenmesi suretiyle,
Hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın mahkemesine İADESİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince katılan vekili ve sanık müdafine TEBLİĞİNE,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 286/1-g maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)